ŞAKİR AKSÖZ’E AÇIK MEKTUP” — Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi

ŞAKİR AKSÖZ’E AÇIK MEKTUP”


Sayı:2008/15
Kod :32.07.060
Konu:”ŞAKİR AKSÖZ’E AÇIK MEKTUP”

AÇIK MEKTUP
11 Şubat 2008 Sabah Gazetesi “Akdeniz” ekinde 4.sh.de Şakir H. AKSÖZ tarafından kaleme alınan “ANAVATAN VE Sabah Gazetesi - Akdeniz EkiDP” başlıklı yazının alt başlığında “Özyürek’ten ses yok” bölümünde Atatürkçü Düşünce Derneğine ve Atatürkçülere saldırılıyor .
Türban konusunda Şubemizin yaptığı açıklamaların özü gözden uzak tutularak “sözde” eleştiriliyor.
“Mesele türbanın üniversitelerde serbest bırakılıp bırakılmaması değil. Mesele kendi gibi düşünmeyen veya yaşamayanlara karşı duyulan kin, öfke ve saygısızlık.” Görüşü dile getirilen yazıda ADD’nin Atatürk’ü kullandığı ileri sürülüp “Özyürek saygısızlığı ve saldırganlığı Ulu Önder’in isminin bulunduğu derneğin altında yapmamalı.” Nasihat’i da veriliyor.
Sn. AKSÖZ;
Türban, bugün Türkiye’de “bireysel özgürlük” konusu değil, ABD emperyalizminin uzunca bir süredir Türkiye için biçtiği “ılımlı İslam” rolünün “bayrağının” adıdır. Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında yürürlüğe konmuştur. AKP, bu planın doğrudan yürütücüsü konumundadır. AKP, Afganistan’ı ve Irak’ı işgal eden emperyalistlerle işbirliği yapmaktadır.
Bugün ülkeyi ABD’nin planları doğrultusunda bir İslam Cumhuriyeti’ne dönüştürmeye çalışan AKP hükümeti, yarın gözünü kırpmadan bu ülkeyi Ortadoğu’da savaşın içine itecektir. En yakın görünen İran saldırısı başta olmak üzere, ABD tarafından planlanan askeri operasyonların taşeronu olmaya soyunacaktır.
AKP, aklın esareti anlamına gelen türban gibi simgeleri meşrulaştırma çabasının altında , ülkemizi göbeğinden bağlı olduğu ABD -AB işgalcilerinin istemleri doğrultusunda, iç gerilim ve iç savaşa ve bölünmeye sürüklemektedir. Türban la, bu acı gerçeğin birbirinden ayırt edilmesi mümkün değildir.
Gerici ve işbirlikçi AKP aklımıza, insanlığımıza, insanımıza düşmandır. Eğer AKP, en temel insanlık gereksinimlerine yanıt verecek bir çaba içinde olsaydı;
“72 milyon nüfuslu Türkiye’nin üçte biri yani 28 buçuk milyon insanımız işsiz. Net asgari ücretin 419,15 YTL olduğu ülkemizde, iki çocuklu bir ailenin sadece tüketmesi zorunlu olan gıdalar için yapacağı harcama 655,17 YTL olmuş, insanca yaşama koşullarında yaşayabilmesi için gerekli olan yoksulluk sınırı ise neredeyse 2.000 YTL’ ye yükselmiştir.”
Diğer Yandan ;
“1 Mayıs 2004′te AB’ye yeni katılan ülkelerin hemen hepsi yabancılara toprak satışını yasaklarken, Batılı emperyalistlerin ve Siyonistlerin ülkemize yerleşme politikaların gereği olarak AKP, Yabancılara toprak satışını serbest bırakacak yasal düzenlemeleri gerçekleştirmiş, Türkiye de 27 Mayıs 2004 tarihi itibarıyla yabancıların eline geçen toplam arazi 323.737.215 metrekareye ulaşmıştır.”
Sn AKSÖZ;
“Türkiye’de yabancılar yalnız toprak satın almıyorlar. Şu anda 200′e yakın büyük holding seviyesinde şirket Dünya Bankası’nın da güdümüyle yabancı şirketlerin kontrolüne geçiyor. Bankalar gitti, şirketler gitti şimdi topraklarımız da gidiyor. Artık bunun sonucunu tahmin etmek zor olmasa gerek.”
