Yeni Bir Savrulma mı? – SERVER TANİLLİ


Özellikle AKP’li yıllarda, art arda savrulmalar içinde olduk; millet de yaşatıldı bu altüst oluşlar içinde. Son seçimlerde gelip durduğumuz nokta, bir soluklanma ve rahatlama fırsatı sunuyor mu?
Hayır! Yeni savrulmaların eşiğindeyiz.
Şu yeni bir anayasa adına tartışmalar, onların ilk işaretidir.
Ve bilerek, istenerek açılıyor yeni perde…
*
Ülkemiz, son yıllarda, düpedüz bir yağmaya uğradı. Gırtlağına kadar borca batmış Türkiye’yi bekleyen, bir “Dûyunu Umumiye” dir deniyor. Ancak bunu beklemeye ihtiyaç da yok; çünkü IMF, neye jandarmalık ediyor ki?
Şu sıralarda, ülkeyi bir badireden kurtarma çarelerini araştırmak ve bir kurtuluşun önlemlerini almak için bir “İktisat Kongresi” , ilk düşünülmesi gereken bir girişimdi.
Çevrenizde böyle bir kımıldama görüyor musunuz?
Oysa şimdi gördüğümüz, yeni bir anayasa için hazırlıklar. Âdettir, yeni bir anayasa, bir “Kuruluş Meclisi” nden beklenir. Ne var ki bu iş, eldeki Meclis’te görülüp kotarılacak.
Mutfak da, parti olarak AKP!


Gazetelerden öğreniyoruz: Aylar öncesinden, AKP’de bir çalışma sonucu, bir anayasa taslağı ortaya çıkmış. Şimdi, uzmanlara başvuruluyormuş; taslak, daha sonra öteki siyasal partilerin ve sivil toplum örgütlerinin görüşüne sunulacakmış.
En sonunda da, tartışmak için Meclis’e gelinecekmiş.
AKP’nin taslağında neler var?
Çoğu, AKP’nin öteden beri istedikleri!
İğdiş edilmiş bir Çankaya; Anayasa Mahkemesi’ne siyasal organın burnunu sokması; YÖK’ü kaldırıp “eşgüdüm kurulu” adıyla, üniversitelere hükümetin el koyması; orduyu “İran ordusu” haline getirecek ilk adımlar; din derslerinin kaldırılması beklenilirken, yerine seçmeli yapılacak deyip eskiyi sürdürmek, vb…
Tartışmalar Meclis’in önünde başladığında, kazanacak olan, oyçokluğu, yani AKP değil midir? Bu süreçte, “renksiz” anayasa adına, Atatürk ‘ün fikri mirasını anayasadan elemek fırsatı kaçırılır mı? Bu arada, “dine saygı” bahaneleriyle laikliği iğdiş edecek müdahalelere gidilmeyecek mi?
Bunlar olmayacak diye düşünebilir misiniz?
En başta şundan ötürü düşünmeyeceksiniz: Amerika’nın ünlü haritası günbegün uygulamaya sokuluyor; ve Türkiye için de, Ortadoğu’da “Ilımlı İslam” adına bir rol biçilmiştir. Yeni bir anayasaya gidildiğinde, içinden, Kemalizm in çağdaş, bağımsızlıkçı ve laik katkısını çekip atmak, Amerika’nın ihmal edeceği bir şey midir?
AKP, her konuda olduğu gibi, şu yeni bir anayasa savletinde de Amerika’nın emrindedir. Ve içimizdeki düşman, eskisinden fazla güçlüdür.
“Düşman kavi, talih zebun” dur bugün.
Türkiye’nin ilerici, gerçekten demokrat ve devrimci güçleri derlenip toplanmalıdır.
Dışarıdan ve içerden kuşatılmış haldeyiz.
Ve son olarak, AKP yeni bir anayasa adına bir oyun sahnelerken, çağdaş ve Türkiye’ye yakışır bir anayasanın örneğini ortaya koymakta, gerçekten ilerici ve demokrat aydın ve kuruluşları da bir görev bekliyor değil mi?
*
31 Temmuz’da Duygu Asena ‘yı andık.
Anısı, gönüllerde gitgide kökleşiyor. Bu yıl bunu da anladık.
Neydi Kadının Adı Yok ‘ta yazdığı onun?
Duygu Asena, kadının yaşadıklarını, lafını dolaştırmadan ve özellikle saptırmadan anlatıyordu; kadınların yaşadıkları da, cinsel olarak belirlenmiş bir yaşamdı ve kadınlar bunu bilmiyorlardı.
Duygu’nun dilinden öğrendiler kadınlar.
Onun unutmadığım bir sözü vardır, şöyle der: “Haksızlıklar beni hep kızdırmıştır. En yakınımda tanık olduğum haksızlıklar ise kadına karşı olanlardır.”
İşte o evrensel acının dile getirilişi!
Kadınların davasını savunurken, bir üslubu da oldu onun: Tavizsiz, dimdik duruşu da unutulmuyor.
Bir de, en önde koştu yarışı.
Kadınlar unutmamalı ve katılmalılar bu yarışa…

.

Bilgiler ve Bağlantılar

Tüm yazıyı gözden geçirebilir ve yorumlayabilirsiniz.


Önceki ve Sonraki Makaleler

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.