TÜRK DEVRİMİNİN ARALIK AYI ATILIMLARI


Tüm Cumhuriyet  Kurumlarına

Çağdaş Türkiye  İçin   Etkinlik Konuları-

Hazırlayan·: Prof. Dr. Özer Ozankaya

Ulusça yeniden uğramış bulunduğumuz sömürgeci saldırılarına karşı,   dünyaya örnek olacak değerdeki Türk Devrimi’nin, yalnız savaş dönemi atılımlarının   değil, bir daha saldırıya uğramamanın güvenceleri olan   siyasal, bilimsel, eğitsel, sanatsal, ekonomik, … atılımlarının da  başlıcalarını, tüm resmi ve özel ulusal kuruluşlarımızın türlü etkinliklerle, gereken öz, biçim ve ölçüde   kutlaması, anması, dersler çıkarması, dünyaya gücümüzü, birlik ve güvenimizi sergilemesi dileği ile aşağıda sunuyorum.

 

1905,   11 Ocak: Mustafa Kemal  Kurmay Yüzbaşı olarak Harp Akademisi’ni bitirdi.

1915,  20 Ocak:  Mustafa Kemal, Türk ordusunun da, Türk ulusunun da gözbebeği durumuna yükselmesini sağlayan bir göreve,    Tekirdağ’da kuruluş durumundaki    19. Tümenin komutanlığına atandı.

1916, 9 Ocak:       İngilizler Çanakkale’de Seddülbahir bölgesinden de çekildiler.

1920, 9 Ocak:  Bursa ve dolaylarında halkı  Milli Mücadeleye karşı kışkırtmak üzere    Hristiyanlara saldırarak   Kuvva-yı Milliyecilerce yapılmış gibi gösteren Halife yandaşlarının   oyununu bozduğu için, Kuvva-yı Milliyeci    Yahya Kaptan,  İstanbul Hükümeti görevlilerince şehit edildi.

1920, 10 Ocak: Ankara’da Hakimiyet-i Milliye (Ulusal Egemenlik)  gazetesi   yayınlanmaya  başladı.

1920,  12 Ocak  Son Mebuslar Meclisi  İstanbul’da açıldı.

 

1920, 22 Ocak:  Mustafa Kemal, İngilizlerin İstanbul’da ulusal direniş yandaşı milletvekili ve bakanları tutuklaması  durumunda  Anadolu’daki İngiliz subaylarının tutuklanması buyruğunu verdi.

1920, 26/27 Ocak : Köprülü’lü Hamdi Bey yönetiminde  Kuvva-yı Milliyeciler,  Fransız denetimindeki Akbaş Cephaneliğini basarak silahları Anadolu’ya kaçırdılar.

1920, 28 Ocak: Son Osmanlı Mebuslar Meclisi’nde Ulusal And (Misakı Milli ya da Ahd-ı Milli Beyannamesi) ilan edildi.

 

                           28 Ocak 1920 günü Mebuslar Meclisinde onaylattı. Amasya Genelgesi ile Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarının bir özeti olan ve iç düzenimizle uluslararası ilişkilerimizi demokrasi temellerine dayandıran bir toplum sözleşmesi niteliğindeki Ulusal And‘ın tam metni şudur:

 

“1- Savaş Bırakışmasının imzalandığı 30 Ekim 1918 günü, düşman orduları işgalinde bulunan Arap ülkelerinin durumu, halkın özgürce vereceği oya göre saptanmalıdır. Savaş Bırakışmasının öngördüğü sınırlar içinde Türk ve islam topluluğu bulunan bölümlerin tümü, hiçbir biçimde ayrılma kabul etmez bir bütündür.

2-Halkın oyu ile yurda katılmış olan Kars, Ardahan ve Artvin için de gerekirse halkoyuna başvurulmasını onay­larız.

3- Barış andlaşmasına bırakılan Batı Trakya’nın sınırının saptanması da, halkın tam özgürlük içinde vereceği oy­lara göre olmalıdır.

4- Halifeliğin ve Osmanlı devletinin başkenti olan İstanbul’la Marmara Denizinin güvenliği, her türlü tehli­keden korunmuş bulunmalıdır. Bu ilke saklı kalmak koşu­luyla, Akdeniz ve Karadeniz Boğazlarının dünya ticaret ve ulaşımına açılması konusunda bizimle başka devletle­rin birlikte verecekleri kararlar geçerlidir.

5- İtilaf devletleri ile düşmanları ve kimi ortakları ara­sında da kararlaştırılmış bulunan andlaşma çerçevesinde azınlıkların hakları, çevre ülkelerindeki Müslüman hal­kın da aynı haklardan yararlanması koşuluyla, tarafımız­dan da onaylanıp sağlanacaktır.

6- Ulusal ve ekonomik gelişmemize olanak bulunması ve kamu işlerinin daha çağdaş bir düzenli yönetim biçi­minde yürütülebilmesi için, her devlet gibi bizim de ge­lişme olanakları bulmamızda tam bağımsızlığa ve özgür­lüğe sahip olmamız, yaşamımızın ve varlığımızı sürdüre­bilmemizin temelidir. Bu nedenle siyasal, yargısal, mali gelişmemize engel olan sınırlamalara karşıyız.

 

Üzerimizde kalacak olan borçlarımızın ödenmesi de, bu ilkelere aykırı olmayacaktır.” 

