O “BİR GÜN” BU GÜNDÜR

BASIN AÇIKLAMASI

           Türk ulusuna hayat hakkı tanımayan Sevr’i dayatmış emperyalist güçlere karşı, en olumsuz koşullarda  mazlum milletlere örnek ve önder olan bir kurtuluş savaşı ile çağdaş bir devlet kuran inancın, aklın ve faziletin zaferini kutluyoruz. Bu zaferin adı Cumhuriyettir.

Bağımsızlığını, ulusal onurunu kanı pahasına kazanan Türkiye Cumhuriyeti, 86. yılında;  kurucusu’na ihanetin doruğa ulaştığı,  kanla irfanla kazanıp, kurduğumuz Cumhuriyetimizin temellerinin tümüyle yıkılmaya çalışıldığı, Lozan Antlaşmasıyla çizilen ülkemizin sınırlarının, ulus-devlet yapımızın iç ve dış ihanet odaklarının ağır saldırıları ile karşı karşıya olduğu bir süreçten geçmektedir.

Ulusal onuru, toplumsal namusu, ülkenin ve ulusun bağımsızlığını, ulusal varlık ve değerleri canları pahasına savunanlar, Cumhuriyete kol kanat gerenler karalanıp, suçlanarak “BEKİRAĞA BÖLÜĞÜ” benzeri uygulamalarla tutuklanarak Silivri de çürütülürken, Türkiye Cumhuriyeti’ni güçsüz kılmak için ihanet şebekeleri kuranlar,   soygunculuk ve yağmacılıkta işgal güçlerini aratmayan  “haramzadeler”, 40 bin yurttaşımızın canına kıyan katiller alkışlanmaktadır..

Batılı kan emicilerin ülkemizi yağmalama ve bölgemize egemen olma çabaları artarak sürmektedir. Bölgede bu amacın önündeki en büyük engel, 1920’lerde iştahlarını kursaklarında bırakan Mustafa Kemal Atatürk ve onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’dir

Bu nedenle, bugün Türkiye Cumhuriyeti, “dâhilî ve haricî bedhahların (kötülük isteyen)” her zamankinden daha büyük bir kuşatması, saldırısı ve kimsenin adını koymaya cesaret edemediği bölücü, ayrılıkçı bir “ayaklanma” ve “devleti ele geçirme planı” ile karşı karşıyadır.

Atatürk Cumhuriyeti’ni yıkma davalarında etkisiz kılınacak son mevzi olarak gördükleri Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı saldırılar artarak sürüyor. Anayasa Mahkemesi kararıyla “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olduğu, sabit olanlarla, Ülkeyi irtica batağına sürüklemek isteyenlerle, irticayı önlemeye çalışanları, Cumhuriyeti, ilke ve devrimlerini koruyan kurumları aynı kefeye koyma çabaları her türlü hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle sürdürülmektedir.

Tüm bu nedenlerle; Cumhuriyetimizin 86. yılı,   Gazi Mustafa Kemal’in bizi yıllar önce, “Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen…” diyerek uyardığı o “bir gün”dür. 

Bir kez daha haykırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti,  dünya durdukça her türlü “karanlığın üstüne güneş gibi doğmaya” devam edecektir. Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Milletin elinden tutmaya lüzum vardır. Devrimi başlayan tamamlayacaktır!” özdeyişi yolumuzu aydınlatmaktadır!

En büyük Bayram, “29 Ekim 1923”ü, 86 yıl sonra coşkuyla özgüvenle anıyoruz. Herkese kutlu olsun!

Yaşasın Atatürk ve Devrimleri,  yaşasın Türkiye Cumhuriyetimiz!!

 

YÖNETİM KURULU ADINA :                         Mahmut  ÖZYÜREK

                                                                                      ADD.Isparta Şube Başkanı

.

About Mahmut Özyürek