RÜŞVETİN FAYDALARI…Yılmaz Dikbaş — Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi

RÜŞVETİN FAYDALARI…Yılmaz Dikbaş


AB PolitikasıRÜŞVETİN FAYDALARI…Avrupa Birliği (AB) hayranı, Hürriyet gazetesi köşeyazarı Bekir Coşkun, halkımızın yarısını ‘Göbeğini kaşıyan adam’ olarak niteleyip aşağıladıktan sonra, tutup üç milyona yakın insanımızın da tümüne birden ‘rüşvetçi’ damgasını şöyle vurdu:

“…rüşvet olmayan bir tek yer yoktur bu memlekette. Bir tek kamu kuruluşu, bir tek makam, bir tek oda, bir tek masa, bir tek koltuk, bir tek sandalye bulamazsınız.”

Biz de şimdi gözlerimizi AB Mandacılarının Kâbe’sine çevirelim, bakalım sözde Uygarlığın Beşiği, Demokrasinin Yuvası, Avrupa Birliği’nde rüşvet var mı, yok mu…

Sessiz Sedasız - Nuri Kurtcebe Avrupa Birliği (AB), bağımsız bir devlet konumuna gelmiş siyasi bir kuruluştur. Her devletin olduğu gibi, AB’nin de tüm gelir-gider hesaplarını denetleyen bir sayıştayı vardır. AB’nin Sayıştay denetçileri, 1995 yılından beri, yani 13 yıldır, AB’nin hesaplarını ‘ibra’ etmemiş, yani aklamamıştır!
Niçin aklamamışlardır?
Çünkü her yıl, AB bütçesinden yaklaşık 5 milyar Avro’nun türlü sahtekârlık yöntemleriyle çalındığını saptamışlardır!
AB’de sahtekârlık, yolsuzluk ve rüşvet, üst düzey yöneticilerin kitabında, bir ‘Paylaşımdır’.

Avrupa Komisyonu’nun iki üyesi, yani iki bakanı, İtalyan Emma Bonino ve İspanyol Manuel Marin, 1993-1995 döneminde AB’nin ‘İnsani Yardım Bütçesi’nden toplam 800 bin Avro hortumladılar. Hortumcu bakanlara hiçbir şey olmadı, görevlerini sürdürdüler.
AB’de hortumculuk, bakanlık düzeyindeki yöneticiler arasındaki ‘Birliktir’.

AB bünyesindeki bir dizi rüşvet ve yolsuzluk olayını ortaya çıkaran Baş Muhasebeci Marta Andreasen, önce korkutulup tehdit edilerek sindirilmek istendi, daha sonra da işinden kovuldu.
AB’de rüşvet, üst düzey yöneticilerin kulağına ‘Müziktir’, rüşveti ortaya çıkarmaya yeltenenler için ise işten kovulma!

euroAB Sayıştayında yedi yıl görev yapmış olan denetçi Dougal Watt, 2002 yılında, AB’de rüşvet, yolsuzluk ve hortumculuğu düzenleyip yöneten, AB Bürokratları-Mafya-Masonlar çetesini ortaya çıkardı. Bulgularını, AB’nin hukuk kurumlarına yazılı rapor olarak verince işinden kovuldu.
AB’de rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlık, üst düzey yöneticiler için ‘Yatırımdır, ihaledir, teşviktir’.

Avrupa Komisyonu’nda yedi yıla yakın ‘Avrupa Para Birliği Daire Başkanı’ olarak çalışan İngiliz ekonomist Bernard Conolly, 1990 yılının başında, AB’nin en üst yöneticilerinin bulaştığı rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlıkları ortaya çıkarmaya başlayınca başı belaya girdi. Kendisi ve eşi korkutlup tehdit edildi. Conolly korkmadı, yılmadı ve bulgularını ‘Avrupa’nın Çürümüş Yüreği’ adlı kitabında yayınladı. Rüşvetçi amirleri onu hemen işten kovdular. Kitap, AB ülkelerinde ‘En Çok Satan Kitap’ oldu.
AB’de rüşvet, sahtekârlık ve yolsuzluk, en üst düzey yöneticileri açısından sihirli bir ‘İletişimdir’.

1999′un başlarında, Avrupa Komisyonu üyelerinin, yani bakanların rüşvet yediği söylentileri medyaya sel gibi akmaya başlayınca, bağımsız bir denetleme kurumunun tüm iddiaları araştırmasına karar verildi. 15 Mart 1999′da bağımsız denetçiler raporlarını açıkladılar. Başta AB’nin Başbakanı olmak üzere tüm Bakanlar rüşvet yemiş, türlü yolsuzluklara bulaşmışlardı. Bu, dünyada bir benzeri görülmemiş bir skandaldı. Avrupa Komisyonu’nun tüm üyeleri, yani başta Başbakan olmak üzere tüm Bakanlar istifa etmek zorunda kaldılar.
Peki, istifalardan sonra ne oldu?
Rüşvetçi bakanlar, yeni bakanlar kurulu oluşuncaya kadar görevlerini sürdürdüler. Hiçbirine hiçbir ceza verilmedi. Suçluluğu kanıtlanmış rüşvetçi dört bakan, yeni oluşan bakanlar kurulunda da görev aldı.
AB’de rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlık, bakan düzeyindeki yöneticilerin gözünde ‘Hizmettir’.

Özetleyecek olursak; AB’de rüşvet, yolsuzluk ve sahtekârlık; ‘örf’dür, ‘gelenek’tir, ‘kültür’dür.
Peki, neden böyledir?
Çünkü sömürgecilik, yağmacılık, avantacılık ve beleşcilik Avrupalıların kimliğine sinmiştir. Avrupalı egemenlerin kimliği, kirlidir!

Şimdi anladınız mı neden Türkiye’de bazı kişi ve kuruluşlar AB’ye girmek için can atıyorlar!

Yılmaz Dikbaş
17 Ocak 2008, Antalya
dikbas@kalinka.com.tr
www.kalinka.com.tr

.




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.