YAZI/YORUM “HUKUK TANIMAZLIĞIN SONU NE OLACAK?”

                        Bir yanda hasır altı edilen ve unutturulmaya çalışılan “Deniz Feneri” yolsuzluğu, bir yanda hukuka aykırı olarak, Adalet Bakanının ve Müfettişlerinin baskısı altında verilen kararlarla, dinlenen binlerce yargıç, tutuklanmış muhalif aydınlar, medya sahipleri; diğer yanda Yüksek Mahkeme kararlarının kendi aleyhinde olduğu her durumda; Yüksek Mahkemeleri yerden yere vuran bir Başbakan!…

                        Ülkemizin; ekonomik kriz, açlık, yoksulluk, bölgeler arası ekonomik dengesizlik, işsizlik, sanayi üretiminde düşme, gibi yığınla sorunu dururken bu konuları gündemde tutmak; sadece gerçekleri halktan gizlemeyi amaçlıyor.

                        Danıştay’ın üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran düzenlemeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararının “kabul edilemeyeceğini, kararın tamamen “ideolojik” olduğunu, Danıştay’ın çelişki içinde olduğunu, YÖK’ün karara itiraz edeceğini, Hükümetin yapılması gerekenleri değerlendireceğini” söyleyen Sayın Başbakanın bu sözlerinin Anayasayı ihlal olduğunu düşünmesi gerekir.

                        Bu ifadeler; Yürütmenin Yargıya müdahalesidir.

                        Yargı bağımsızlığının ihlalidir.

                        Yargının tarafsızlığını bozması için baskıdır.

                        Yasama, Yürütme, Yargı şeklindeki “kuvvetler ayrılığı” kuralının yok sayılmasıdır. Bu kurala dayalı Anayasanın hiçe sayılmasıdır.

                        Yasama, Yürütme ve Yargı gücünün aynı elde toplanmasının adını 5 Eylül 1923 günlü Vatan Gazetesinde Ağaoğlu Ahmet Bey vermiştir (*):

                        “Bir yandan milli egemenliği kabul ediyorsunuz, bir yandan da Doğu uygarlığını korumak istiyorsunuz. Bu iki eğilim bir kişide nasıl toplanır?

                        Doğu uygarlığının başlıca niteliği kişisel ve mutlak saltanattır. Padişahlara ilahlık mahiyeti veren, padişahlığa adeta tapmak âdetini icat eden Doğudur. Ben bir tek Doğu milleti bilmiyorum ki tarihinde milli egemenlik ilkesini kabul etmiş olsun. Yalnız İslamiyet bu genel Doğu geleneğine karşı bir tepki özelliği taşıyordu. Fakat o da otuz üç yıl süren asr-ı saadetten sonra Muaviye’nin tahta çıkışı ile Doğu’nun eski geleneğine yenildi. İslam âlemi üzerinde şahsi istibdadın en müthişi egemen oldu. Bu hal bizde de Meşrutiyete kadar sürdü.

                        İşte size tarih!

                        Sizi düşünüyorum. Kılığınız, kıyafetiniz, mesleğiniz, mesleğinizin araçları, düşüncelerinizin kaynağı hep Batı. Bunları milletinizden niye esirgiyorsunuz? Kişisel olarak Paris’i Kandahar’a üstün gördüğünüz halde , millete seslenirken niye Kandahar’ı Paris’ten üstün gösteriyorsunuz?…”

                        Yasama, yürütme, yargı tek elde toplanıyor.

                        Halka bilgi ve haber götüren kaynaklar, medya tek elde toplanıyor.

                        Seçim, sayım işleri şaibeli ve tek el olan Amerikan Şirketine veriliyor.

                        Yargıçların iktidar yanlısı olanlardan seçilmesi için Yüksek Hakimler ve Savcılar Kurulu bir buçuk sene toplantıya çağırılmayarak Yargıtay ve Danıştay’ın eksik üyeleri tamamlaması engelleniyor…

                        Yargının ele geçirilmesi için sadece din eğitimi alanların girişi sağlanmaya çalışılıyor.

                        Bütün bunlar halkın gözü önünde yapılıyor.

                  Makine Teknikeri-Kaymakam, Makine Teknikeri-Vali, Makine Teknikeri-Tıp Doktoru, Makine Teknikeri-Yargıç, Makine Teknikeri-Savcı, Makine Teknikeri-Avukat oluyor mu ? Hayır!

                   Öyleyse nasıl oluyor da . İmam-Kaymakam, İmam-Vali, İmam-Makine Mühendisi, İmam-Avukat, İmam-Mimar, İmam-Tıp Doktoru, İmam-Yargıç, İmam-Savcı oluyor?

                        Yüz binlerce Lise mezunu gencin hakkını yemeye dönük YÖK ve İKTİDAR HESABI, Bağdat’tan değil ama YARGIDAN DÖNMÜŞTÜR.

                        Yargıyı güdümüne almak istemek, Cumhuriyete ve Demokrasiye paydos demektir. Hukuk tanımayan iktidarları, gün gelir, Amerika bile kurtaramaz…01.12.2009

                                                                                                               GÜRKUT ACAR

                                                                                                                                                                   

(*)Turgut Özakman

Cumhuriyet, Türk Mucizesi

Sa:333

.

About Mahmut Özyürek