Halk uyanmayacak mı?

Bu kadar duyarsızlığın hakim olduğu ülkede daha ne diyelim ne yazalım ki?

Sözler havada kayboluyor, yazılar kağıtlarda kararıyor.. Vicdanları kararmış, kalpleri mühürlü, kulakları sağır, gözleri kör olanlar için ne deseniz, ne yazsanız boş!..

Kin ve nefret ruhları satın almış, bedenler hareket ettiriliyor..

Bakın; ilk icraatları Türk adıyla birlikte Türk Telekom‘u Arap’a “aslında İngiliz’e” sattılar, anlamadınız. Adı Türk, kendi İngiliz+Arap olan Türk Telekom‘da İngiliz ajanı 3 kişi tespit edildi.! Uyanmadınız!

Yunan televizyonlarından birinde Finansbank’ı almaya çalışan kilise bankasının yetkilisine Türkiye’den neden bir banka satın almak istedikleri soruldu. Cevap çok çarpıcıydı: “Biz Türkiye’den toprak alacağız(!)” Soran basın mensubu bu sefer de:”Türkiye’de toprak satışı zaten serbest. Neden böyle bir yolu deniyorsunuz?” Cevap:” Yarın başka bir hükümet gelir toprak satışını yasaklar ama bankanın el koyduğu yere bir işlem yapılamaz(!)”. Yani adamlar niyetlerini saklamadı ama Türkiye’de hükümet edenler için bu niyetlerin bir önemi yoktu. Finansbank’ı Yunanistan’a sattılar. Düşünmediniz!

Şimdi Polatlı‘dan bir çığlık geliyor: “Yunanistan savaşarak alamadığını para ile alıyor. Çiftçiler kredilerini ödeyemeyeceği için tarlasına el konuyor..!” Bu banka Trakya‘da tarlalarda kredi dağıttı. Ortada duyarlı yetkili yok.!

Van Akdamar adası, Ermenilerin Türk kadınlarını götürüp tecavüz ettikleri için  “Tecavüz adası” olarak da anılan adada bulunan Ermeni kilisesi bu fakir halkın cebinden onarıldı. Kiliseyi onarıp açmaları neyin rövanşıdır demediniz! Adamlar daha ne yapsın!

Türk askerinin başına çuval geçirilmesi karşısında biri mantı yemeye devam ediyor, diğeri nota verecek misiniz sorusuna dalga geçerek müzik notası mı diye cevap vermişti!

Şehit babasını, RTE dava etti. Şehit annesi için “ben o kadını mı dinleyeceğim” dedi. Şehit cenazelerine yasak geldi.

Şimdi de şehitlerimize kan bedeli fiyat biçeceklermiş. Tıpkı Menderes hükümeti döneminde Kore’ye giden Mehmetçiğe ABD’nin biçtiği 23 Sent gibi.

              …

Türkiye’ de askerlik yapma konusunda ayrım yoktu. Herkes askerliğini yapardı, şöyle veya böyle. Paralı askerlik yapılmasının önünü açanlar askerliği parası olmayanların sırtına yıktı.

Yani milli gelirden en az pay alanların sırtına.

Yandaş medyada yazan bazı soysuzlar bir gazimizi hedef yaptı. AKP’nin kadrolu elemanları, ülkesi uğruna 2 bacağını vermiş, tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş bir gazimizi.abdestini aldıktan sonra şakağına silahı dayayıp tetiğe basınca, biraz olsun utanmak yerine “tutuklanacağını düşündüğünden kendini vurmuş olabilir” dediler..

Bu adamlar köşe yazacak, bu millet aydınlanacak öyle mi? Bu trajik ölüm karşısında bile ne siyasetin başındakiler, ne de yandaş medyası vicdani bir duyarlılık göstermedi.

Kahramanına sahip çıkamayan bir millet ülkesine sahip çıkabilir mi?

Yıllardı bu köşe de gelişmelere bakarak diyorum ki; Milli duygular bilerek kışkırtılıyor. Türkiye’nin bağımsız iç dinamiklerinin, tepkisel gücünün ölçüsü alınıyor. Bu ölçüye göre bir deli gömleği dikiliyor, kolları da AG’e ve RTE’ye bağlatılıyor!” DB’liye bağlatıldığı gibi!

Adam ananı da al git diyor. Adam bu millete marabalığı layık görüyor. Ulus devlet, Üniter devlet, Türk Milleti diyenler faşistlikle, gericilikle suçlanıyor.

Sen fakirleştikçe onlar zenginleşti. Türk kadınları vesika alabilmek için sıraya girerken onlar uçak-ev beğenmedi. Daha ne yapsınlar?

Muhalif her ses bir yolla etkisizleştirilip susturuldukça, ne kadar ajan, provakatör, dış ülkenin maaşlı yazarları varsa sınırsız hoşgörü ile taltif ediliyor.

Herkesin tarafı belli, bunu saklama gereği duymuyorlar. Anlamayan sensin ey Türk Halkı.

Günün Sözü: Akıl gururdan üstündür, unutma!

Nurullah AYDIN, 17 Ekim 2009

.

About Mahmut Özyürek