AKP’nin kalanları 2010 yılına kadar satmayı planladığı şekerde nereye nasıl geldik. Aşağıda bunun belgelerini bulacaksınız.
1991 yılından sonra iktidara gelen AKP, CHP, DYP, MHP, DSP, SHP, ANAP ve RP (SP), ABD, AB ve IMF’nin emri ile, tarımı ve hayvancılığı çökerttiler. Bu gayretin içinde pancar tarımının çökertilmesi, Kooperatifler baita olmak üzere tarımsal sanayinin önemli fabrikalarının kapatılması, Gübre ve tohum fabrikalarının satılması ve bir kısmının kapatılması ile şeker ithalinin serbest bırakılması yanında kaçak şekere göz yumulmasıdır. Tatlandırıcılara ulusal pazarın açılmasından sonraki son darbe ise Şeker fabrikalarının satılmaya başlanması ile oldu.
Bu Hükümetler, Sakarya Traktör Fabrikasını, Türk Traktör’ü, TRAKMAK’ı, Tarım Makineleri Fabrikası sattılar ve bazılarını kapattılar.
Pancar Motoru, Konya Şeker Fabrikası, Pancar Ekicileri Birliği, Şanlıurfa Suma Fabrikasını sattılar. TÜGSAŞ A.Ş.’nin Gemlik, İGSAŞ, Samsun, Kütahya, TÜGSAŞ A.Ş. İstanbul Satın Alma Müdürlüğü Binası, TÜGSAŞ A.Ş. Şanlıurfa Depoları Arazisi, Fatsa ve Tekirdağ Depolarını sattılar ve bazılarını kapattılar.
Köylümüz gübre alamaz hale getirildi.
AKP Bor, Ilgın ve Ereğli Şeker fabrikalarını da satışa çıkarmıştı. Ancak 2006 yılında Şeker İşçilerinin yurt çapında yürüttükleri mücadele ile geri adım attılar.
Tarım ürünleri arasında şeker ithalatını da serbest bıraktılar. Yerli üreticinin belini kırıldı ve paramız ithal mallara harcandı. Yabancıları zengin ettiler, köylümüzü kırdılar.
Amerikanın memuru Kemal Dervişin emri ile, köylünün üretim alanlarını kanun zoru ile ‘kota’ koyarak daralttılar. Pancara konulan kotalar ile pancar üretimini zorla azaltarak, yabancı mallarının iç pazarımızı işgal etmesini sağladılar. İthal ve kaçak şekerin toplamı 3 milyon tona yaklaştı.
Aşağıdaki belgelerde pancar tarımımız ile Şeker fabrikalarımız üzerindeki emperyalist emellerin belgelerini ve bu emellerin işbirlikçi partilerin uygulamalarına ve belgelerine nasıl yansıdığını sunuyorum.
EMPERYALİSTLERİN ŞEKER HAKKINDAKİ EMİRLERİ;
Dünya Bankası’nın emirleri;
Dünya Bankası yöneticileri 1996 Nisan ayında, Türk-İş Konfederasyonunu ziyaret ederek, Türkiye’den beklentilerini basın toplantısı yapmaya cüret ederek şöyle anlattılar;
‘‘- Tekel, TMO, TZDK, Şeker Fabrikaları ve Çaykur’a ait tüm birimler özelleştirilmeli ve tedricen tasfiye edilmelidir.
-Tüm sübvansiyonlu ve güdümlü kredi programları iptal edilmelidir, yürürlükteki bu tür krediler tedricen tasfiye edilmelidir.’’
Avrupa Birliği’nin emirleri;
Belge – 1; ‘Özellikle şeker ve tütün alanlarında, piyasa serbestleştirilmesinin sürdürülmesi.’’ (AB Komisyonu’nun Katılım Ortaklığı 2003 Belgesi -26 Mart 2003)
Belge – 2; ‘‘Türkiye’nin tarım politikası son derece müdahaleci bir niteliktedir ve müdahale fiyatları, sübvansiyonlu girdiler, yatırım kredisi, özel ödemeler, üretim primleri ve yüksek düzeylerde devlet yardımı şeklinde kütlesel yurt içi desteğe dayanır. Şimdiye kadar, devlet müdahalesini azaltmaya yönelik girişimler başarısız olmuştur.
Tarıma yönelik fiyat desteği ve müdahale vardır. Arz ve talep arasındaki denge, piyasa güçleri tarafından belirlenmenin uzağındadır. Tarım için dış koruma düzeyi, % 20 ve % 145 arasında değişen oranlarda olup, çok yüksek olmaya devam etmektedir.’’ (Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesine İlişkin Komisyon 1998 Düzenli Raporu)
Belge – 3; ‘‘…Türkiye, tarım sektörü için nisbeten yüksek destek ve koruma politikasını sürdürmüştür. …En önemli destek artışları, tahıllar, şeker ve sığır etinde gözlenmiştir.
