(Özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizi dizginlemeye yönelik bir girişim)
ÇYDD Genel Başkanı Türkan SAYLAN’ın eşgüdümünde Türkiye’nin tanınmış kadın yazar, akademisyen, sanatçı, gazeteci ve sivil toplum örgütü liderinin “Biz kadınlar barışa söz verdik” ilanı ile bir araya geldikleri çığırtkan mütareke medyası tarafından kamu oyuna duyuruldu.
Başta ABD olmak üzere, emperyalizmin Ortadoğu’daki hegemonyasının pekiştirilmesi ve güvenceye alınması amacıyla; Türk ulusu üzerine “piyon” olarak sürülen PKK tarafından; terör estirilip kanlı katliamlar düzenlenirken, bedelini Çanakkale’de, bağımsızlık savaşında kan ve can olarak ödediğimiz topraklarımız üzerinde “kukla-uydu” devletler inşa edilirken, Türk halkının ABD ve AB emperyalist haydutlarına karşı biriken toplumsal mücadele dinamiklerini dizginlemeye yönelik bu “kirli barış” çağrılarını, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya yönelik utanç verici bir girişim olarak değerlendiriyoruz
Ulusal Bağımsızlık ve özgürlük kavramlarını sözlüğünden silenlerin, Emperyalist işgale, bölücülüğe karşı mücadele etmek yerine onun emrine girerek, onlardan aldıkları icazetle VE “FON”larla “barış!” havariliğine soyunan bu kadınların önerdikleri “barış!”ın gerçekte; 1919 öncesinde olduğu gibi ulusumuzun “köleleştirilmesi” anlamına geldiğini Türk ulusu yaşayarak öğrenmiştir.
Utanç verici bir teslimiyet belgesi olan SEVR de bir barış önerisi idi. “Sevr”i elinin tersiyle iten ve 3.5 yıl savaşı göze alan, Lozan’ı imzalayan Gazi Mustafa Kemal ve soylu Türk ulusunu “BARIŞ KARŞITI” olarak mı değerlendireceğiz?
Şimdi 87 yıl sonra Sevr taslağını “barış !” maskesiyle yeniden öne süren ABD ve AB’nin gönüllü devşirmeliğine soyunanların bu “kirli barış” girişimlerini Özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizi dizginlemeye yönelik bir girişim olarak değerlendiriyor ve şiddetle kınıyoruz.
Hatırlatırız ki; İnsanlığın barış idealinin en büyük örneği olan Mustafa Kemal ATATÜRK’E göre; özgürlük ve barıştan yoksun bir toplum için barış bir erdem olmaktan çıkar. Bu gibi durumlarda ulusun kendisini savunması, ülkesinin bütünlüğünü korumak uğruna savaşması bir insanlık görevidir “Özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumak yolunda savaş vermeyi bilmeyen uluslar için yaşama hakkı yoktur. Bu uğurda savaş gereklidir”
Biz Yüce Atatürk’ten öğrendiğimiz gibi; emperyalistlerden medet ummadan, yaşama hakkımızı güvenceye almak , ülkemizin bölünmezliğini, ulusumuzun birliğini, bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü sağlamak ve korumak yolunda her zaman savaşı göze alanlardanız. Her türlü İhanete ve teslimiyetçilerin çığırtkanlığına karşın.
YÖNETİM KURULU ADINA:
MAHMUT ÖZYÜREK
ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI
22.11.2007
.
