ISPARTA VALİSİ ŞEMSETTİN UZUN’A “AÇIK MEKTUP” — Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi

ISPARTA VALİSİ ŞEMSETTİN UZUN’A “AÇIK MEKTUP”


Sayın Vali;
24.03.2008 Pazartesi akşamı K-32 Tv. de sizin “Süper Vali” özleminizi ya da siteminizi duymasaydım bu mektubu yazmayacaktım.
Elbette her makamda bulunan kişi mesleğinin zirvesine çıkmayı ve üstleri tarafından ödüllendirilmeyi ister ve özler. Bu özlem sizin de en doğal hakkınız.
“SÜPER VALİ”; mevcut siyasal iktidarın memuru gibi, onun talimatları doğrultusunda iş ve işlem yapmak değil, Devletin valisi gibi davranarak, tüm halkı kucaklayarak, hukukun üstünlüğü ilkesini unutmadan, ulusal birliği, ulusal değerleri koruyup gözetmek, her kurum ve kuruluşa eşitlik içinde davranmak, iktidar için değil, halk için çalışmakla olabilir.
Sayın Vali;
Bu saydığım ölçütler ilk akla gelenler. Sizin bu ölçütlerle ilgili eylemlerinizden birkaç örnek vereceğim.
2006 yılının birinci ayının ilk günleri başladığınız Isparta Valiliği göreviniz nedeniyle, sizi yani devletimizin valisini Atatürkçü Düşünce Derneği olarak ziyaret etmek istedik. Ama ne gariptir ki aradan 27 ay geçmesine karşın bu dileğimiz şahsınız tarafından kabul görmedi. Bu arada tüm varlığı bir başkan ve yönetimi kadar üyesi olan adını bile duymadığımız dernekler makamınızda onurlandırıldı. Ama 500 şubesi, 100.000 üyesi, ile Türkiye’nin en büyük ve amaçları bakımından “Kamu yararına çalışan dernekler” arasına alınan ADD Isparta şubesini Devletin Valisinin niçin kabul etmediğini anlamış da değiliz.
Bununla da yetinmediniz. 2007 yılı Ocak ayında, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Atatürkçülerin Atatürk Anıtına çelenk koymasını engelleme girişiminde bulundunuz.
Türkiye de bir ilk e imza atarak “Anıta Çelenk ” koymamızı “halkı isyana tahrik” diye nitelendirdiniz ve suç duyurusunda bulundunuz. “Yargı Bağımsızlığının” bir ülke için yaşamsal değer taşıdığını sayenizde bir kez daha yaşayarak öğrendik. Kurtarıcı ve kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygı ve özlemle andık.
Sayın Vali;
Isparta Valiliği’nde, Valilik makam odasına çıkan merdivenlere kırmızı halı döşetip, merdiven başına bir memur koyarak, gelenlerin geçişlerini yasakladığınız, Valiliğin mimari giriş kapısını halka kapattığınız halkı mimari ve estetik açıdan tümüyle ters olan arka kapıya yönlendirdiğiniz, günlerce yerel ve ulusal basında yazılıp çizildi.
Sayın Vali;
Makamlarınızca da bilindiği gibi, “İnkılâp Kanunları-Devrim Yasaları” 1961′den bu yana “Anayasal Koruma” altındadırlar. İnkılâp Kanunları- Devrim Yasaları”ndan biride, 1934 tarihli Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanundur. Anayasada devrim kanunu olarak anılan “Bazı Kisvelerin giyilemeyeceğine Dair Kanun”, dini libaslara ilişkin özel kısıtlamalar koyduktan sonra, yasa ile kurulan okul, kurum ve kuruluşların kullanacağı özel kıyafet ve alametlerin yasaya uygun tüzük ve yönetmeliklerle düzenleneceği hükmünü taşımaktadır.