‘‘Tarımda hâlâ yüksek düzeylerde destek ve koruma vardır ve son Rapor’dan bu yana mevzuatın uyumu konusunda ilerleme olmamıştır.’’ (Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesine İlişkin Komisyon Düzenli Raporu -1999 (Türkiye – AB İlerleme Raporu)
Belge – 4; ‘‘Tarım’da amaç,
- Mevcut destek politikalarını kademeli olarak kaldırmak ve, onların yerine doğrudan gelir desteği sistemi getirmek;
- Girdi sübvansiyonlarını kaldırmak (kredi ve gübre sübvansiyonlarını kademeli olarak kaldırmak)
Çiftçiler, fındık, çay, şeker pancarı ve tütün yerine alternatif ürünler yetiştirmeye teşvik edilmektedir (ürün ikame programı). Bu konuda, söz konusu ürünlerdeki üretim fazlasını azaltmak için dört farklı bölgede dört farklı pilot proje hazırlanmaktadır. Amaç, tütün alanlarını 80.000 hektar, şeker pancarı alanlarını 100.000 hektar ve fındık alanlarını 100.000 hektar azaltmaktır.’’(Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine Komisyon’un 2000 Düzenli Raporu-2)
Belge – 5; ‘‘ Tarımsal gıda sektörü halen özelleştirme sürecindedir. …Tütün, şeker, çay, tahıllar ve buğday gibi bazı kilit sektörlerde devlet önemli rol oynamaya devam etmektedir.’’
(Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesine İlişkin Komisyon 1998 Düzenli Raporu)
Belge – 6; ‘‘Bir başka önemli konu, tarımsal ürünlerin pazarlanması ve işlenmesinde devlet faaliyetinin kaldırılması ile ilgilidir. Alkollü içecekler, tütün, tahıllar, çay, şeker ve kırmızı et gibi ürünlerde devlet faaliyeti hâlâ yoğundur. Komisyon’un tesbit edebildiğine göre, son düzenli rapordan beri bu alanda önemli bir ilerleme sağlanmamıştır.’’ (Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesine İlişkin Komisyon Düzenli Raporu -1999 (Türkiye – AB İlerleme Raporu)
Belge – 7; ‘‘Kamuya ait tarımsal işletmelerin özelleştirilmesi gecikmektedir…’’ (AB KOMİSYONU TÜRKİYE RAPORU… Etki Raporu “Türkiye’nin Üyeliği Perspektifinden Kaynaklanan Hususlar hakkında Komisyon Birimleri Çalışma Belgesi” 6 Ekim 2004)
HÜKÜMETLER IMF’YE ŞEKER VE PANCAR İÇİN HANGİ SÖZLERİ VERDİLER?;
Ecevit-Bahçeli-Yılmaz Hükümeti’nin IMF’ye verdikleri sözler;
Belge – 1; ‘‘Halen şeker pancarı kotaları 2000 yılı için tahsis edilmiş durumdadır. …Bu durum TŞFAŞ fabrikalarına fiyatları ve üreticiler ile yapılan anlaşmalardaki miktarı belirlemekte daha büyük serbesti sağlayarak fabrikaların daha ticari bazlı çalışmasına imkan verecektir.’’ (Ecevit-Bahçeli-Yılmaz Hükümetinin IMF’ye verdiği Niyet Mektubu- 9 Aralık 1999)
Belge – 2; ‘‘Bu portföy; TŞFAŞ (şeker), ÇAYKUR (çay), MKEK (makine ve kimyasallar), ve ETİ Holding’in bazı fabrikalarını kapsamaktadır. …ve 2000 yılında özelleştirilmesine başlanılan kuruluşların satışlarına devam edilmesini planlamaktayız. ’’ (Ecevit-Bahçeli-Yılmaz Hükümetinin IMF’ye verdiği üçüncü Ek Niyet Mektubu -18.12.2000)
Belge -3; ‘‘…şeker pancarı kotalarının 12.5 milyon tondan 11.5 milyon tona düşürülmesi ve şeker pancarı destekleme fiyatının azami %12 oranında artırılması, hububat destekleme alımlarının hacminin daha da azaltılması ve TMO tahıl stoklarının daha da düşürülmesi…
Dolaylı destek politikalarının kaldırılması devletin tarımsal ürünlerin üretim ve pazarlanmasındaki payının daha azaltılmasına neden olacaktır. Bu da, bu alanda çalışan KİT’lerin hızla özelleştirilmesini sağlayacaktır. Bu kapsamda, TŞFAŞ’nin (Şeker pancarı alım ve işlenmesi ile ilgili KİT) en az altı şeker fabrikasının özelleştirilmelerinin 2001 sonuna kadar tamamlanması amacıyla 20 Aralık 2000′e kadar Özelleştirme İdaresinin portföyüne transfer edilecektir (ön koşul). Geriye kalan şeker fabrikaları, 2002 sonuna kadar özelleştirilmeleri tamamlanmak amacıyla 2001 yılı içinde Özelleştirme İdaresi portföyüne transfer edilecektir. Şeker piyasasının reformunu sağlayacak olan Şeker Kanunu 15 Şubat 2001′e kadar Parlamento’ya sunulacak ve 15 Mart 2001′e kadar onaylanacaktır.) (Ecevit-Bahçeli-Yılmaz Hükümetinin IMF’ye verdiği üçüncü Ek Niyet Mektubu -18.12.2000)
AKP Hükümeti’nin IMF’ye verdiği sözler;
Şeker Fabrikalarını satacağız;
Belge – 1;‘‘TŞFAŞ’ye ilişkin olarak ise, TŞFAŞ’ın özelleştirilmesine ilişkin yol haritasının Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından 2003 yılı Haziran ayı sonuna kadar onaylanması beklenmektedir. ’’ (AKP Hükümeti’nin IMF’ye taahhüt mektubu-5 Nisan 2003)
Belge – 2; ‘‘Türkiye Şeker Fabrikaları’na ilişkin kapsamlı bir özelleştirme stratejisi, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından 26 Haziran 2003 tarihinde kabul edilmiştir. Söz konusu strateji, Türkiye Şeker Fabrikaları’nın bazı işletmelerinin 2004 yılının başlangıcında satışa çıkarılmasını öngörmektedir. ’’ (AKP Hükümeti’ nin IMF’ye taahhüt mektubu-25 Temmuz 2003)
Belge – 3; ‘‘Ayrıca bu yıl içinde Türkiye Şeker Fabrikaları’nın, Türk Hava Yolları’nın en fazla yüzde 15 oranındaki hissesinin ve Milli Piyango İdaresi’nin özelleştirmeleri ile ilerleme kaydedilmesi planlanmaktadır. ’’ (AKP Hükümeti’nin IMF’ye taahhüt mektubu-2 Nisan 2004)
Hükümetler, Avrupa Birliği’ne şeker ve pancar için hangi sözleri verdiler?
