Sömürgecilik ve emperyalizme karşı açılan savaşların ilk lideri, “Türk Ulusu aleyhine, yüzyıllardan bu yana hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla tamamlandığı sanılmış, büyük bir suikastı yıkan, Sevr dayatmasını, “ya İstiklal, ya ölüm” azim ve kararlılığıyla tarihin karanlıklarına gömen, aydınlık bir Türkiye Cumhuriyeti kuran, Olağanüstü bir devrimci, Kurtarıcımız, kurucumuz ve ulusal onurumuz Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü, aramızdan ayrılışının 71. yılında özlemle anıyoruz.
Geldiğimiz bu günde; Atatürk Cumhuriyeti yaşmasal sorunlarla boğuşmakta. Dün Türk ulusu aleyhine suikast planları yapanlar 71 yıl sonra, içimizdeki ihanet odakları ile iş ve güç birliği içinde, Atatürk cumhuriyetine karşı hazırladıkları Suikast Plan ve senaryolarını tek-tek uygulamaya koymaktalar.
Atatürk’ün yeniden kurtuluş savaşı öncesine dönülmemesi için kurduğu, koruduğu, yaşama sunduğu, cumhuriyetimizin güvenceleri kurum ve kuruluşlarına karşı 86 yıldır içlerinde kin besleyenler, diş bileyenler siyasal iktidardan aldıkları destek, koruma, güç ve cesaretle Cumhuriyetin tüm kurumlarıyla hesaplaşma içindeler. Türk ulusunu Atatürk devrimlerinden koparmak, Atatürk’ten uzaklaştırmak için düşmanların bile yapamayacağı hayınlıklar tezgâhlanmakta, bin bir düzenbazlık ve cambazlıklarla Atatürk neyi yaptıysa yıkmak, sahte Atatürkçülük türeterek, onu bilinçlerden kazımak için çaba göstermek bulunulan makamı korumanın ve yükselmenin güvencesi sayılmaktadır.
Atatürk tarafından demokratik rejimde meşru yeri olmadığı için kapatılan tarikat, tekke, türbecilik… gibi çağdışı, baskıcı, cahillik yuvaları yeniden açılmakla kalmayıp siyasal iktidarca himaye ve destek görmektedir. Okullarda yalnız demokrasi ve bilim kültürüyle yetiştirilmesi gereken çocuk ve gençlerimiz Cumhuriyetin eğitim kurumlarına seçenek olarak ihya edilen çağdışı kurumlara itilmektedir.
Atatürk’ün, halka dayanmayan “iktidar sahiplerinin, aymazlık, sapkınlık, hatta hainlik yapabileceklerini, kendi kişisel çıkarlarını saldırganların siyasal emelleriyle birleştirebileceklerini” uyardığını, ulusal bilincimizi ulusal direncimizi hep yüksek düzeyde tutmanın gerekliliğini yazıp, söylemek “marjinallik” sayılırken, devrimin en büyük güvencesi olan ve Cumhuriyet’in emanet edildiği gençlerimizi gizli evlerde, özel yurtlarda ve kurslarda eğiterek tam bir Atatürk düşmanı haline getirenler takdir belgeleri ile ödüllendirilmektedir.
Asıl yıkım, en büyük dokunca da Atatürk diye diye… Atatürk ün yalnızca laik ve aydınlanmacı yönünü öne çıkararak, Atatürkçülüğün içini boşaltanlardan, batı emperyalizmine karşı başkaldıran devrimci, halkçı, tam bağımsızlıkçı Atatürk’ü özenle gizleyenlerden, böylece Atatürk’ün ulusumuza açtığı tam bağımsızlık yollarını küllendirenlerden, ulusal bilinci ve direnci çamurlayanlardan gelmiş ve gelmektedir. Bunlar Atatürkçülerin Atatürkçülük yapmalarının önünde aşılması güç engel oluşturmaktadırlar.
Tüm bu olumsuzluklara karşın biz biliyoruz ki; tam bağımsızlık, ulusal birlik, Özgürlük, vatan bir kez elde edildikten sonra içinde uykuya dalınacak yerler değil, tam tersine uğruna her gün yeniden mücadele verilmesi gereken değerlerdir. Bu nedenle sömürgeciyi ve maşalarını yıldıracak kararlılıkla, gerçekleri ulusumuzla paylaşarak, ulusal bilincimizi, direncimizi hep diri tutacağız.
Türkiye Cumhuriyetini, tümüyle uygar insanlığa örnek olacak değerde bir Uygarlık Tasarımı üzerine kuran, tüm insanlığın özgür, bağımsız, barış ve gönenç içinde yaşamasının yollarını gösteren, insanlığın bu eşsiz seçkin evladının anısına gösterilecek her bilinçli saygı, O’nun ülküsü doğrultusunda ileriye atılmış bir adım, sömürgeci kötücüllüğünün yenilgisini hazırlayan bir bilenme olacaktır.
Tüm insanlığın ve bizlerin Yolu, yönü, ışığı oldu. Hep öyle kalacaktır.
YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK
ADD. Isparta Şube Başkanı
.