Yürürlükteki 1982 Anayasası’nın 174. maddesi bu kanunların Anayasaya aykırı oldukları şeklindeki bir anlayış ve yorumu yasaklamaktadır. Böylece “İnkılâp Kanunları- Devrim Yasaları” anayasa hükmündedir.
Ayrıca yürürlükteki TCK, “İnkılâp Kanunları- Devrim Yasaları” olarak bilinen kanunlara aykırı hareketleri suç haline getirmektedir.
Ancak özellikle ilimizdeki uygulamada; Anayasamızın 174. maddesine, yönetmelik hükümlerine, uyulmadığı basit ve günlük bir gözlemle açıkça görülebilecektir. Başta Isparta Belediyesi, Sağlık kurumlarımızdan bazıları ve okullarımızın çoğunda yönetmeliğe aykırı kıyafetle çalışına her an rastlanmaktadır. İyi niyetle söylesek bile, çok sayıda türbanlı öğretmen’de okulun içine, öğretmenler odasına kadar türbanı ile girebilmekte, öğrenciler öğretmenlerinin bu tavrını emsal alarak sınıflara kadar girebilmektedirler.
Tüm Bunlar orta da iken, Siz, Süleyman Demirel Üniversitesi’nin kurucu rektörü Prof. Dr. Hasan Gürbüz’ün ölümünün 12′nci yıldönümü anma toplantısında yaptığınız konuşmada; “Anayasa herşeyin üzerindedir ve uygulanmalıdır. Bu sadece türban meselesi değil, Anayasa’da bir değişiklik yapılıyorsa, bunu herkes uygulamak zorundadır, uygulamakla mükelleftir. Kimse ‘Ben uygulayamam’ diyemez. Kanunlar mutlaka uygulanmalıdır” “Çarşaflı olanı alma, ama belli bir kriterle öğrencileri al. Kanunlar mutlaka uygulanmalı” diyorsunuz. Bu ve benzeri söylemlerin Anayasal suç oluşturduğunu bilmiyor olamazsınız.
Sayın Vali;
Bir vali düşünün, hukuka, yasa ve yönetmeliklere, kurallara uymamayı öğütlüyor… Ve bir vali düşünün Anayasa’yı ceza kanunu yerine koyuyor… laik bir devletin, laik olması gereken bir valisi, Yasaları uygulayan SDÜ Rektörüne karşı bir kısım öğrenciyi ve halkı kışkırtıyor.
Sayın Vali;
İşsizlik oranının % 16 yı aştığı, ekonomik kriz nedeniyle intiharların yaşandığı ülkemizde yurttaşlarımızla dalga geçercesine, başbakan kadınlarımıza; “En az üç çocuk doğurun” diyor. Siz üç çocuğuda yeterli görmüyorsunuz. Isparta Toplum Sağlığı Merkezi’nde düzenlenen aşılama çalışmaları sırasında Çocuklarına aşı yaptırmaya gelen annelere ” Çocuk yapmaktan çekinmeyin. İmkanı olan 5 çocuk yapar” diyorsunuz.
Sn Vali;
Belediye Başkanının yanlış ve hukuk dışı uygulamalarını eleştirme “gafletine!!!!” düşen yerel gazetelerimizden biri gözlerinizin önünde, hukuk dışı yöntemlerle “LİNÇ” ediliyor. Mülki Amir olarak size şikayete gelen gazete muhabirine “Siz de kanunlara uyun kardeşim” diyebiliyorsunuz.
Sayın Vali;
Biz sizi, hükümete hizmette kusur etmeyen Vali olarak değil, devletin valisi olarak bilmek ve anmak istiyoruz. İşte o zaman “SÜPER VALİ” olarak anılırsınız.
Saygı dileklerimle. 25.03.2008
Mahmut ÖZYÜREK
Emekli Öğretmen

.




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

Hukuku bilmeyenenlere hukuk dersi vermişsin kutlarım. Başarı dileklerimle sevgiler…
Nurettin ŞAHİN

Düşünce sanatınıza hayranım Sevgili hocam.
İyi ki varsınız…