DSP-MHP-ANAP Hükümeti’nin AB’ye verdikleri sözler;
‘‘Tarım destekleme politikalarının devlete giderek artan maliyetinin azaltılması amacıyla çiftçiye doğrudan gelir desteği sistemine geçilmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır. Bu çerçevede, “Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu” teşkil edilmiştir.
Çiftçiye düşük faizli kredi desteği kaldırılmış olup, gübre desteği aşamalı olarak azaltılmaktadır. Gübre desteği 2001 yılı boyunca nominal olarak aynı kalacak, dolayısıyla reel olarak azalacak ve 2002 yılının ilk çeyreğinde ise kaldırılacaktır.’’
‘‘Şeker destekleme fiyatı sistemini ortadan kaldıracak ve Türkiye Şeker Fabrikaları ile özel fabrikalara, üreticilerle fiyat ve diğer kontrat hükümleri üzerinde müzakere edebilme olanağı getirecek olan yeni Şeker Yasası çıkarılacaktır. Ayrıca Özelleştirme İdaresine devredilecek olan şeker fabrikalarının özelleştirilmeleri 2001 ve 2002 yılında tamamlanacaktır.’’
‘‘Şeker üretim-tüketim dengesinin gözetilmesi esasına dayalı olarak şeker sanayiinde özel sektörün daha etkin kılınması amacıyla yeni bir Şeker Kanunu hazırlanmaktadır.
Şeker üretimi ve talebi arasında dengeyi tesis etmek ve pancar alımları ile talep fazlası şeker stoklarının bütçe üzerindeki yükünü azaltmak amacıyla şeker pancarı üretiminde kota uygulamasına devam edilecek ve ekim nöbeti süresi uzatılacaktır. Dünya Bankası ile yapılan “Alternatif Ürün Projesi” kapsamında şeker pancarında ekim alanları daraltılacaktır.’’
‘‘Pazarlama sistemi içinde kamu kurumları; …şeker pancarı (TSFAŞ)… ürünlerinin pazarlanmasında aktif olarak yer almakta ve fiyat oluşumunda ürün alımları oranında etkili rol oynamaktadırlar.
Türkiye Hükümeti ile IMF arasında imzalanan stand-by anlaşmasında yer alan tarım reformu kapsamında bu kurumların bazılarının özelleştirilmesi öngörülmektedir.
Avrupa Birliği mevzuatına uygun olarak hazırlanan yeni Şeker Tasarısı TBMM’ne intikal ettirilmiştir. Söz konusu yasa tasarısı yürürlükteki 60747 sayılı Şeker Kanunu’nun yerini alacaktır. Şeker Kanun Tasarısının yasalaşması ile birlikte, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin elinde bulunan fabrikalar özelleştirilecek, fabrikalar, sözleşmeli olarak şeker pancarı üretimini sağlayacak ve fiyat mevcut sistem içerisinde belirlenecektir. 6.1.2001 tarih, 24279 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. özelleştirme kapsamına alınmış bulunmaktadır.’’ (ULUSAL PROGRAM-2001-BAKANLAR KURULU KARARI- Resmi Gazete Tarihi: 24 Mart 2001 Sayısı: 24352 Mükerrer Karar Sayısı: 2001/2129)
AKP Hükümeti’nin AB’ye verdiği sözler;
Belge – 1; ‘‘Çiftçilere Doğrudan Gelir Desteği Sağlanmasına İlişkin 12 Aralık 2000 tarih ve 2000/2172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılmış ve doğrudan gelir ödemelerine 2001 yılında başlanmıştır.
…Tarım ve Köyişleri Bakanlığının ve tarımsal nitelikli KİT’lerin yeniden yapılandırılması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) küçültülerek piyasayı düzenleyecek şekilde yapılandırılması ve TMO dışındaki tarımsal KİT’lerin gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra özelleştirilmesi öngörülmektedir.
