Dünyanın en büyük şehit mezarlığı bizim ülkemizde. Dünyada Türkiye kadar kanla sulanmış bir toprak parçası yoktur.
10 yaşlarında onbeş- yirmi yaşlarında, sevdiğinin elini bile tutamamış çığ gibi gençlerimizi Yüz binlerce evladımızı gömdük Çanakkale’de Sakarya’da, Dumlupınar’da. Kefensiz, mezar taşsız.
Hiçbirine üzülmedik, ağlamadık. Övündük, gurur duyduk sadece onlarla.
Çünkü Yüzyılların boyun eğmişliğine, acizliğe, suskunluğa, çaresizliğe verilmiş bir yanıt, yazılmış şanlı bir destandı Çanakkale, Sakarya, Dumlupınar ve diğerleri !!!
Çanakkale’nin üzerinden neredeyse 100, Kurtuluş Savaşı’nın üzerindense 90 yıl geçmiş. Aradan geçen bunca yıl sonra bu topraklarda yeniden kan dökülür oldu. Ömrünün baharında çığ gibi delikanlılarımız, yiğitlerimiz eli kanlı hainlerce katlediliyorlar.
Gabar dağlarında, Şırnak’ta Mehmetçiğe sıkılan hain kurşunlar yüreğimizi delip geçti, onulmaz bir yara açtı. Ateş düştüğü yeri yakarmış derler, bu sefer ateş ülkemizin bağrına düştü. Ciğerimiz yandı, yüreğimiz yandı. Ve, acı ama gerçek, bağrımız yanmaya devam edecek gibi görünüyor…
Bu kadar yıl tek başına iktidar olan ve iktidara geldiği gün, bitmiş tükenmiş bir terör örgütünü yeniden canlandırmaktan başka bir iş yapmayanların, gelen cenazeler karşısında timsah gözyaşları dökmeleri, üzüntülerini bildirmeleri”kanları yerde kalmayacak” sözleri dindirmiyor yüreklerimizin yanmasını.
BOP’un eşbaşkanı ve yandaşları timsah gözyaşları döküyor, milleti yeniden kandırmanın hesaplarını yapıyor. Sınır ötesi harekat falan olmayacak, birileri gelip gidecek, “Yaparız, ederiz” denecek ve tezkere çıkarıldığı ile kalacak. Doğal olarak da şehit cenazeleri gelmeye devam edecek. Görünen tablo bu!
Yanı başımızda Irak halkı dünyanın en dehşetli ölüm makinelerine karşı yalınayak bağımsızlık mücadelesi verirken… İran en küçük saldırganlığa karşı İngiltere ve ABD’ye meydan okurken… Küçücük Suriye ABD’nin tehditleri karşısında tek geri adım atmazken… Atatürk Türkiye’si PKK ve Barzani’nin peşmergelerinin şamar oğlanına dönüyor.
İktidarda bulunanlar koltukları uğruna terör örgütünün arkasındaki ABD ile dostluk mavalları okuyorlar. Her köşeye sıkıştığında ABD’nin hayat öpücüğüyle tekrar canlanan eli kanlı terör örgütü PKK ‘ya karşı, PKK’ya her türlü istihbarat, eğitim, lojistik sağlayan müstakbel düşmanımızdan – düşmanımızı bertaraf etmesini istiyorlar.
Türkiye ile ABD arasındaki “çok önemli dostluk ve stratejik işbirliği bağılarından” bahsedenler artık bu ihanet rüyasından uyanmalı. Bir ülke diğerine karşı açık ve gizli her türlü askeri operasyonu düzenleyebiliyorsa, bir ülke diğerinin askerlerinin başına çuval geçirebiliyor ve karşılığında hiçbir tepkiyle karşılaşmıyor, tam tersine “stratejik işbirliği ve dostluk” tan söz ediliyorsa, o ülke yönetiminde bir ihanet odağının varlığı gün gibi açıktır.