Temel insan hak ve özgürlüklerinin, , türban sorununa indirgenerek açıklanması, demokratik haklar ve özgürlükler açısından hala geri bir ülke olan Türkiye açısından sizce de endişe verici değil mi? Yerel ve yaygın basınımızın temel işlevi bu acı ve ürkütücü gerçeklerden halkımızı haberdar etmek değil mi?
Tüm bu sorunları Türkiye’nin ana gündeminden çıkaran ve “Türbanı” gündemin başına koyan, Sizin deyiminizle “Atatürkçülük adı altında açıklama yapan”lar mı, Yoksa AKP hükümeti mi?
Sn.AKSÖZ:
“AB ve ABD Lozan ile, onların İşbirlikçileri İstanbul’u yeniden başkent yapmak isteyen kadro, Cumhuriyet hazırlanırken Halife Efendi’nin elini öpmek için sıraya girenler, İttihat ve Terakki artıkları, İslamcılar, tarikat, tekke ve zaviye erbabı mürteciler, İzmir suikastçıları ve Menemen mültecileri, ve mandacılar, Şeyh Sait militan ve müritleri, Kemalist Cumhuriyetle hesaplaşmayı bitiremediler. Cumhuriyet ile “kan davalı” olduklarını artık gizlemeye bile gerek görmeyen bu çıkar ortakları Yürüttükleri yıkım savaşında “Türban ” üzerinden Kemalist Cumhuriyetle çarpışıyorlar.”
ADD; bu tartışmada taraftır. Kemalist Cumhuriyetten yandır. Kimi “türban” üzerinden siyasi rant sağlamayı iş edinen siyaset ve kalem erbabı rahatsız olsa da, ADD bu tavrından yani Kemalist ilkeleri ödünsüz, ilkeli ve kararlı bir şekilde savunma kararlılığından asla vaz geçmeyecektir. Biz Atatürkçülüğü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrenip onun yolunda yürümeye and içenlerdeniz. . Bu nedenle ADD’nin ve Atatürkçülerin kimseden ders almaya ihtiyacı yoktur ve olamaz.
Sn. Aksöz;
Toplumda yeni kutuplaşmalar ve gerginlikler yaratmaktan öte gitmeyen bu tartışmadan nemalanmak, isteyebilirsiniz. Ama ADD Isparta Şubesi Yönetimi olarak bizi bu ucuz hesaplarınıza alet olarak kullanmaktan ivedilikle vazgeçin. Biz bir kez daha size yanıt vermeyeceğiz. “Kötü söz, bizi değil sahibini küçültür”
Sn AKSÖZ;
Sizin bu tartışmada Kemalist “Cumhuriyetle hesaplaşmayı” siyasetinin ana malzemesi yapanlardan olmadığınızı, olmayacağınızı umuyoruz. Bu nedenle bu “Açık Mektup”u yayınlamanızı da bekliyoruz.
Siz bize selam olarak “kin, öfke ve saygısızlık, entellik” suçlamalarını gönderdiniz. Biz size ve ailenize sağlıklı, aydınlık yarınlar dilemeyi Kemalist olmamızın gereği sayarız. Sağlıkla kalın.

YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK
ADD.Isparta Şube Başkanı

.




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

Sayın Özyürek,

Bu onur dolu, insan sevgisi, yurt ve ulus sevgisi dolu, yüksek düzeyli uyarıcı yanıtınızın altına ben de imzamı atıyor, sizi ve ADD Isparta şubesinin tüm yönetici ve üyelerini saygılarla kutluyorum.

Atatürk tüm iç ve dış karşıtlarını yendi ve yenmeyi sürdürüyor. O karşıtlar ki, bugünküler gibi, sıkışınca O’ndan yana oldukları yalanını söylemekten bile utanç duymuyorlar!

Özer Ozankaya
ADD Kurucu Üyesi ve 4. Genel Başkanı

Sayın Mahmut Özyürek,

Ülkenin içinde bulunduğu zor günlerde yapılan saldırılara karşı olan savaşınızda yalnız olmadığınızı biliniz.
Bizler ADD Genel Merkez birlikteliğiyle yıkılmaz bir kale olmanın gerekliliğini bir daha görmekteyiz.
Size ve tüm yönetim kurulu arkadaşlarınıza saygılarımla.

Sabri Kırna
ADD Kadıköy Üyesi