Kırsal alanda, tarım dışı sektörlere destek verilmesi… amaçlanmaktadır.
İstihdamın yapısının tarım dışı sektörler lehine değiştirilmesi, …istihdam politikasının temel amaçlarıdır.’’ (Ulusal Program-2-T.C. Resmi Gazete- 24 Temmuz 2003 Sayı : 25178 Karar Sayısı : 2003/5930 Mükerrer)
Belge – 2; ‘‘Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizdeki temel belgelerden biri olan 2001 Ulusal Programıyla, Kopenhag Siyasî Kriterleri bağlamında, bugüne kadar, gerçekleştirilen anayasa değişikliklerini bizden önceki hükümet yapmıştır; reform paketlerini, üç reform paketini bizden önceki hükümet yapmıştır, dördüncü, beşinci ve altıncı reform paketlerini bugünkü hükümet ve bu Meclis yapmıştır. Dolayısıyla, bütün bunların dayanağı, mesnedi, 2001 yılında yayımladığımız Ulusal Program olmuştur. Şimdi, yeni bir Ulusal Program çıkarıyoruz. Bu programda da, 2003 ve 2004 yılları içerisinde yapacaklarımızı ortaya koyuyoruz.’’ (Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün TBMM Genel Kurulu’nda Ulusal Program hakkında konuşması-1 Temmuz 2003)
PARTİLERİN BELGELERİNDE ŞEKER VE ÖZELLEŞTİRME;
Adalet ve Kalkınma Partisi belgeleri;
Belge – 1; ‘‘AK Parti tüm kurum ve kurallarıyla işleyen piyasa ekonomisinden yanadır. Devletin ilke olarak her türlü ekonomik faaliyetin dışında olması gerektiğini benimser.’’ (AKP Parti Programı III.Ekonomi 3.1. Ekonomi Anlayışımız)
Belge – 2; ‘‘Devlet temel fonksiyonları olan iç ve dış güvenlik, adalet, temel eğitim, sağlık ve alt yapı hizmetleri dışında kalan tüm hizmet alanlarından icracı sıfatıyla çekilmeli. (Parti Programı 4.1. Kamu Yönetimi Anlayışımız)
Belge – 3; ŞEKER FABRİKALARI için; “Kar edeni de, zarar edeni de satacağız!” (Kemal Unakıtan Maliye Bakanı Milliyet, 28.07.2005)
Unicredit tarafından İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Proje Finansmanı Toplantısında ÖİB Başkanı Metin Kilci, halen 25 Şeker Fabrikasından kamunun elinde olan 24 fabrikanın özelleştirilmesinin yakın bir zamanda kapsamlı bir şekilde başlayacağını açıklıyor.
Cumhuriyet Halk Partisi belgeleri;
Belge – 1; ‘‘Kurallar belli. Piyasa ekonomisi gerçeğini değiştirmeye gerek yok” diye konuşan Baykal, …Türkiye’de siyasetin piyasa ekonomisi kurallarını işletmesinin ötesinde, yeni bir rol üstlenmeye yönelmesini de engellemek gerekir. …Ayrıca siyasi bekleyişlere göre, her an yeniden tarif edilebilecek piyasa kuralları değil; açıkça konulmuş, belirli kurallar çerçevesinde bu işler işleyecektir. O yüzden kimsede tereddüt olmamalı.” (10. 05. 2007 Referans Gazetesi- Deniz Baykal’ın Erdal Sağlam’la yapılan ropörtaj)
Belge – 2; ‘‘Özelleştirme, felsefe olarak yanlış bir felsefe değildir. Özelleştirmeden amaç, ekonomide kaynakları daha verimli kullanmaktır ve vatandaşın refahını artırmaktır. Kamu ekonomide üretim faaliyetinde bulunmazsa, ekonomideki bütün kurumlar serbest rekabet ortamı içerisinde faaliyet gösterirse, sonuçta ürünlerin, hizmetlerin fiyatları düşer, düşen fiyatlar vatandaşın gelirini artırır, vatandaş daha ucuza alır her şeyi.” Anlamı budur. (Bankaların Özelleştirilmesiyle İlgili Kanun- Teklifinin Tümü Üzerinde- 27 Aralık 2006 – CHPGrubu adına Mehmet Akif Hamzaçebi’nin TBMM Genel Kurul Konuşması)
Milliyetçi Hareket Partisi belgeleri;
Belge- 1; ‘‘Devletin fonksiyonları yeniden tanımlanarak mahallî idareler ve özelleştirme reformları birlikte ele alınacak, merkezî idare tarafından yürütülmesi zorunlu olan adalet, güvenlik, savunma gibi hizmetlerin dışında kalanların yerel yönetimlere devri sağlanacaktır.’’ (Parti Programı- Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi)
Belge – 2; ‘‘MHP rekabetçi piyasa ekonomisini ve özel teşebbüsü esas alan bir sistemi hedeflemektedir’’ (2002 Seçim Bildirgesi S. 15)
Belge – 3; ‘‘MHP devlet teşebbüsünün değil, özel teşebbüsün esas olduğu istikrarlı, rekabetçi ve hakkaniyetli bir piyasa ekonomisini savunmaktadır’’ (2002 Seçim Bildirgesi S. 20)