Bugün de Türkiye’de her türlü ihanet bedelsiz kalıyor hatta ödüllendiriliyor. PKK; tüm askeri, siyasi ve lojistik mevzilerini koruduğu gibi meclise girdi. Kandil ise artık açıkça diplomatik bir durak ve operasyon merkezi gibi üst düzey ABD askeri yetkililerinin ve yabancı medyanın uğrak yerine dönüştü. ABD silahları PKK’lı teröristlerin elinde çıkıyor. ABD bombalarıyla askerlerimiz şehit ediliyor. ABD Kandil dağındaki PKK’yla temaslarını artık yalanlama ihtiyacı bile duymuyor ama aynı zamanda ABD hâlâ Türkiye’den müttefiklik adına İran’a karşı lojistik destek isteyebiliyor.
Yazık Atatürk Türkiye’si; tıpkı Osmanlı gibi aciz bir duruma sürüklendi.
Amerikanın BOP’un Eşbaşkanını son kullanma tarihi nedir, bilmiyoruz. Ama neresinden bakarsanız bakın bu iktidar ile Türkiye’nin savunulması imkansız. Çünkü ABD; Türk ordusunun Irak’ın kuzeyine müdahalesini, İktidarda olan Ankara’daki dostları aracılığı ile engelliyor.
Bugüne kadar ne yapmışlar, anlamak mümkün değil. Tezkere çıktıktan sonra, konuşacaklar, düşünecekler, sonra davullu zurnalı halaylarla Kuzey Irak’a girecekler. Böyle bir askeri strateji dünyanın neresinde var. Merak ediyoruz Sayın Başbakan!!!!. Savaş mı yapacağız, yoksa düğün mü? Ey !!! Siyasal İktidar!!!!, Ey Sayın Başbakan!!! Hiçbir şey bilmiyorsanız, her şeyini örnek aldığınız İsrail’den bunu da örnek alın. Kaçırılan iki askeri için İsrail’in neler yaptığını siz de biliyorsunuz. Tam otuz üç gün Lübnan ile savaştı ve Lübnan’da taş üstünde taş bırakmadı.
Bu mücadele vatan mücadelesidir. “Demokrasi, insan hakları, insan özgürlükleri” diyerek bu mücadeleyi sulandırmanın hiçbir anlamı yoktur. Hiç kimse, kendisini Türk ulusundan daha demokrat, daha özgürlükçü, daha insancıl sayamaz. Biz bu değerleri gerçekten insan hakkı olarak düşünüyor ve sonuna kadar savunuyoruz. Ama kendi vatanımızda ve kendi bağımsız devletimizin çatısı altında. Vatanımızı satarak demokrat olunacaksa biz böyle demokrat olmuyoruz! Bu böyle biline…
Tek devlet, tek millet, tek bayrak, diyenler bir tarafa, diğerleri diğer tarafa… Safları ayrıştırmazsak, neyin mücadelesini verdiğimizi belirlemezsek, başarma şansımız kalmayacaktır. Safları ayrıştırırsak, neyin mücadelesini verdiğimizi bilirsek zafer yakındır. 84. yılını coşku ile ama buruk kutladığımız Türkiye CUMHURİYETİ kendini her şeye rağmen savunacaktır. Bu duygularla Katılımcı örgütler adına tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını kutluyor, saygılar sunuyorum.
KATILIMCI KURUM VE KURULUŞLAR
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ ISPARTA ŞUBESİ
BÜRO EMEKÇİLERİ SENDİKASI ISPARTA ŞUBESİ
CUMHURİYET HALK PARTİSİ ISPARTA İL VE İLÇE ÖRGÜTLERİ
CUMOK ISPARTA TEMSİLCİLİĞİ
ÇAĞDAŞ YAŞAMI DESTEKLEME DERNEĞİ ISPARTA ŞUBESİ
DEMOKRATİK SOL PARTİ ISPARTA İL VE İLÇE ÖRGÜTLERİ
EĞİTİM-İŞ ISPARTA ŞUBESİ
HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR VE TANITMA DERNEĞİ
İŞÇİ PARTİSİ ISPARTA İL VE İLÇE ÖRGÜTLERİ
SDÜ. ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE TOPLULUĞU
TÜRKİYE EMEKLİ ASTSUBAYLAR DERNEĞİ
TÜRKİYEM TOPLULUĞU ISPARTA TEMSİLCİLİĞİ
YENİ KUŞAK KÖY ENSTİTÜLÜLER DERNEĞİ ISPARTA ŞUBESİ
.
