TÜRBAN SDÜ’YE GİREMEZ


Sayı:2008/27
Kod :32.07.060Atatürkçü Düşünce Derneği
Konu:”Sn. BAYDAR’I destekliyoruz” 27.02.2008
BASIN AÇIKLAMASI
AKP’nin bütün uyarılara kulaklarını tıkayarak gündeme getirdiği “türban” konusundaki anayasa değişikliği, her Süleyman Demirel Üniversitesigeçen gün yeni sorunlar doğurmaktadır.
Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişikliklerle birlikte; toplumsal gerilim artmış, ülkemizin Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölücü terör örgütüne karşı sınır ötesi harekâtı, Kıbrıs, ekonomik kriz gibi önemli , acil ve yakıcı sorunlarının da üzeri adeta türbanla örtülmüştür.
YÖK Başkanı ÖZCAN, göreve geldiğinden bu yana yaptığı açıklamalarla yasa ve hukuk tanımaz bir tavır içerisindedir.
İlk olarak tüm rektörlere bir yazı göndererek, “Anayasa değişikliği yürürlüğe girmiştir. Türbanlı öğrencileri üniversitelere almanız gerekir” Diyerek yetki sınırlarını aşarak “kanun ihdas etmeye” soyundu… Dün de yasa ve Anayasa tanımazlığın doruk noktasına çıkarak O akıl almaz açıklamayı yaptı:
” Cumhuriyetin nitelikleri, hiçbir biçimde kişi hak ve hürriyetlerinin sınırlandırılmasının gerekçesi olarak kullanılamaz…. ” Oysa Anayasamızın 3 Ekim 2001′de değiştirilen 14. maddesi : “Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.”
YÖK Başkanı, Anayasa bu kadar açıkken utanmadan-sıkılmadan türban yandaşlarını, “kişisel hak ve özgürlükleri kullanarak, laik cumhuriyetin ilkelerine bile karşı gelebilirsiniz” diye kışkırtıyor.
Bu sözlerin kabulü sadece türbanın önünü açmaz, şeriatın tüm kurallarını “özgürlük ve hak” adı altında üniversitelere ve topluma enjekte eder… O zaman dileyen peçeyle, çarşafla gelir üniversiteye… Dileyen birden fazla evlilik yapabilir… Dileyen de “Anayasa yerine şeriat kurallarına göre yönetilme özgürlüğü”nü dayatabilir !
Bu yasa ve hukuk tanımaz anlayışa tam bir bilim kurumu kimliği ile karşı duran Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Yönetim Kurulunu ve Sn Rektör Metin Lütfi BAYDAR’ı yürekten kutluyor ve destekliyoruz.
YÖK Başkanı, ve ilimizde onun gibi düşünen kimi Parti dernek ve sendika yöneticileri, Anayasa’nın değiştirilmez hükümlerini, hak ve hürriyetleri düzenleyen maddelerini, mahkeme kararlarının herkes için bağlayıcı olduğu kuralını hiçe saymaktadırlar. Dünyanın hiçbir hukuk devletinde Yasalara ve yönetmeliklere uygun davrandı diye bir kurum yöneticisi eleştirilmemiştir.


İlimizde iki gündür yaşanan olaylar ve SDÜ Rektörü Sn. BAYDAR’A yönelik saldırılar, Türkiye üzerinde oynanan oyunların hâlen farkına varamayan, ” dolap beygiri gözlüklerini ” bir türlü gözlerinden çıkaramayanların hezeyanıdır. Yapılan karşı açıklamalar “vatanın bölünmez bütünlüğüne, demokrasiye, laikliğe ve cumhuriyete saldıranlara” güç verme, bu değerlere sahip çıkanları sindirme amaçlıdır.
Anayasaya ve yasalara rağmen ülkemizi “AB ve ABD Bayrağı türban” ile kaosa sürükleyen çağ dışı anlayış asla amacına ulaşamayacaktır.

YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK
ADD.Isparta Şube Başkanı

.

Bilgiler ve Bağlantılar

Tüm yazıyı gözden geçirebilir ve yorumlayabilirsiniz.


Önceki ve Sonraki Makaleler

Bu yazılar da ilginizi çekebilir




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

Bugün universitelerimizde yaşanan türban kaosunun sorumlusu olan hükümet, bu sorunu çözmek için çaba sarfetmesi gerekirken,Hüseyin Çelik ve Dengirmir fırat tarafından, kendi emir erleri olan yök başkanı özcanı susturmayıp,bu ülkenin gerçek sahipleri ve Türkiye cumhuriyetinin koruyucuları olan Değerli Rektörlerimize söz sayılmaktadır.Fakat, bizim gibi önce Atatürk Cumhuriyeti diyen vatandaşlarımız tarafından nefretle kınandıklarını bilmeleri gerekir.Taviz tavizi gerektirir.Bgün üniversitede isteyenler 18-22 yaş arası yeterli diyenler yarın İlköğretim,Ortaöğretim ve kamuda istemeyeceklerine kimseyi
inandıramaz.Yaşamının dört yılını türban takarak dinini yaşaması kadar da saçmalık olamaz.Yani fıkrada olduğu gibi.(ASLAN HAYVANLAR ALEMİNİ TOPLAMIŞ AÇIKLAMA YAPARKEN MİNİCİK BİR TAVŞAN BURNUNUN ÜSTÜNDEN ATLAMIŞ.ASLAN SİNİRLENEREK BUNU AŞAĞI ATMIŞ. ETRAFINDAKİLER KÜÇÜCÜK BİR TAVŞANDAN NE ZARAR GELİR?
DEYİNCE ASLAN DA “YOL OLUR. BUGÜN TAVŞAN ATLAR,YARIN BAŞKALARI”DEMİŞ.)

