Ahmet SALTIK: 1-10 Temmuz 2008;
Türkiye, AB-D emperyalizminin içerideki maşalarıyla dayattığı bir uyduruk …
Ergenekon iddianamesi ile karşı karşıya.
Adeta Türkiye’yi bölme amaçlı BOP işirlikçisi AKP’nin kapatılma davasına intikam gibi..
Bu kapsamlı dosyada, tarihe not düşecek biçimde uyduruk Ergenekon iddianamesi sürecinin kapsamlı ve sıkı bir irdelemesi ile kumpasın arka planını sizlere sunuyoruz.
Çağrımız Türk halkınadır : Her türlü iç çekişme ertelenmeli ve işbirlikçi bölücülere karşı VATANSEVER çizgide tüm ulus ayağa kalkmalı ve de ülkesini-ulusunu, tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda Yüce ATATÜRK’ün öncülüünde yağtığı gibi birkez daha savunmalıdır.
Halkımız bunu yapacak ve emperyalistlerle yerli maşalarını bir kez daha defedecektir.
Tarih : 1-10 Temmuz 2008; “Türkiye tarihinin en uzun 10 günü”
BAZI SOLCULAR VE MİLLİYETÇİLER NEDEN SUSUYOR?
Ergenekon Tertibi ile ilgili olarak bu soruyu çevremdeki kişilere sordum. Hemen bir soru ile karşılık verdiler. Hangi solcu, hangi
12 Mart ve 12 Eylül’de solcular ile milliyetçiler çatışmamışmıydı? En azından birinin sesi çıkmaz mı?
Niye susuyorlar?
Geldik mi gene emperyalizm meselesine?
Emperyalizme karşı olan solcu da milliyetçi de susmuyor, savaşıyor.
AB’ci solcu ve AB’ci milliyetçi susuyor.
Sahte solcu ve sahte milliyetçi dışa bağımlıdır. Saldırı dışarıdan geldiği için susuyorlar.
SOROS’UN AKIL MİTİNGLERİ
AKP”nin kapatılma davasının “Millî İradeye” aykırı olduğunu belirtmek ve “Sivil Anayasa”nın mutlaka yapılması gerektiğini duyurmak için “Ortak Akıl Mitingleri” yapılıyor. Malatya ve Samsun”un ardından Bursa”da yapıldı. Bir bakıma “Cumhuriyet Mitinglerinin” karşıtı denilebilir. Katılan halk neyi ne kadar biliyor derseniz, onların bilgilendirildiğine inanmak zor. Ellerine aldıkları Türk Bayrakları ile bilmeden Cumhuriyete karşı yürütülüyorlar.
Doların gücü ile kitleleri psikolojik kontrol altına alan Soros yandaşları, Yugoslavya”yı böyle parçaladı. Şimdi aynı oyun bizde oynanıyor. 1990 sonrası Batı emperyalizmi tarafından kurdurulan onlarca STK yeri ve zamanı geldiğinde ortaya çıkıyor. O zamana kadarda insanları yönlendiriyor, güven kazanıyor.
Soros”un Açık Toplum Enstitüsü İstanbul”da kurulu durumda yıllardır. Akademisyenleri projelendiriyor, kitleleri yürütüyor. Netice olarak o devletin içinde yaşayan vatandaşları devlete karşı ayaklandırmak için ısınma turları yapıyorlar.
Soros”un yemlediği Taraf Gazetesi mitingi şöyle anlatıyor:
“Genç Siviller, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV), Memur-Sen”in de aralarında bulunduğu 300″e yakın sivil toplum kuruluşu tarafından oluşturulan Ortak Akıl Hareketi, darbe ve demokrasi dışı girişimlere karşı eylemlerini yaygınlaştırıyor.” (Taraf- 21 Temmuz 2008)
Bahsi geçen örgütlerin kökeninin cemaat olduğunu söylersem, kimin eli kimin cebinde daha net anlaşılmış olur.
MÜCADELENİN STRATEJİSİ VE STRATEJİK KÜLTÜR
Bilinen bir doğrudur.
Kolaycı aydın hep şikâyet eder. “Birleşmek lazım kardeşim,
birleşmezsek kaybederiz.”
Yazının başlığında strateji sözcüğünü Türkçe olmadığı için
kullanırken tereddüt ettim. Strateji bir süreci anlattığı için kavranması
oldukça zordur. Türkçe’ye “dolaylı tutum” diye tercüme edilse de tam
karşılamadığını sanıyorum.
Stratejiyi bir süreç olarak anladığımızı söyleyerek devam
edelim.
Önceki Başlıklar
“Yerli ve yabancı hiçbir kuruluştan "fon" adı altında bile yardım almamakla övünüyoruz."