“HAYIR” OYU, TÜRKİYE’Yİ BATI’YA AÇIK SÖMÜRGE OLMAKTAN KORUYACAKTIR


CHP YÖNETİMİNE VE TÜM YURTTAŞARA  İVEDİ ÇAĞRI:

“HAYIR”  OYUNUN, ASIL OLARAK TÜRKİYE’Yİ BATI’YA AÇIK SÖMÜRGE OLMAKTAN VE TÜRKİYE HALKINI  KARDEŞ KAVGASINA SÜRÜKLENMEKTEN  KORUYACAĞI   VURGULANMALIDIR!

12 Eylül’de Türk Ulusu’nun önüne getirilecek olan Anayasa Değişikliği önerisine neden “HAYIR” denmesi gerektiği, halka çok iyi anlatılmalıdır.

“HAYIR” demenin hem ulus düzeyinde, hem de birey, aile, belde .. düzeylerinde onurla, huzur,   kardeşlik  ve güvenlik içinde  yaşayabilmemiz için neden zorunlu olduğu,     tüm seçmenlerin     bilinçlerinde, ruhlarında geniş yer tutacak bir açıklıkla anlatılmalıdır.

“Kamu yararına dernek” olmak, yapıp edeceklerinin “iktidar tarafından vesayet altına alınması” demek değildir.


ADD Genel Başkanlığı’na,

     12 Eylül 2010′da yapılacak Anayasa değişiklikleri referandumunda ADD’nin kurumsal olarak
bir tutum benimseyememesi ve eylemli girişim içinde olamaması kabul edilemez.

     ADD kurucularından Sn. Prof.Dr. Mustafa ALTINTAŞ’ın itirazına büyük ölçüde katılmaktayım.

     “Kamu yararına dernek” olmak, yapıp edeceklerinin “iktidar tarafından vesayet altına alınması” demek değildir.
     Dernekler Yasası ve demokratik özgürlükler kapsamında, iktidarın kimi uygulamalarının -örneğimizde Anayasa değişikliklerinin- kamu yararına olmadığını söyleyerek halkı uyarması tam da kamu yararına hizmet demek olabilir.

     İktidarların her yaptıklarının kamu yararına olduğunu varsaymak, ancak totaliter rejimlerde, faşizmde, teokrasilerde olabilir.

TÜRKİYEDE DARBELERİN KAYNAĞI 35. MADDE DEĞİL, NATO’DUR.


Sayı:2010/4I

Konu “Darbelerin kaynağı 35. madde değil, NATO’dur”            25 Temmuz 2010

          BASIN AÇIKLAMASI

   TÜRKİYEDE DARBELERİN KAYNAĞI 35. MADDE DEĞİL, NATO’DUR.

 Cumhuriyet rejimini yargıyı kullanarak dönüştürecek, Yargı bağımsızlığını yok edip yargının bir siyasal parti tarafından ele geçirilmesine olanak hazırlayacak olan “Anayasa Değişikliği” paketinin “Halkoyuna” sunulması tartışmalarının alevlendiği bir süreçte  “TSK iç hizmet kanununun 35. Maddesinin” kaldırması tartışmalarının gündeme taşınması Türkiye üzerinde oynanan emperyalist planların bir parçasıdır.

TSK’nın görevini “Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır.” Diye tanımlayan 35. Madde, darbe yapmayı meşru gösteren bir madde değil, tam tersine dışarıdan ve içeriden gelebilecek her türlü tehdit, tehlike ve darbeye karşı Cumhuriyeti ve vatanı savunma görevidir.

SEVR’DEN LOZAN’A -LOZAN’DAN SEVR’E HEDEF AMASYA!


                  O zaman çalıştığımız televizyon kanalında Attila ağabey (İlhan) danışman olarak bulunuyor ve her Salı ve Perşembe öğleden sonra, odası onu dinlemek isteyenlerle dolup taşıyor. Nadiren onu yalnız yakalıyordum. 2003. Bir yaz günü. Bana Mustafa Kemal Paşa’nın Lozan Barış Anlaşmasında içini dağlayan maddelerden sözediyor.

‘Gençler bilmiyor!’ diyor. ‘Lozan’dan sonra 13 yıl boyunca, Mustafa Kemal Paşa, batılıları Boğazlar sorunu için karşısına oturtmaya çalıştı. Lozan anlaşması, yedi düvele karşı büyük bir başarıydı. Ama Türk boğazları, Çanakkale, Karadeniz ve Marmara denizi, ‘Boğazlar komisyonu’ adı altında Türk ve yabancılardan oluşan bir komisyonun denetimine bırakılmıştı.. Ege adaları Türk hakimiyeti dışında kalmıştı. Bu onun içini dağlıyordu.’

Yıl 1923. Yepyeni bir cumhuriyet, içte ve dışta düşmanlarla çevrili. Yeni cumhuriyeti göçertmek için türlü plan yapılıyor. Batı kurtuluş savaşının rövanşı için sinsi sinsi bekliyor.

LOZAN ANTLAŞMASININ 87. YILI ORTAK BASIN AÇIKLAMASI


 “ISPARTA ULUSAL GÜÇ BİRLİĞİ“ LOZAN ANTLAŞMASININ 87. YILI   
ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

24 Temmuz 1923 ‘te imzalanmış olan Lozan Antlaşması Türk ulusunun varlığının, çetin bir kurtuluş savaşı sonunda saldırgan, yayılmacı batı tarafından tanındığı, aynı zamanda tüm mazlum milletlerin kurtuluşu yönünde atılmış ilk ve önemli bir adımdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ölüm fermanı Sevr, doğum belgesi ise Lozan’dır. Lozan’da Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları belirlenmekle kalmamış, Türkiye Cumhuriyeti’nin toplumsal yapısı da antlaşmaya bağlanmıştır. Bu nedenledir ki Lozan Türkiye’nin tapu senedidir.

Önceki Başlıklar

ULUSLARARASI LOZAN BARIŞ ANDLAŞMASININ KÜRESEL BARIŞ VE DEMOKRASİ İÇİN KALICI DEĞERİ


“EVET” Mİ “HAYIR” MI?


‘Derelerini satan ülke belini doğrultamaz!’


ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ “BATI AKDENİZ ŞUBELERİ BÖLGE TOPLANTISI” BASIN AÇIKLAMASI


GERÇEKLER ACIDIR…/GÜRKUT ACAR


Sayfa: 1 2 3 4 ... 67
ADD 16.04.1993 tarih ve 21554 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu’nun 28.03.1993 tarih ve 93/4239 sayılı kararı ile “Kamu Yararına Çalışan Dernekler” arasına alınmıştır.

“Yerli ve yabancı hiçbir kuruluştan "fon" adı altında bile yardım almamakla övünüyoruz."

  • Kategoriler

  • Son Yorumlar

  • Sayfalar

  • Beni Haberdar Et

    İsteyen herkesin eposta adresine sitemizde yayınladığımız makalelerin özetlerini gönderiyoruz.
    Siz de kayıt olabilirsiniz
    Postaları Okuyamıyorum
  • Arşiv

  • Meta