başörtüsü özgrlğümüzü kimse elimizdn alamaz ATATÜK’ün arkasına sığnark amaçlarınızı gerçkleştiremyecksnz

hukuk devletinde kimse kimsenin özgürlüğünü elinden almaya çalışamaz dini inanışının geregi(!) görüldüğü şekilde hareket edebilmek laik bi ülkede elbette bir özgürlüktür laik devlet herşeyden önce vatandaşlarına inancı doğrultusunda ibadet etme ve bu inançlarını ifade etme hakkı verebilen ve bu hakkı yasalarla koruyabilen devlettir ayrıca laik devlet insanlara inanç özgürlüğü sağlarken her türlü inanca da eşit mesafede durabilen devlettir.ancak türban gibi uygulamalar ne zaman devlet kurumlarında kendini göstermeye başlar ve devlet bu gibi uygulamalara müsamaha gösterir ve bunları destekler nitelikte karar alırsa o zaman laiklilkten söz etmeye imkan kalmaz çünkü bu durum devletin tarafsızlığını zedeler. görüldüğü gibi atatürkün arkasına sığınarak değil(ki atatürk ismi üzerinden sömürü yapılamayacak kadar büyük bir liderdir malesef aynı duyarlılığı din sömürüsüyle siyaset yapanlar tarih bıyu göstermemiştir) anayasamızın değişmez hükümlerine ve laiklik ilkesine dayanarak görüş belirtmekteyiz yine de bir bayan olarak türbanlı kız arkadaşlarımın mağduriyetine üzülüyorum ancak bir cumhuriyet genci olarak kadını ikinci sınıf vatandaş olarak gösteren yalnızlaştıran ve toplumu beynen karanlıklaştıran bu zihniyeti doğru bulmadığımı belirtmek istiyorum dilerim türk kadını yakın bir zamanda kendilerine dayatılan ve yapılan bu haksızlığa bir dur der.

akp hjükümeti üniversitelerde türbana gerçekten bir çözüm bulmak için degil türbanı bir siyasi simge aracı olarak kullanmak icin böyle bir yasayı çıkarmayı istemiştir sunu umut ediyorumkı üniverstelerdeki bu sorun ve bütün yasaklar kalkacaktır en azından biz öyle ümt ediyoruz

bugun üniversitelerde sizin gibi genclerin onunü tıkayan bir yasagı sadece laiklik adı altında desteklemek saçmalıktır.unutulmalıdır ki bu devlettin tek özelliği laik olması değildir. Laiklik elden gidiyo diye hykıranlar neden hukuk ve sosyal devlet özgürlükçü devlet gibi kavramları göz ardı neden göz ardı ettiğinizi anlamış değilim… meseleye biraz daha objektif bakarsanız laiklik üzerinden kimin nemalandığını göreceksiniz tek taraflı okuma ve bilgi ile bundan daha fazlasını beklediğimi söyleyemem. emre kongarın anlattığı tarih ve sadece kaba dini bilgi ile olmaz kaçınız tarafsız bir tarih kitabı okumuş kacınz mesnevi okumuş kaçınız bir hadis kitabını baştan sona gözden geçirmiş merak ediyorum… çok talihsiz bir yazı sadece birileri sizin düzenlediğiniz mitinglerde ön sırada yürüyor diye gözü kapalı bir destek…

kardeşim hangi inanç gereği takıyorsunuz.kuranı kerim de hangi ayette yazıyor .tek yazan şey örtünün ayıp yerlerinizi örtün .siz bundan ne anlıyorsunuz ve bu ayetin konmasının sebebi erkekler kadınların edep yerlerini görüp tahrik olmasın diye,günümüzde hangi erkek bir kızın saçını görünce tahrik oluyor acabaa eğer oluyorsa kesin bir sapıklık eğilimi vardır o erkekte .baş örtüsü dinin gerektirdiği değil sıkma kafaların uydurduğu ve bazı dini kullanan partilerin siyasi simgesi haline gelmiştir .eğer başınız örtmek istiyorsanız neden çeşitli yöntemlerle bağlıyorsunuz.bone takın şapka takın amaç saçını örtmekse eğer başka şekillerde dikkat çekmeyen yöntemlerde vardır. ve size şunu sormak istiyorum köyde başını bağlayan nenem teyzem hakkında neden böyle düşünülmüyorda onlar hakkında böyle başörtüsü sorunu oluşuyor.?…
yukarıda bahsettiğim gibi hiçbirşekilde dinle alakası yok dayanağı bile yok sadece başörtüsü takanların dini kullanarak inanç özgürlüklerinin elinden alındığını söylüyorlar. bi söz vardır imanla paranın kimde olacağı belli olmaz diye .artı türban takanlar inançlı oluyorda takmayanlar inançsızmı sorusu doğuyor.ve bu konu uzuyorda uzuyor arkadaşlar .HERKES KAFASINA GÖRE ÖZGÜRLÜK İSTERSE BU ÜLKE YAŞANILMAZ HAL ALIR …

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün arkasına sığınan sizler; Türkiye nin başörtü(türban değil) sorununu tamamen yok saymaktasınız.Atatürk şu an hayatta olsaydı eminim size ve sizin gibi geri zihniyetlere taviz vermezdi.