‘VALİLERİMİZ,KAYMAKAMLARIMIZ’(C.Önal Tarakçıoğlu)

Kömür DağıtımıKömür kamyonları kapınıza yaklaştığında; şoför mahallinde VAlım Gücüali veya Kaymakamı görürseniz sakın şaşırmayın. Hele hele utanıp, sıkılıp da kömürü geri göndermeye falan kalkışmayın. Onları RTE özellikle görevlendirdi. Size kömür getiren kamyonun şoför mahalli, Valilerin ve Kaymakamların artık yeni görev mekanlarıdır.
Olayın aslı şu: RTE, AKP ve Zihniyeti tarafından düzenlenen bir programda yine esip gürlemiş. Bugüne değin 8 milyon aileye 6 milyon ton kömür dağıttığını söyleyip övünmüş. Zaten yapabildikleri tek iş; devlet kesesinden erzak, kömür vb dağıtmak…
Burada, biz de kendisini teyit ediyoruz. Temmuz ayında dağıttığı kömürler ve erzaklar kendilerine 16 milyon civarında oy olarak geri dönmüştür.
Ayrıca; ‘Biz, dairelerde doğalgazla ısınırken; öbür tarafta bırakın doğalgazı, kömür dahi bulamayan vatandaşlarımızı kendi halinde bırakabilir miyiz?’ demiş. Arkasında da hemen cevabı yapıştırıvermiş, ‘Bırakamayız! Niye? Çünkü Biz kimsesizlerin kimsesiyiz’ diye de ahkam kesmeye devam etmiş.
***
RTE, Türk Ulusu’nu kucaklıyormuş, baba şefkati gösteriyormuş görüntüsü yaratmaya çabalıyor ama, davranışlarındaki samimiyetsizlik açıkça sırıtıyor. Bir türlü inandırıcı olamıyor…
Neden mi?
Bakın şimdi; madem ki; böylesine samimi ve içten de; o halde bir çiftçiyi, ‘Ananı da al da git…’ diye nasıl azarlayabiliyor? Uygulanan yanlış ve kasıtlı politikalar yüzünden neredeyse her gün üçer-beşer toprağa düşen şehitlerimizin hangisinin cenazesine katılıyor? Katılmasından vazgeçtik, bir de şehitlerimizi küçümsercesine, ‘ Kelle’ nitelemesi yapıp, arkasından da; ‘Askerlik Karikatür-Anna'nı da Al Git Buradanyan gelip yatma yeri değildir’ diyebiliyor. Ama, kendi mahdumları, basında yaygın şekilde yer aldığı üzere, sözde çürük raporlarıyla, askerlikten yırtıyor…Samimi ve inandırıcı olsa böyle mi yapar? Bu laflara karnımız tok… Hadi başka kapıya…
***
Şurası açık bir gerçek ki; RTE ve hükümetinin, bugüne değin yaptıklarının tamamı göz boyama ve kuru kuruya ahkam kesmeden başka bir şey değildir. Ülkeyi çökertme noktasına getirdiler. Sadece toplam borç miktarını söylemek, sanırım bir fikir verecektir: 487 milyar dolar… Onların derdi Türkiye Cumhuriyeti’ni, Atatürk’ün hedef gösterdiği Muasır Medeniyet Seviyesine Ulaştırmak falan değil. Günü kurtarmaya ve ABD’nin yüklediği Ilımlı İslam misyonunu götürmeye çalışıyorlar. Yani ABD emperyalizmine ve güdümündeki AB’nin, Türkiye üzerine oynadıkları oyunlara hizmet ediyorlar…
Acı olan gerçek ise; Türk Ulusu’nun önemli bir kısmının, bu, dindar gözüküp de dini her türlü menfaatleri için kullanan hacıyatmaz kılıklıların gerçek yüzlerini görememesidir. Atatürk İlke ve Devrimleri konusundaki söylemlerinin tamamının bir takiyye olduğunu fark edememesidir.
