Isparta ya Gelişinin 79. yılında Atatürk’e Mektup


Aziz Atatürk;

6 Mart 1930′un 79. yılındayız. Kurtarıp Kurduğun ve saygın devletler arasına kattığın  Cumhuriyetin Isparta sı seni coşkuyla heyacanla karşıladı o gün.

Nasıl Heyacanlanmazlar’ki, O gün verdiğin buyruklarla daha sonra,  Isparta; Afyon-Denizli- İzmir demiryolu ağına bağlanmış, Keçiborlu da Kükürt Fabrikası, Isparta da Gül yağı fabrikası ve Sümer Halı Sanayi’nin kuruluş işlemleri gerçekleşmişti.

Kurtuluş savaşında binlerce şehit veren Isparta’lı Devrimlerine  ve eserlerine de sahip çıkmayı bilmişti.

Köylüyü eğitmek için, köy  çocukları  eğitilsin, köylerine öğretmen olsun istedin “Gönen Köy Entitüsü” kuruldu. Türkçeyi yabancı diller boyunduruğundan kurtarmak, kültür seferberliği başlatmak için “Halkevleri” olsun istedin, Isparta da “Halkevi” de kuruldu. Kılık kıyafetimiz uygar uluslara yaraşır olsun, başta kadınlarımız ve tüm insanlarımız “kul” değil “yurttaş” olsun istedin. Önce Isparta halkı  uyguladı yaşattı devrimlerini.

Ama sen öldükten  sonra tüm Türkiyede  başlayan, 1950 li yıllarda hızlanan ve Ispartaya gelişinizin 79. yılında doruğa çıkan “Atatürk karşıtları“  yada “eski düzen özlemcisi karşı devrimciler” ilimizde yapılmasına öncülük ettiğin  tüm eserleri  birer birer yok ettiler. Artık ne trenimiz var, ne Keçiborlu da kükürt Fabrikamız, ne Sümer Halı Sanayimiz kaldı.İşbirlikçi haramiler yağmaladılar.  Gönende’ki aydınlanma ışığımız “Köy Enstitüsü“nü kapatmakla kalmadılar, köy okullarını da kapattılar, Cumhuriyetin ve devrimlerinin aydınlık elçileri öğretmenlerimizi kopardılar köylerden ve karanlığa teslim ettiler köylerimizi.

Kurtarıp kurduğun ve eserlerinle yücelttiğin Devletin tüm kuruluşlarını,  ülkemizden kovduğun yabancılara peşkeş çektiler. Demirçelik fabrikaları, dokuma fabrikaları, süt, şeker, çimento, tekel fabrikalarını, yer altı, yerüstü tüm zenginliklerimizi yok pahasına elden çıkardılar. Artık güvenliğimizin karargah evleri PTT yi de tarihten sildiler. Kaçak villa sanığı şimdiki Maliye Bakanı Sümerbank‘ı bitirdik. Biz, yakında adını da tarihten sileceğiz” dedi. Aslında adını asıl tarihten silmek istedikleri sen ve senin eserlerindi.

Artık bize bıraktığın “cennet vatan” bağımsız değil. Ankaradan da yöneltilmiyor üstelik.  Öyleki “bağımsızlık” istemek, senin aydılık Türkiyeni  savunmak suç sayılıyor ülkemizde ve Isparta da.

Görünen düşmanla savaşmak kolay Atatürk. Kimin ne olduğunu bilir, canımızı verir; yine de korurduk  emanetini. Ama artık savaş,  topla, tüfekle,  silahla değil, Ulus devlet, ulusal irade, ulusal hukuk  yok edilerek, beyinler yıkanarak, ulusalcılar “terörist” gibi tanıtılarak  sürdürülüyor.. Ülkemizden kovdukların,  içimizden kimilerini “devşirerek”, değiştirip, dönüştürerek   bizi bölüp parçılıyorlar. Yani düşman içimizde Atatürk.

Halk,  önce yoksullaştırıldı. Sonra da sadaka dağıtan yobazların eline düştü.   Kendi gücünün bilincinden yoksun; öteki dünya nimetlerinin hayaliyle avutuyorlar onları.

Sana en iyi hakaret edenler “itibarlı” oldular. Sana saldırmak,  kurduğun devlette  yükselmenin yolu oldu. Öyle ki sana hakaretten hapis yatanlar devletin en üst kademelerini ele geçiriyor.  Türban protokole girdi. Artık, şeyhlerin, şıhların, etekleri öpülmeden devlet kadrosuna girmek de olanaksız.

Yazacak öyle çok şey var ki, uzatırsam TV  dizisi seyredeceğiz diye kimse okumaz bu mektubu.  1930 da geldiğin Isparta  epeyce değişmiş durumda bugün… Üniversite, lise, hatta İlkokul öğrencilerimiz laboratuvarlara değil, sana “deccal” diyenin evinin eşiğini öpmeye, sana düşmaklık öğretilen kurslara  gidiyorlar.

Sen cumhuriyeti bize emanet ettin. Hitabende öngördüğün olaylar birer birer gerçek oluyor bugün.. Memleket zorda.. Halk perişan.. Ve gaflet.. Ve dalalet.. Dilimiz söylemeye varmıyor ama.. Hatta hıyanet.. her yanımızda.

Sözlerime senin seslenişinle son veriyorum. “Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!”

Hoşça kal  Yüce Atatürk

YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut  ÖZYÜREK

ADD.Isparta Şube Başkanı

.

Bilgiler ve Bağlantılar

Tüm yazıyı gözden geçirebilir ve yorumlayabilirsiniz.


Önceki ve Sonraki Makaleler

Bazı Makalelerimiz




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

Tesekkürler Mahmut beye..bu makale,daha güzel yazilamazdi,yorum,cok duygusal ve real olmus,ürperdim okurken,hepmiz özlemi icindeyiz Atanin,ama Asik Veysel babaninda dedigi gibi,”Aslan yatagi bos kalmaz yalniz gidenler geri gelmez” Nur icinde yatisin Atam..tekrar tesekkürler,saygilar.

Not..gidenler geri gelmiyor,fakat Aslan yatagida haala bos,henüz o yeri dolduracak kimsede cikmadi bu zamana kadar,Türk analar Aslan dogurmuyorlar artik,nedense..peki hainleri,Milleti,ve devleti bu durumlara düsürenleri kimler dogurdu acaba?Türk analarmi?
Sagilar Dost Canlara,Tüm Atatürk evlatlarina…