Artık ülkeye İslam gelecek mi gelmeyecek mi, kaygı ve tartışmaları bitmiş, (çünkü Türkiye zaten bir ılımlı İslam devleti olmuş, yani İslam ideolojisi, rejimin başına gelip oturmuş) İslami ülkeye kimin getirdiği tartışma ve suçlamaları aşaması başlamıştır …
Beklenen ve tahmin edilen süreçti … İşliyor… Aymazlıklardan, boş vermişliklerden ve “Bana
dokunmayan yılan bin yaşasın’lardan sonra; doğal olarak hangi süreç gelir?
“Biz nerede ve nasıl hata yaptık da bu duruma düştük!” süreci … İşte şimdi laik, Atatürkçü, Cumhuriyete gönül vermiş kesim için o süreç, yani “kafaya dank” süreci başlamış bulunmaktadır … Türkiye olarak; Yargıtay Onursal Başsavcısı Vural Savaş’ın “Türkiye Cumhuriyeti Yıkılırken” diye adlandırdığı kitabında tanımladığı; “Bir zaman gelecek, olan bitenleri neden zamanında fark etmedik, nasıl da Cumhuriyetin elden gitmekte olduğunu anlayamadık .. “ türü konuşmaların yapılacağı ortam ve sürece girmiş bulunuyoruz …
Humeyni, Paris’ten uçup bir gecede Tahran havaalanına indi, İran’da her şey bir gecede bitti … Bizim için ise, daha uçak havada … Laik, demokratik Cumhuriyete gönül vermiş, Atatürkçü kit1eler için “Köprüden önce son çıkış” şansı henüz kaçırılmamış sayılabilir! Ülkenin ılımlı İslam devleti durumuna gelmesinin baş sorumlusu medyadır. Evet… Adına hak etmediği halde “ulusal” dedikleri medyadır! .. Bunun hiç tartışılacak yönü yoktur!
Ancak, her şeye karşın, medya şayet son yıllardaki suskun ve teslimiyetçi konumunda olmasaydı; AKP hükümeti, İslamcı ideolojiye dönük bu denli rahat icraatlar içinde olmaz ve devlet kadroları vasıtasıyla ülkenin ana damarlarına bu ölçüde köklü yerleşmezdi …
İslami rejimden sebeplenen ve bu dönemde keselerini doldurmaya devam eden kimi din simsarları; fanatik ve radikal dinci görünümü altında çıkacaklar ortaya ve şimdi diyecekler ki:
“Ne olmuş yani, ülke İslamlaşmışsa kötü mü olmuş? Siz Müslüman evladı değil misiniz? Bundan niçin rahatsızlık duyuyorsunuz? Herkes inandığı doğrultuda yaşasa kıyamet mi kopar? Vs … ”
Sanki Müslümanlık ve Müslümanlığı savunmak, öğretmek onların tekelinde …
Açık ortamlarda tepki çekmemek için konuya ılımlı söylemlerle yaklaşanların, dış dünyaya kapalı süfli ortamlarında yani gerçek dünyalarında; “Mustafa Kemal dinsizinin kurduğu bu kafir rejimi er geç yıkacağız..:’ diye kükreyip coştuğunu iddia etmek, söylemek, herhalde gerçekdışı bir değerlendirme olmaz! .. Nasıl oldu? Kim yaptı? Kimlerin ihmaliydi?Neden bu duruma geldik? Gerçek sorumlular ve suçlular kim? .. Bütün bu soru, söylem ve tartışmaları bir kenara bırakıp, geri dönülmezliğin çaresizliğine düşmeden; yani “Köprüden önce son çıkış” şansını kaçırmadan aymak gerekir aymak! Hiç vakit yitirmeden ve “bana neci” olmadan; Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlarına karşı akılcı ve demokratik mücadeleyi; bilinçli, kararlı ve inançlı olarak şuurlu biçimde ortaya koymak gerekiyor! Bazı anayasal kurumları suçlamak ve yıpratmak, Cumhuriyet düşmanlarının ekmeğine yağ sürmek demektir … Zaten onların beklediği ve hararetle istedikleri de bu! Böyle bir yanlışlığa kesinlikle düşmemek gerekir … Hesap sorulacak, yakasına yapışılacak ve tepki gösterilecek bir yer varsa, o da hiç şüphesiz, bugün tanınmaz hale gelmiş olan medyadır! .. Güdümlü Ve kukla medyayı adam etmeden, ülkede güneşin doğmasını beklemek, inanın ütopyadan öteye gidemez! .. ![]()
Burhan ÖZBEY(Cumhuriyet Gzt. 07.01.2008
.

sayın Vural SAVAŞ beyin kaygılarına aynen katılıyorum basın belli kişilerin elinde çıkarı olduğu için sesini çıkarmıyor halkımızın aleyhine çalışan açlık ve sefalet içinde yaşayan halkımız nasıl olduda bunlara yüzde kırkyedi oy verdi insan kendisini iki torba yiyecek poşetine bir ton kömüre oyunu satarmı halkımıza kurtuluş savaşından önceki durumu ve kurtuluş savaşını iyi anlatılması gerektiğini düşünüyorum.
“IZMIR..IN ARDINDAN MANISA VE AYDIN..IN DÜSMANLARCA ALINMASI KARSINDA SESSIZ, DURGUN, BAS EGIK KALMAYINIZ
UYANINIZ!!! ULUSAL BAGIMSIZLIGIMIZI CIGNIYORLAR. DIKILINIZ!!! HAKLARINIZI SAVUNMAK ICIN BIRLESINIZ, ÖRGÜTLER KURUNUZ, DÜSMANIN KARSINA CIKINIZ: KANLI KAVAKLAR OLUNUZ!!! TOPRAGIN SENIN BU, EY HALK, YER YER TOPLAN, IZMIR..IN, MANISA..NIN, AYDIN..IN DÜSMANLARCA ALINMASINA AYAK DIRE, KARSI GEL; TOPLANTILAR YAP. KONUS, TEL YAZILAR CEK, SESINI DUYUR: VARIM BEN, VARIM… BEN TÜRK HALKIYIM!!! UYAN VE TOPARLAN. BAGIMSIZLIK ELDEN GITTI MI, SANA YENIDEN VEREN OLMAZ. SEN KAZANACAKSIN, ALACAKSIN ONU!!!” (ATATÜRK..ün Havza..dan yurda seslenisi; Kansu Ceyhun Atif: Atatürk ve Kurtulus Savasi sayfa 14)
BIZ MILYONLARCA YURTSEVERIZ! BUNLARI DA ASARIZ!