 

1921, 5 Ocak:    Çerkez Ethem yenilerek Yunan güçlerine sığındı. Atatürk’ün deyimiyle “Ordumuzun içindeki  düşman kovularak  kendi cephesine sürüldü.”

1921, 10 Ocak: Türkiye Büyük Millet Meclisi Ordularının ilk utkusu olan  Birinci İnönü  Savaşı kazanıldı.

1921, 20 Ocak: TBMM, “Egemenlik kısıtsız, koşulsuz ulusundur” maddesiyle başlayan ilk Anayasa’yı kabul etti.

1921, 23 Ocak:  Alemdar  gemisi, Ulusal Savaşa katılmak üzere İstanbul’dan ayrıldı. (Bir ara Fransızlar’ın eline düştükten sonra 28 Ocak günü kurtarıldı.)

1921, 24 Ocak:   Fevzi Çakmak Bakanlar Kurulu Başkanı seçildi.

1922, 4/5 Ocak:  Adana düşman işgalinden kurtuldu.

            1923, 14 Ocak:   Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, İzmir’de öldü. Mezarı Karşıyaka’dadır.

 

1923, 16 Ocak: Atatürk İzmit’teki   basın toplantısında    sorulan  “Özerk  bir Kürdistan kurulacak mı?” sorusuna, “Türk ve Kürt nüfus  tüm Anadolu yüzeyinde yüzlerce yıldanberi öylesine kaynaşmışlardır ki, bütün Türkiye’yi mahvetmeden özerk bir Kürt bölgesi yaratmaya olanak yoktur” yanıtını verdi. “Yeni devletin dini olacak mıdır?”sorusunu ise, “İslamda düşünce özgürlüğü vardır.” uyarısıyla yanıtladı.

 

Atatürk aynı basın toplantısında,  “Türk devleti, temellerini süngü ile değil, süngünün de dayanağı olan ekonomi ile kuracaktır. Yeni Türkiye devleti yayılmacı değil, ekonomiye dayalı bir devlet olacaktır.” dedi.

 

1923, 22 Ocak: Mustafa Kemal, 22 Ocak 1923′te Bursa’da Şark Sineması’nda yaptığı konuşmada çağdaş toplum için güzel sanatların önemiyle ilgili olarak şunları söylüyordu:

 

“Dünyada uygarlaşmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir ulus, zorunlu olarak yontu yapacak ve yontucu yetiştirecektir. Anıtların şu­raya, buraya tarihsel anılar olarak dikilmesinin dine ay­kırı olduğunu ileri sürenler, dinsel hükümleri gereğince inceleyip araştırmamış olanlardır. … İslamın gerçekleri tam olarak anlaşıldıktan .. sonra bir takım aydın insanların böyle taş parçalarına tapına­cağını sanıp düşünmek, islam dünyasını aşağılamak de­mektir. Aydın ve dindar olan ulusumuz, ilerlemenin ne­denlerinden biri olan yontuculuğu en büyük ölçüde ilerle­tecek ve ülkemizin her köşesi çocuklarımızın anılarını güzel yontularla dünyaya gösterecektir.

 

İnsanlar olgunlaşmak için kimi şeylere gerek duyarlar. Bir ulus ki resim yapmaz, bir ulus ki yontu yapmaz, bir ulus ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz; kabul etmeli ki o ulusun ilerleme yolunda yeri yoktur. Oysa bizim ulu­sumuz, gerçek nitelikleriyle uygarlaşmaya lâyıktır ve olacaktır.”

 

1923, 29 Ocak: Atatürk, İzmir’de Uşakizade Muammer Bey’in kızı Latife Hanım‘la evlendi. Nikâh töreninde Latife Hanım’ın da  hazır  bulunması, kadının eşini kendisinin özgür istenciyle seçmesi  devriminin işaretlerinden biri olmuştur. (5 Ağustos 1925′te ayrıldılar.)

 

1929, 1 Ocak: Halka yeni abeceyi öğretmek, bunun yanında çağdaş toplumun yurttaşı için gerekli toplum ve yurttaşlık bilgileri ile günlük yaşam için gerekli  temel sağlık ve matematik bilgileri     vermek üzere “Millet Mektepleri” açıldı.

1929, 1 Ocak:    Eğitim Bakanı Mustafa Necati öldü.

 

1929, 29 Ocak: Öğrencileri arasında Hristiyanlık propagandası yapan Bursa Amerikan Kız Koleji  kapatıldı.

1932, 15 Ocak: Samsun’da yontucu Krippel’in yaptığı Atatürk Anıtı açıldı. 

 

1932, 22 Ocak: İstanbul’da Yerebatan Camisinde ilk kez Türkçe Kur’an okutuldu.

1935, 1 Ocak:  İstanbul Rıhtım Şirketi yabancılardan devletçe satınalınarak ulusallaştırıldı.

1936, 9 Ocak:  “Yaşamda en doğru kılavuz bilimdir” ilkesini tüm yurda yaymada ışıldak görevi görmek üzere Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Ankara’da açıldı.

 

1938, 24 Ocak:  İzmir Telefon İşletmesi devletçe yabancılardan satınalınarak ulusallaştırıldı.

1937,  1 Ocak: Sirkeci-Edirne arasında işleyen “Şark Demiryolları” yabancılardan devletçe satınalınarak ulusallaştırıldı. 

 

 


.


Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.