***
RTE, bununla da yetinmemiş, Vali ve Kaymakamlara, bu vesileyle talimat vermiştir: ‘Valilerimiz, Kaymakamlarımız şunu iyi bilecek. Benim fakirim gururludur, onurludur. Senin kapına gelmez. Gelmesini de beklemeyeceksin. Utanır, sıkılır… Gideceksin, arayacaksın ve bulacaksın. Nerede fakir ve garip var bulacaksın. İcabında, atlayacaksın kömür kamyonunun şoför mahalline, gideceksin fakirin, garibin, yoksulun kapısını çalacaksın. Kömürünü sen vereceksin. Baktın ki sobası yok, onu da alıp vereceksin. Bunu yaptığın gün bu Türkiye ne olur biliyor musun? Uçar, uçar! Hep beraber bunu yapmaya devam edeceğiz!’
RTE, tribünlere oynuyor. Yerel yönetim seçimlerine bir yılı biraz aşkın bir süre kaldı. Dış destekle alınan milletvekilliği seçimlerindeki başarılarını, şimdiden kolları sıvayarak, Belediye Seçimleri’ne taşıma gayretindeler.
Oldukça büyük planlanmış bu tezgah için gözleri öylesine kararmış, siyasi rant hırsları öylesine tavan yapmış ki; devlet imkanlarını açıkça kullanmaktan dahi çekinmiyorlar.
İşte her şey ortada. Oyunlarını, tezgahlarını kendileri açık ettiler… Vali ve Kaymakamlara Mahrukat Memurluğu yaptıracaklar. Halbuki; Vali ve Kaymakam, bulundukları il ve ilçelerde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temsilcileridir. Ama görülüyor ki; RTE ve şürekası, siyasi rant hırsları uğruna Vali ve Kaymakamları, AKP ve Zihniyeti mensubu, yani tebaları gibi kullanmaya çalışıyor… Tipik bir Osmanlı özentisi…
İnsanımızın gurur ve onurundan bahseden RTE, yakın geçmişte, bir hükümet üyesinin, vizesi olmadığı için Avrupa Ülkeleri’nin birinin havaalanında bir minibüsün içinde bekletildiğini hatırlamıyor herhalde. Biz, bu vesileyle hatırlatmış olalım… Türk Ulusu’nun gururu, onuru söz konusu olduğunda sesini çıkaramayan, bir köşeye pısıp kalan RTE, konu oy avcılığına geldiğinde esip gürlemekten geri durmuyor. Çünkü, toplumumuzun önemli bir kısmı bunları halen ciddiye alıyor, bir şeyler yapmaya gayret ettiklerini sanıyor… İşte bütün yanılgı da burada yatmaktadır… Nirengi noktası burasıdır…
Efendiler! Ey Türk Ulusu! Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği Türk Gençliği! Uyanın Artık! Uyanın! Yarın çok geç kalmış olabilirsiniz…

***
Burada, dünyanın bir çok milletince yakından bilinen bir söz geldi aklıma: ‘Birine, her gün balık vermektense; Balık tutmayı öğretmek gerek…’.
AKP ve Zihniyeti, dolaysıyla başındaki RTE, fakir/fukaraya, garibe ve yoksula destek olmak istiyorsa; bunu kömür ve erzak dağıtarak oy avcılığı ile değil, hiç değilse zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilecek derecede para kazanma imkanı sağlayarak yapmalıdır. Vatandaşımızın beklentisi de budur. Seçimlerden önce dağıtılan kömür ve erzakların nereye gittiği görüldü. Bugünden başlanan ve ısrarla sürdürüleceği konusunda kararlı oldukları görülen soba ve kömür dağıtımlarının da nerelere varacağı, kimlerin işine yarayacağı için fazla yorulmaya gerek yok… Adresler belli… Arada, Vali ve Kaymakamlar’a yazık olacak, çok iş düşecek…
conal@ulusgazetesi.com
cengizonal.tarakcioglu@gmail.com

.

About ADD Isparta