TBMM’de Cumhuriyete Meydan Okuma

BASINA VE KAMUOYUNA

12.01.2009 tarihinde “TRT 6″ Hakkında yaptığımız suç duyurusunda “TRT’nin Kürtçe yayına açılması bir demokratik ve özgürlükçü adım değil, tam tersine ulusal birliği parçalayarak,  Kürtleri millet yapma projesidir. Bu sürecin sonu bellidir. Türkiye  çok dilli, çok hukuklu, çok kültürlü bir federasyona dönüştürülecektir” demiştik. Haklı çıkmayı hiç istemezdik ama haklı çıktık.

24.02.2009. Salı günü , DTP’nin Grup toplantısında, DTP Genel Başkanı  Ahmet Türk Mecliste Kürtçe  konuşma yaptı.  Atatürk Cumhuriyetine, Cumhuriyetin kalbinden meydan okudu.  

Bu yolu, yani sevr’in  ihanet kapısını  açan AKP’dir. Esas suçlu, bu yolu kullanan DTP değil, bu ortamı sağlayan AKP’dir.

Başbakan;  bir milleti millet yapan en önemli unsuru önemsiz gösteriyor,  kendisi Kürtçe konuşmayı özendiriyorsa, mitinglerde Kürtçe Pankartlar açılmasına sesiz kalıyorsa,   ihanetin Türk Milletinden gizlenmesi ve Cumhuriyet düşmanı politikaların halkın gözünde normalleştirilmesinin  önünü açıyorsa  kurtuluşumuzun ve kuruluşumuzun kıblesi TBMM’de PKK sözcülerinin  Kürtçe konuşmayı denemelerinin önünü de açmış olur.

Bölücülerin yıllarca savunduğu tez bugün AKP hükümeti eliyle, özgürlük ve demokrasi kılıfıyla  uygulamaya konulmuş, bölünmenin yolları açılmıştır. Bölücüler TBMM’de istedikleri gibi davranabilmektedirler. Bundan sonra süreç, fiili olarak kabul edilen  bu durumun Anayasaya yazılması olacaktır. Bunun girişimleri AKP hükümeti tarafından yapılmaktadır.

Türkiye, devletin en tepesindekiler tarafından adım adım bölünmeye götürülmektedir. Kürtçenin, Türkiye’nin bir sosyolojik gerçeği ve kültürel unsuru olarak sunulması ciddi bir aldatmaca ve Türk Milletine kurulmuş tuzaktır. Yıllarca PKK’nın terör yoluyla elde etmeye çalıştıkları, AKP hükümeti tarafından hayata geçirilmektedir. Kültürel haklar, anadilde eğitim ve yayın vs. gibi talepler değil miydi yıllarca PKK’nın savunduğu? Hatta bugün bile Apo ve tüm Kürtçüler, bu talepleri dillendirmiyorlar mı?

Türkiye Cumhuriyeti, çok uluslu bir imparatorluk olmadığı gibi federasyon sistemiyle de yönetilmez. Devletimiz Türk ulusu temelinde kurulu üniter bir yapıya sahiptir. Devlet, bu topraklar üzerinde tek bir millet tanır, o da Türk Milletidir.

Bu milletin anadili olan Türkçe, devletin de resmi dilidir. Yani Türkçe bu topraklarda yaşayan insanların anlaşmalarını sağlayan sıradan bir iletişim aracı değil, milletleşmeyi/uluslaşmayı yaratan temel öğedir. Türkçe demek, Türk demektir. Atatürk boşuna “Türkçe, Türk milletinin zihnidir, kalbidir” dememiştir.

DTP; AKP hükümetinin  hukuksuzluk, yasa tanımazlık ve yolsuzluklarının üzerini örtme işlevini cumhuriyete meydan okuyarak yerine getirmiştir.

Sevr, açıkça Türkiye’nin Batılı emperyalist güçler tarafından paylaşılmasını ve Türk toprakları üzerinde birisi Ermenistan, diğeri Kürdistan olmak üzere iki yeni kukla devlet kurulmasını öngörmekteydi.

Bugün AB ve ABD dayatmaları aynı amaca hizmet etmektedir. AKP ve DTP  Sevr’in taşoronluğunu yapmaktadırlar.

Ama tarih tanıktır’ki  emperyalizmle uzlaşarak, iktidar olma ve iktidarını sürdürme  hesaplarını yapanların sonları hep acı ve  hüsran  olmuştur. AKP ve DTP bu acı sondan ve hüsrandan kurtulamayacaktır.

YÖNETİM KURULU ADINA :                                    Mahmut  ÖZYÜREK

                                                                 ADD.Isparta Şube Başkanı 

 

.

About ADD Isparta