Belge – 4; ‘‘Uygulanacak ekonomik politikalarla daha iyi şartlarda özel sektör istihdamı teşvik edilecek ve kamu personeli sayısındaki gereksiz artış önlenecektir.’’(Parti Programı- İstihdam Politikası )
Belge – 5; ‘‘Devletin asıl fonksiyonlarına kavuşturulması esas olduğundan, nihai aşamada özelleştirme veya tasfiye yolu ile Devletin KİT sisteminin dışına çıkması sağlanacaktır.’’(2002 Seçim Bildirgesi- S. 38)
Belge – 6; ‘Tarım sektöründe faaliyet gösteren KİT’ler, zaman içinde faaliyet alanları sınırlandırılarak gerekli hâllerde müdahale görevini üstlenen kuruluşlar hâline getirilecek.’’ (Parti Programı- Tarım sektöründeki işletme, kuruluş ve kooperatiflere ilişkin yapısal düzenlemeler)
Doğru Yol Partisi belgeleri;
Belge -1; ‘‘Devlet asli görevleri olan Adalet, Barış, İç Ve Dış Güvenlik, Dış İlişkiler Ve Eğitim alanına çekilecek, piyasanın işlediği her yerde devreden çıkacaktır. Merkezi idarenin gücü, yerel yönetimlere, merkezin taşra teşkilatına, özel sektöre, kamu nitelikli meslek kuruluşlarına, özerk kurumlara ve sivil örgütlere dağıtılacaktır. Jandarma, Kır Polisi olarak yeniden tanzim edilecektir.’’ (DYP Parti Programı – Merkezi İdare Reformu)
Belge – 2; ‘‘Ekonomide tam ve eksiksiz rekabet koşullarında, hür teşebbüs düzeni esastır. Devlet ekonomik girişimciliği terkedecek, işletmeci olmaktan çıkacak bireysel girişimciliğin önündeki engelleri kaldıracaktır.’’ ‘‘Kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine öncelik verilecek’’
(DYP Parti Programı 4. bölüm – Ekonomide hak düzeni )
Genç Parti belgeleri;
Belge – 1; ‘‘Devlet, ekonomik faaliyetlerin hemen her alanından çok süratli bir şekilde çekilmeli, gerçekleştiren değil, düzenleyen ve yol gösteren bir yapıya kavuşmalıdır.
Devlet hiçbir ekonomik alanda faaliyet göstermemelidir.’’ (Parti Programı -Ekonomik Yapı Ekonomide Devletin Yeri )
Belge – 2; ‘‘Bütün kamu iktisadi kuruluşları özelleştirilmeli, verimli çalışması mümkün olmayanlar ise tasfiye edilmelidir. Ülke doğal kaynakları ile özel ve kamu sermayesi ile kurulmuş yerli reel, hizmet ve mali sektör şirketlerinin en yüksek değerden yabancı kuruluşlara devrine azami dikkat edilmelidir.
‘‘Yerli ya da yabancı sermaye ayrımı ortadan kalkmalıdır. Yabancı sermaye herhangi bir izne tabi olmaksızın ülke içinde dilediği alanda faaliyete girebilmelidir. Sermayenin, özellikle de yabancı sermayenin önündeki tüm bürokratik engeller ortadan kaldırılmalı.’’ (Parti Programı-Ekonomik Yapı Ekonomide Devletin Yeri )
Demokratik Sol Parti belgeleri;
Belge – 1; ‘‘4634 sayılı Şeker Kanunu, 19 Nisan 2001 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. …Resmi Gazete’de 5 Ocak 2002 günü yayınlanarak yürürlüğe giren Tütün Kanunu ile de Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü yeniden yapılandırılmıştır.’’ (Sessiz Devrim) Yasalar pancar ve tütün üretim alanlarını kota koyarak daraltmak, Şeker ve Sigara fabrikalarının özelleştirme ile satılmasını sağlamak ve ithalatın önindeki engelleri kaldırarak iç piyasada yabancı tekellerin alanını genişletmek üzere yapılmıştır. Nitekim geçen zaman içinde iç pazarımız yabancıların eline geçmiş, fabrikalarımız satılmış ve üretici büyük yaralar almıştır. (Sessiz Devrim -Şeker ve Tütün Kanunları)
Saadet Partisi (RP ve SP) belgeleri;
Belge – 1; ‘‘Saadet Partisi, Türkiye’nin artık merkeziyetçi, …bir idari yapı ile yönetilemeyeceğine inanmaktadır.’’ (Parti Programı-İdari reform-RP)
Belge – 2; ‘’Savunma, dış politika, adalet, iç güvenlik, vergi ve hizmetlerin koordinasyonu gibi genel ve zorunlu hizmetlerin dışında kalan merkezî idare görevleri, belli bir programla, illere ve mahallî idarelere devredilecektir. Belli hizmetler için, sınırlı sayıda üst seviyede idareci dışında, illerde çalışan kamu görevlileri, sözleşmeli olarak ve mahallinde çalışmak üzere istihdam edilecektir.
