Sayı:2008/71
Kod : 32-116488
Konu: “PKK’nın Aktütün Saldırısı “ 04.10.2008
BASINA VE KAMUOYUNA
Hakkari`nin Şemdinli İlçesi, Aktütün Jandarma Sınır Karakolu`na PKK teröristlerinin saldırdığı, çatışmalarda 1 astsubay, 6 uzman erbaş ile 8 erbaş ve er olmak üzere 15 askerimizin şehit olduğu, 2 uzman erbaşımızın ise kaybolduğu haberi tüm ulusumuzu derinden yaralamıştır.Tüm ulusumuza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, şehitlerimizin ailelerine BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ.
Öncelikle belirtelim ki, bu saldırıyı, kaynağı ve arkasındaki güçler belli olmayan bir ifadeyle “PKK terörü” diye adlandırmak doğru ama eksik ve yetersizdir.
Çünkü Türkiye; Irak’ı işgal eden ABD emperyalizminin, ülkemizi parçalamaya yönelik tehdidiyle karşı karşıyadır. Bundan önce yapılan ve bundan sonra yapılacak olan saldırılar, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamındadır.
Bu saldırının tarafları bellidir. Bir yanda; AB ve ABD ile onların taşeronları ABD güdümündeki Irak yönetimi ve yine ABD-AB denetimindeki taşeron PKK terör örgütü, diğer yanda ise, siyasi iradenin desteğini esirgediği Türk silahlı Kuvvetleri.
Türk silahlı Kuvvetleri bu mücadelede yalnız bırakılmıştır. Yalnız bırakılmakla kalınmamış, iktidar sahipleri Ordunun elini kolunu bağlayan bir tutum sergilemişler ve sergilemektedirler. Terör sorununu, kendi ulusal güçlerine güvenerek değil, ABD-AB ile görüşerek, Elleri kanlı Talabani ve Barzani ile dostluklar kurarak çözmeye çalışanlar şehitlerimizin dökülen kanlarındaki sorumluluklarını unutmamalıdırlar.
Her başı sıkıştığında Amerikanın kucağına koşanlara sormak gerekiyor. Washington’un ortaya attığı “istihbarat paylaşımı” anlaşmasına ne oldu? ABD’nin bölgede 60 bin fitte uçurduğu insansız casus uçaklarının gece görüş sistemleriyle elde ettiği istihbarat bilgileri, neden Türk yetkililere değil de, PKK timlerine aktarılmaktadır?
Tüm bu bilgiler ışığında İddia ediyoruz; Aktütün karakolunda şehit edilen Mehmetçiğin Katili Amerika, Amerikanın güdümündeki Irak yönetimi, Taşeron Terör Örgütü PKK dır.
Bu nedenle AKTÜTÜN baskını basit bir PKK terörü sorunu değildir. Türkiye’yi hızla parçalanmaya ve iç çatışmalara doğru sürükleme amaçlı, çok yönlü bir saldırı söz konusudur.
Ülkemize yönelik Tehdidin ciddiyeti, boyutları ve destekçileri dikkate alındığında, bölge ve Ortadoğu ülkeleri ile ittifaklar kurularak “kısmi seferberlik ilanı” gerekli ve zorunludur
Türk ulusu 1919′larda olduğu gibi yeniden bir “vatan savunması” göreviyle karşı karşıyadır. Söz konusu “vatan savunması” ise; ABD ile birlikte hareket eden, ABD’ye bireysel hizmet sözleşmeleriyle bağlanmış olanlardan, BOP eşbaşkanlarından, AB’nin ülkemizdeki sözcülerinden “vatan savunması” yapmaları beklenemez.
Basit bir “Sınır ötesi harekât”la bu saldırıya cevap verilemez. Sınır ötesi harekât devletin ve milletin top yekûn bütün gücünü harekete geçirecek bir seferberliğin parçası olarak ele alınmalıdır. Ülkemize yönelik tehditlerin üstesinden ancak “kısmi seferberlik ilanı” ile gelinebilir. Türkiye’nin ve ulusumuzun gücü buna fazlasıyla yeterlidir.
YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK
ADD.Isparta Şube Başkanı
.
