Türkçe Yabancı Dil! - Mahir Öztürk
DTP’li, bağımsız seçilmiş 17 vekil, Türkçeyi yabancı dil saymış.
TBMM’ne kayıtlarını yaptırırken, bildiği yabancı dil hanesine “Türkçe” yazdırmış.
Varan bir!
Önlerinde, Anayasanın 81. maddesine göre edecekleri bir yemin var.
Merak konusu yemini ana dilerlinde mi edecek, yabancı dille mi?
Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünün üzerine edecekleri yeminin metni konacak.
Edecekleri yeminde; “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; Büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim.” Cümleleri var.
Metni tam şekliyle okuyarak yemin eden bu bağımsız milletvekilleri, yemini yabancı saydığı diliyle mi edecektir?
Bu metni içine sindiremeyecek vekil çıkacak mı?
Merak ediyorum, kaç kişi metni değiştirerek yemin etmek isteyecektir?
Böylesi bir durumda;
Merak ediyorum, en yaşlı üye sıfatıyla CHP’li Şükrü Elekdağ nasıl bir yol izleyecektir?
Daha bir yığın merak konusu var.
DTP’li ağalar, aşiret reisleri, yeni vekiller…
Düşünürken hangi dilde düşünürler?
Ana dillerinde düşündüklerinde, düşüncesini ne kadar genişletebilirler.
Düşüncelerini ne kadar ifade edebilirler.
Siyaset tartışabilirler mi? Ekonomi, felsefe, eğitim, tarım, enerji, sağlık…
Konuştuklarında kaç kişi anlar?
Bunlar, gerçekte hep kendi dillerinde mi konuşurlar. Yoksa yabancı saydıkları dille mi konuşurlar.
Bunların anadillerinin bir dil kuralı, grameri var mıdır?
Yayınlanmış bir edebi eser, bir bilimsel makale var mıdır?
Anadillerinde yer alan, Kırmançi, Sorani, Zaza gibi lehçelerde konuşanlar bir birlerini anlayabiliyorlar mı?
Kaç sözcükten ibaret, bu zatların ana dilleri?
Bu anadilin sözcüklerinden % 30′u Türkçe, % 30′u Arapça, % 30′u Farsça köklerden türememiş mi?
Emperyalist devletlerin enstitüler kurarak, yüz yıldan uzun süredir uğraştıkları Kürtçe dil yaratma çabaları hangi noktaya ulaştı? Emperyalist devletler enstitülerinin Kürtçe olarak seçtiği, sözde geliştirdiği Kırmançice bir bilim, sanat, edebiyat dili olabildi mi?
Kürtçe çağdaş bir dil mi?
Kendilerini Kürt olarak ifade eden kardeşler, Kürtçe dil konusunda ısrar edebilirler.
Bu ısrar kendilerinin bilim, sanat, edebiyat yönünden gelişmelerini mi sağladı, yoksa çağ dışı kalmalarını mı?
Türkçe yerine, Kürtçe ısrarı kimin için, en çok kim istiyor?
Neden?
Neden, kendilerini Kürt olarak tanımlayan kardeşlerimiz, kendilerini ifade etmekten geri kalsınlar. Bilimden edebiyattan, sanattan uzak dursunlar.
Oysa Türkçe zengin ve güçlü bir dil.
Türkçe düşünüp, Türkçe konuşup, Türkçe yazıp, yabancı dilim Türkçe demenin mantığını anlamak mümkün değil.
Türkçe yabancı dilmiş!
Bu yabancılık neden?
Yüzyıllardır kardeş değil miydik?
Kardeşiz biz.
Kaderde, kıvançta, tasada…
Bu ülkeyi biz kurmadık mı? Atalarımızın kanıyla.
Dışarıdan doldurma ayrılıkçılık akımını yadırgıyorum. Etnik farklılığı anlamakta zorlanıyorum. Bana, olup bitenler bu topraklarda yüz yıllardır yaşamış, bu topraklara kanlarıyla sahip çıkmış insanların torunlarına yakışmıyor gibi geliyor.
Bin yıl önce Selçukluyduk, altı yüz yıl önce Osmanlı, şimdi Türk’üz.
Bizi bin yıldır bu topraklardan sürüp çıkarmak isteyenler olmuştur, olacak.
Bu topraklarda kalmak isteyende olacak.
TBMM’nde her üyenin Türk, dilinin de Türkçe olmasını dilerim.
Alt kimliklerin tümünü ise bir zenginlik olarak düşünmek gerekir.
.