Ekonomik faaliyetler serbest piyasa kurallarına göre yürütülecektir. (Parti Programı -Yerel yönetimler-RP)
Belge – 3; ‘‘Ekonomide, ……serbest piyasa ekonomisinin tüm şartlarını sağlayacak ortamın gerçekleştirilmesi ana hedeftir. Ekonomik faaliyetlerde devletin başlıca rolü istikrar ortamını temin etmek, toplumsal refahın artırılmasına yönelik olarak denetleyici ve gözetici fonksiyonlarını geliştirmek ve özel teşebbüsün gelişebilmesi için gerekli altyapıyı hazırlamaktır.
Bunlar yapılırken, … özelleştirmenin hızlandırılması ve kamunun dış borçlanma imkanlarının artırılması suretiyle Hazinenin mali piyasalar üzerindeki baskısı azaltılacaktır…Devletin ekonomide ticari ve üretici faaliyetleri yerine, asli fonksiyonları olan adalet, güvenlik ve altyapı hizmetlerini etkili bir şekilde yerine getirmesi ve bu sektörlerle ilgili yatırımlara zaman ve kaynak sağlaması amacıyla, özelleştirme faaliyetlerine hızla devam edilecektir.’’
‘‘Özelleştirme… kararlılık içinde gerçekleştirilecektir. Özelleştirilmesi zaman alacak KİT’lerin özel sektör ilkelerine uygun olarak verimli çalışmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılacaktır.
Özelleştirme kapsamına alınan ve özelleştirme portföyünde bulunan kuruluşların en kısa sürede özelleştirilmesi sağlanacaktır. ’’ (Necmettin Erbakan’ın Başbakan olarak Mecliste okuduğu Hükümet Programı)
Anavatan Partisi belgeleri;
Belge – 1; ‘‘devletin başlıca rolü istikrarın teminidir. Bu maksatla yurt içinde emniyet ve güvenin sağlanması, yurdun savunması, yurt dışında memleketin ve vatandaşların haklarının korunması, adaletin en iyi şekilde tevzii devletin asli görevidir. Devlet, sanayi ve ticarete ana prensip olarak girmemelidir. İstisnai olarak geri kalmış bölgelerde sınai tesisler kurabilirse de kısa zamanda millete devredilmelidir.’’(Parti Programı)
Belge – 2; ‘‘Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nin zaman içerisinde millete devredilmesi, Sanayide devlet tekelleri(nin) kaldırılması,
Sanayi ve ticarette devletin esas rolü tanzim ve teşvik edici olmasıdır.’’ (Parti Programı)
Büyük Birlik Partisi belgeleri;
Serbest piyasa adıyla tekellerin ekonomisini savunan BBP, bu amacına devletin küçülmesiyle varabileceğinin farkında;
Belge – 1; ‘‘Büyük Birlik Partisi serbest piyasa ekonomisini benimseyen bir partidir.
Temel prensip olarak devlet, ekonomideki rolü itibariyle yatırımcı olarak küçülmelidir.Ancak planlayıcı, teşvik edici, koordine edici olarak büyümelidir.’’ (Parti Programı- iktisadi hayatta devletin ve özel kesimin yeri)
Belge – 2; ‘Devlet, sanayileşmede öncülüğünü tamamladığı sektörlerdeki kamu iktisadi teşebbüslerini özelleştirerek, hizmet sektörüne ağırlık verecektir.’ (Parti Programı)
Sosyal Demokrat Halk Partisi belgeleri;
Sosyal Demokrat programların esasen Atatürk’ün yaptıklarını ortadan kaldırmak ve Atatürk’ün devletçilik ve kamuculuk programını tasfiye etmek olduğunu, programlarına bakınca daha net görmek mümkün;
Belge – 1; ‘‘Merkezi yönetimin görevleri ulusal güvenlik, ulusal kalkınma , adalet, sosyal güvenliğin sağlanması, eğitim ve sağlık hizmetlerinde fırsat eşitliği yaratılmasıdır. Bunların dışındaki tüm hizmetler, yerel ortak gereksinme niteliğindedir ve yerel yönetimlerce üstlenilecektir.
