Prof. Dr. Ahmet SALTIK- ADD GENEL MERKEZİ’nin “ÖRTÜK MİSYONU” mu VAR ?!?
Prof. Dr. Ahmet SALTIK
ADD Genel Başkan Önceki Yrd. Ankara Üniv. Tıp Fak. www.ahmetsaltik.com
Sayın Serdar ANT’ın “ADD Değil TSK Yüksek Profil Sergilemelidir !…” başlıklı yazısını az önce okudum.. (www.asahaber.net/modules.php?name=News&file=print&sid=5479 ) (15.12.07)
Yazdıklarını hemen hemen tümüyle paylaşıyorum..
Kendisini kutluyor ve teşekkür ediyorum.. Gerçekten de tablo çırılçıplak..
ADD Isparta Şubesi çok net soruyor :
• ” Toplumsal direnci ‘pasifize edecek’, ağır toplumsal yaralara ‘pansuman ‘ türünden ’sadaka’ kültürü ve felsefesini Dernek çalışmalarının ‘omurgasıymış’ gibi ön plana çıkaracak yayın ve eylemlerin, ADD Genel Merkezi web sitesinde yer alması ne denli isabetli ve yakıcı gündemle örtüşen bir davranıştır? “
Sayın Serdar Ant ise röntgeni çekmiş :
Eleştiriler “ortak vücudumuzun sağlığı” için yapılmıştır.(ADD Genel Merkezine)
Konu : Eleştiriler “ortak vücudumuzun sağlığı” için yapılmıştır. 15.12.2007
ADD GENEL YÖNETİM KURULU’NA![]()
ADD GENEL YÖNETİM KURULU’NA
ADD YÜKSEK DİSİPLİN KURULU’NA
ADD GENEL DENETLEME KURULU’NA
ANKARA
İlgi: a) 29.11.2007/ 2007/68 “İsparta’daki Kritik Durum” konu’lu yazımız.
b) 01.12.2007 / 2007/70ADD İsparta Şubesine “ikinci elden talimat” konulu yazımız.
c) 05.12.2007, 2007/73 sayılı “Derneğimizin Çalışmaları -Değerlendirme “konulu yazımız.
d) ADD Genel Başkanlık-12.12.2007 tarih ve 2007/904 sayılı yazılarınız
e) 14.12.2007 tarihli “Bayram ve Yeni Yıl kutlaması” konulu yazınız
Sn. Genel Başkanın imzasını taşıyan İlgi (d) ve İlgi (e)yazılarda “örgüt bütünlüğünü bozacak,
dernek içinde bir çatışma var havası yaratmaya çalışacak”, “arasındaki dayanışma duygularını zayıflatmak amacıyla yapılan maksatlı yayınların” altları tarafımızdan çizilen, koyulaştırılan ve tırnak içine alınan bölümler dikkat çekicidir. Ayrıca sayın Genel Başkan aynı yazılarda;
“Atatürkçü Düşünceyi savunma şeklinin söz konusu maddede belirtildiği gibi yasa, tüzük, yönetmelik
ve derneğimizin geleneklerine uygun olarak yapılması gerekmektedir.”"Yerli yersiz, internet ortamlarında derneğimizin adını kullanarak, ADD’ yi küçük düşürecek şeylerle uğraşılmamasını” da dile getirmektedir.
Bir örgütte, gerçekten böyle bir gelişme yaşanıyorsa, Sn. Genel Başkanın kaygılarına katılmamak elde değil. Çünkü; Dernek Tüzüğü ve ülkenin hukuku, ADD’nin de doğalıkla temel dayanağıdır.
Kubilay’ı unutmadık, Unutturmayacağız
( Onlar; İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz)
BASIN AÇIKLAMASI
23 Aralık 1930 da menemende “mehdi” olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) ve yandaşlarınca ![]()
Bekçi Hasan ve Şevki öldürüldü, ASTEĞMEN MUSTAFA FEHMİ KUBİLAY’IN ise başı bağ testeresi ile canlı canlı gövdesinden ayrılarak hunharca katledildi.
Menemen olayı; genç Cumhuriyetimizin1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı, soysuz bir başkaldırı, asla unutulmaması ve unutturulmaması gereken bir vahşettir.
Türkiye’yi sömürgecilerin güdümüne, yobazlığın kör karanlıklarına geri götürmek isteyen tüm işbirlikçi - irticai hareketlerin, dinci ve dinsiz yobazların, geçmişte olduğu gibi, bu günde var olduklarını ve gelecekte de var olamaya devam edeceklerini bu ulus aklından bir an bile çıkarmamalıdır.
MENEMEN OLAYI 23 ARALIK 1930
Günümüzde siyasi egemenliği ele geçirmiş olan ‘Nakşibendi’lerin dedeleri tarafından 77 yıl önce düzenlenmiş bir karşıdevrim kalkışmasına tek başına karşı durmuş (43.piyade alayı 1.tabur 3.bölük takım komutanı, Ulu Önder Atatürk’ün deyimiyle ‘genç ve kahraman zabit vekili) Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile Bekçi Hasan ve Şevki Beyleri sevgi ve saygı ile anıyoruz…
Atatürk devrimlerine inanmış bir öğretmen-yedeksubayın inandığı değerler adına onurlu duruşudur izleyeceğiniz.
Günümüzde Kubilaylara ne denli gereksinim olduğunu bir kez daha düşünün…
Önceki Başlıklar
“Yerli ve yabancı hiçbir kuruluştan "fon" adı altında bile yardım almamakla övünüyoruz."