TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ ANCAK DEMOKRATİK YAPISI VE İŞLEYİŞİ İLE CHP KORUYABİLİR!
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ ANCAK DEMOKRATİK YAPISI VE İŞLEYİŞİ İLE CHP KORUYABİLİR!
CHP Milletvekili Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, AKP yönetiminin Türk Yargı Kurumu üzerindeki faşizmi çağrıştıran yasa dışı baskılarına karşı hukuk fakültelerini ve genellikle üniversiteleri hukukun ve yasaların verdiği tüm hak ve yetkileri kullanarak direnişe çağırıyor.
Yerinde bir çağrı.
Gerçekten de uygar bir toplumun varlığını koruyup sürdürebilmesi, yani ulusal bağımsızlığın ve yurt güvenliğinin tam olabilmesi için tüm insan hak ve özgürlüklerinin güvencede olması, bunun için de yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin eksiksiz sağlanması ve işlemesi baş koşuldur.
Ancak Cumhuriyet Halk Partisinin kendisi, neden bu hukuk tanımaz, laiklik karşıtı, yani demokrasinin en temel ilkesini yıkıcı eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla hükme bağlanmış olan AKP iktidarına karşı, tüm yurtta direniş mitingleri düzenleyip, zaten çok yaklaşmış olan seçimlere gidilirken tüm ulusu seferber etme gereğini yerine getirmiyor?
İsmet İnönü önderliğindeki CHP’nin Demokrat Parti’nin baskıcı eylemlerine karşı tüm yurtta düzenlediği açık ve kapalı toplantılarla ulusu sürekli olarak demokrasinin korunması doğrultusunda gönül birliğine yönelttiği gibi, bugün de Cumhuriyetimizin tüm yaşamsal kurum ve ilkelerinin AKP iktidarının ve onu kullanan ABD ve AB’nin saldırılarına karşı korunabilmesi için, Cumhuriyet Halk Partisi yönetici kadrosunun aynı etkin ve tutarlı mücadeleyi verebilmesi zorunludur.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’ni “ULUSAL EGEMENLİK” bayrağı altında kurmuş ve bugün çağdaş ve güçlü bir ulus olmamızı sağlayan tüm kurumları gerçekleştirmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu yolda üzerine düşen sorumluluk ve ödevin çok daha büyük olduğu açıktır.
CHP yönetim kadrosu, ulus, ülke ve devletimizi bu dış ve iç sömürgeci saldırısından en az zararla kurtarabilmek için parti-içi-demokrasiyi tüm öteki partilere örnek olacak biçimde işleterek kendisini yenilemeli, genel merkez yönetiminde de, iller ve ilçelerde de yıpranmış eski ve yaşlı yüzlerin yerine çok iyi yetişmiş, genç, siyaseti kamu yararı için yapılacak bir görev sayan, güvenilir insanlarla doldurmalıdır.
Atatürk Cumhuriyeti’nin yeminli düşmanlarını bu uğursuz uğraşlarında yenilgiye uğratabilmenin en başta gelen koşulu, kanımca budur.
CHP yönetimi:
- kökeninin Anadolu ve Rumeli Ulusal Hakları Savunma Derneği olduğunu,
- yedi düvele karşı yeniden vermek zorunda kalacağımız anlaşılan Ulusal Mücadele’de en baş yerin ve sorumluluğun CHP’ye ait bulunduğunu,
- çünkü her eğilim ve görüşten yurttaşların bu mücadeleye katılmasının ancak kendi iç yapısında “ULUSAL EGEMENLİK” ilkesini kusursuz işleten böyle bir CHP’nin öncülüğünde en yüksek ölçüde gerçekleşebileceğini
bir an için gözardı etmemelidir.
Prof. Dr. Özer Ozankaya
.