SHP piyasa ekonomisini ve üretim araçları üzerinde özel mülkiyeti, ….. savunur’’ (Parti Programı)
Demokratik Toplum Partisi belgeleri;
Belge – 1; ‘‘ Genel güvenlik, ulaşım, gümrük ve dış ilişkiler dışındaki tüm hizmetler merkezi yapıdan yetki devri ve paylaşımı yöntemiyle yerel yönetimlere devredilecek… Sağlık, eğitim, sosyal güvenlik konut ve çevre gibi alanlarda merkezi hükümet makro hedefleri ve genel standartları belirleyecek, kamu hizmetlerinin sunumunu ise yerel yönetimlere bırakacaktır.’’ (DTP Parti Programı s. 47)
İşçi Partisi belgeleri;
Ekonomi dışa başımlılık ve planlı ekonomi konusunda;
Belge -1; ‘‘IMF’nin dayattığı tarıma destekleri, gümrükleri, KİT’leri, kamu hizmetini ve paranın giriş çıkışına kontrolü kaldıran politikalara son verilecektir. (Parti Programı- 27. IMF ile Bağlantı Kesilecek)
Belge – 2; ‘‘Türkiye, Türkiye’den yönetilecektir. Türkiye üzerindeki yabancı denetim ve müdahale bütün temelleriyle tasfiye edilecektir… Türkiye’yi Avrupa Kapısı’na bağlayan, millî devletimizi ve Atatürk Devrimi’ni tasfiye eden AB aday üyelik sürecine son verilecektir. …Avrupa Gümrük Birliği’nden çekilecektir.’’ (Parti Programı- ABD Denetimine ve AB Aday Üyeliğine Son)
Belge – 3; “Devleti küçültme” adı altında kamu hizmetinin ortadan kaldırılmasına, belediye hizmetlerinin özelleştirilmesine son verilecektir. Kamu hizmeti, esas olarak kamu eliyle yapılacaktır. Köy hizmetleri, kaynak ayrılarak güçlendirilecektir. Kamu inşaatlarını ve hizmetlerini gerçekleştiren kamu kurumları yeniden örgütlenecektir.’’ (Parti Programı- 44. Kamu Hizmeti Kamu Eliyle)
Belge – 4; ‘‘Kamu kesimi öncülüğünde, özel girişimin dinamik katılımıyla, halkçı, planlı, karma ekonomi siyasetleri uygulanacaktır. Kamu öncülüğü ile özel kesim arasındaki uyumun yol gösterici ilkesi, halkın ihtiyaçları ve millî ekonominin gerekleridir.’’ (Parti Programı- 23. Karma Ekonomi)
Belge – 5; ‘‘Özelleştirme kapsamında bulunan ve yürütülen bütün işlemler derhal durdurulacaktır. Özelleştirme kapsamına alınan ve özelleştirilen, ortaklık yapısı kısmen ya da tamamen değiştirilerek yönetimi yabancı sermaye ve işbirlikçilerine veya yerli sermayeye devredilen ya da bunlarla paylaşılan İktisadi Devlet Teşekkülleri, Kamu İktisadi Kuruluşları ve bunların iştirakleri yeniden kamulaştırılacaktır. Özelleştirmeyle ilgili bütün işlemler ayrıca soruşturulacaktır. İktisadi Devlet Teşekküllerini, Kamu İktisadi Kuruluşlarını ve bunlara ait iştirakleri verimli hale getirmek için, gerekli kaynaklar bütçeden karşılanacak ve Devlet Yatırım Bankası yeniden örgütlenecektir.
KİT’lerin işletilmesinde, millî çıkar, üretim ve istihdam artışı, verimlilik, fiyat istikrarı, ucuz fiyat ilkeleri esas alınacaktır. Dar gelirlilerin gıda, giyim ve ısınma ihtiyaçları için üretilen mallar, satış mağazaları zinciriyle halkın ayağına götürülecektir. Ancak bunlar dışında kalan mallar, piyasa kuralları içinde oluşan fiyatlarla sunulacak, devlet eliyle kaynak aktarılması önlenecektir. KİT’lerin kendi çalışanlarına sosyal ve kültürel yarar sağlayan hizmetleri geliştirilecektir.’’ (Parti Programı- 35. Özelleştirmeye Son, KİT’lerin Verimli Kılınması)
Belge – 6; ‘‘Tarımsal kamu yönetimi yeniden yapılandırılacak, ….TŞFAŞ, …gibi kapatılan veya özelleştirilen kurumlar, çiftçiye hizmet anlayışıyla yeniden örgütlenecek, tarım üreticisi piyasada ezilmekten kurtarılacaktır. Ziraat Bankası, çiftçiye tarımsal kredi sağlamak, tarımı ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirmek göreviyle yeniden yapılandırılacak ve yeterli sermayeye kavuşturulacaktır.’’ (Parti Programı- 41. Tarımda Kooperatifleşme ve Kamu Hizmetinin Örgütlenmesi)
Belge – 7; ‘‘Tarımda hedef, köylüyü efendi kılmak; her tür bağımlılığa son vermek, Türkiye’yi beslenme, giyim, gübre, tohum ve damızlıkta yeniden kendine yeterli bir ülke haline getirmek; üreticinin hayat düzeyini yükseltmek ve dışsatıma azami katkı sağlamaktır. Avrupa Birliği, IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve benzeri örgütlerin dayatmaları reddedilecek ve tarım desteklenecektir… Tarım desteklerinin ve kredilerinin amaca uygun kullanılması için gerekli önlemler alınacaktır. …şeker, …gibi Türkiye’de yeteri kadar üretilebilecek tarım mallarının ve gıdaların dışalımı yasaklanacak; yerli üretim özendirilecektir.
Yoksul ve orta halli köylüler, tefeci ve banka borçlarından kurtarılacak, ipotekler kaldırılacaktır. İhtiyarlık, sakatlık veya hastalık nedeniyle toprağını işleyemeyen köylülerin, dul ve yetimlerin geçimleri, bakımları sağlanacaktır. Çiftçinin eğitimi için gerekli kurumlar oluşturulacak ve araçlar devlet tarafından sağlanacaktır.’’ (Parti Programı-36. Tarıma Destek ve Eğitim)
Belge – 8; ‘‘Devletin tarım kooperatiflerini ve çiftçi örgütlerini desteklemesini engelleyen hükümler derhal kaldırılacak, kooperatifleşme özendirilecektir. Kooperatiflere ilişkin bütün düzenlemeler, tek bir yasada toplanacak ve basitleştirilecektir.
…gibi verimi artıracak ve tarımı geliştirecek önlemlerin elbirliğiyle ve imece yöntemleriyle başarılması için, özellikle üretim kooperatiflerine gerekli makine, araç, traktör, tarım ilacı, gübre, yem, tohumluk ve kredi sağlanacaktır.’’ (Parti Programı- 41. Tarımda Kooperatifleşme ve Kamu Hizmetinin Örgütlenmesi)
Belge – 9; ‘‘Başta tarım ürünleri olmak üzere Türkiye’de yeterince üretilebilecek malların, lüks tüketim maddelerinin ve ikame edilebilen malların dışalımına son verilecek; yerli üretimin verim ve kalitesinin artırılması için tarım ve sanayi üreticisi desteklenecektir. Dışalım, millî ekonominin ayakları üzerinde doğrulmasına, üretimin artmasına, millî teknolojinin gelişmesine, halkın ihtiyaçlarının karşılanmasına ve millî savunmanın gereklerine bağımlı kılınacaktır. ’’ (Parti Programı- 42. Türkiye’de Yeterince Üretilebilecek Mallar Dışardan Alınmayacak)
Şeker ve pancarda, hangi hükümet hangi kurumu sattı?
1991 yılı sonrası iktidara gelenlerin sattıkları kurumlarımıza bakarak, özelleştirmeci Partilerin kamu ekonomisine ne denli hoyratça bir saldırı yaptıklarını anlamak mümkün. Bu nedenle listemizin tarihini fikir vermesi ile sınırlı tuttum. Hükümetlerin sattıklarının listesinin uzunluğu ya da kısalığı ise, iktidarda kaldıkları süre ile ilgilidir.
49. Hükümet: Demirel – İnönü (DYP-SHP) Hükümetinin sattıkları (20.11.1991- 25.06.1993);
ŞEKER SİGORTA
ŞEKERBANK,
50. Hükümet: Çiller-Karayalçın (DYP-SHP) Hükümetinin sattıkları (25.06.1993- 05.10.1995)
PANCAR MOTOR
Konya Şeker Fabrikası
57. Hükümet: Ecevit- Bahçeli- Yılmaz (DSP-MHP-ANAP) Hükümetinin sattıkları (28.05.1999- 18.11.2002)
PANCAR EKİCİLERİ BİRLİĞİ
TOROS GÜBRE
T.Z.D. A.Ş. Diyarbakır İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. Osmaniye İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. Muş İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. Erzurum İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. Ürgüp İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. K.Maraş İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. İzmir Tire İşletmesi,
T.Z.D. A.Ş. Manisa Wp Kükürt İşletmesi
T.Z.D. A.Ş. 53 taşınmaz, 14 Arsa, 52 Lojman, 79 Depo, 5 Bekçi Evi,.
T.Z.D. A.Ş. Şanlıurfa’da Sosyal Tesisi
59. Hükümet: AKP Hükümetinin sattıkları (14.03.2003- );
Amasya Şeker Fabrikası
Kütahya Şeker Fabrikası,
Adapazarı Şeker Fabrikası
TÜGSAŞ A.Ş. GEMLİK GÜBRE SAN. A.Ş,
SAMSUN GÜBRE SAN. A.Ş.
İGSAŞ,
Kütahya Gübre A.Ş. Varlıkları,
60. Hükümet; AKP’nin satmayı planladığı Şeker Fabrikaları
1. Grup. AKP’tarafından Tayyip Erdoğan’ın arkadaşı olan Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz İnşaat’a satıldı. Ancak Danıştay Yürütmenin durdurulması kararını verdi.
Turhal Şeker Fabrikası
Amasya Şeker Fabrikası
Kastamonu Şeker Fabrikası
Çorum Şeker Fabrikası
Yozgat Şeker Fabrikası
Kırşehir Şeker Fabrikası
Çarşamba Şeker Fabrikası
Satmayı Planladığı Diğer Şeker Fabrikaları;
Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş.
Bor Şeker Fabrikası
Ereğli Şeker Fabrikası
Ilgın Şeker Fabrikası
Ağri Şeker Fabrikası
Erciş Şeker Fabrikası
Erzurum Şeker Fabrikası
Kars Şeker Fabrikası
Muş Şeker Fabrikasi
Elaziğ Şeker Fabrikası
Malatya Şeker Fabrikası
Erzincan Şeker Fabrikası
Elbistan Şeker Fabrikasi
Sarmısaklı Taşınmazları
5 Adet Makina Fabrikası
1 Tohum Fabrikası
1 Elektromekenik Aygıtlar Fabrikası
1 Şeker Enstitüsü
iŞTE İHANETİN BİLANÇOSU. DEĞERLENDİRME SİZE KALMIŞ.
Mehmet AKKAYA
.
