Yıllardır ambargo yüzünden ekmeksiz, susuz, ışıksız ve hatta ilaçsız bırakılan Gazze halkı, dünyanın göz önünde “Terörizmi” ortadan kaldırma bahanesiyle, eline geçirdiği “en son teknoloji ürünü” silahların arkasına gizlenerek saldıran İsrail tarafından soykırıma uğratılıyor
Gazze’yi kuşatma altına alan İsrail’in amacı, “terörist” yöntemler ile baskı altına aldığı Filistin Halkını , sahip oldukları topraklardan “göçe” zorlamak, olmadığı durumda “yok etmek“tir.
Filistin’de yalnız Filistinliler değil, insanlık soykırıma uğratılıyor. Bu katliama, Filistin halkının soykırıma uğratılarak yok edilişine suskun kalan bütün devletler ve uluslar arası örgütler İsrail’in suç ortağıdır.
AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ın sözde Filistin yanlısı tavır ve tutumları inandırıcı değildir. Erdoğan’ın İsrail’e karşı “sert!” çıkışlar yapması, toplumumuzda oluşan “tepkileri bastırma” ve seçim öncesi “sempati toplama” amaçlıdır.
Çünkü;
- Erdoğan Büyük Ortadoğu Projesi, eşbaşkanıdır. İsrail’in Gazze katliamı Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında planlanmış ve yürütülen bir operasyondur. Başbakan 13.01.2009 günü AKP Gurup toplantısında “bize de görev verildi, biz de bu görevi yerine getirmek için hareket ettik.” diyerek B.O.P. de kendisine taşeron olarak verilen vazifeleri yerine getirdiğini itiraf etmiştir. Bu nedenle Erdoğan İsrail’e karşı duramaz. Gazze olaylarından direk yada dolaylı olarak sorumludur.
- Erdoğan; ADL (Anti Deformation Launge) Yahudilerin ABD’deki büyük örgütü tarafından “Yahudi Üstün Hizmet ve cesaret Madalyası” ille ödüllendirilmiş ve “Musevilerin ebedi dostu” olarak ilan edilmiştir.
Erdoğan, bir yandan “İsrail’e karşıymış” gibi davranırken, diğer yandan AKP Hükümetince Suriye ve Irak’ın kuzeyine sınır olan illerimizdeki 506 bin dönüm arazinin mayınlardan temizlenip işletme hakkının 49 yıllığına İsrail’e verilme çalışmaları kesintisiz sürdürülmektedir.
Eğer, Sayın Başbakan Gazze’de olup bitenlere gerçekten üzülüyor, ve bir şeyler yapma gereği duyuyorsa, okullarda çocuklarımıza saygı duruşu yaptırmak yerine;
- Kendi Hükümeti döneminde İsrail ile yapılan “milyar dolarlık” anlaşmaları askıya alabilir,
- İsrail ile 1996 yılında Erbakan tarafından imzalanan “savunma işbirliği anlaşmalarını” iptal edebilir.
- İsrail’in Türkiye hava sahaları üzerindeki “eğitim uçuşlarına” son verebilir.
- İsrail’e “toprak satışlarını” durdurabilir.
- Tel-Aviv Büyükelçisi’ni geri çekebilir.
- Bunlardan hiç birini yapamıyorsa Gazze’de katledilen bebelerin hatırına “Yahudi Üstün Hizmet ve cesaret Madalya”larından birini iade edebilir.
Yoksa biz Başbakanın bu öfkesi ve telaşının yanı başında meydana gelen “insanlık dramının” önüne geçme amaçlı değil , “insanlık suçuna” iştirak etmekten doğan bir kusuru örtmeye yönelik olduğunu düşüneceğiz.
YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK
ADD.Isparta Şube Başkanı
.

Kurulduğundan beri bebeklerin kanı ile beslenen, dünyadaki tek devlet olma özelliğine sahip İSRAİL, Hitlerin kendilerine yaptıklarının daha acımasız daha vahşi metodlarını KİMSESİZ Filistinlilere uyguladığı çok açıktır.
İnsan bazan düşünüyor, acaba Hitler bunları ALMANYADAN KOVMASAYDI BUGÜN ALMAN ÇOCUKLARININ KANLARIYLAMI BESLENECEKLERDİ? Bunu yazarken sakın olaki Hitler faşizminin yaptıklarını, doğru bulduğum ve tasvip ettiğim kesinlikle anlaşılmasın.İnsan hakları diye yırtınan batının, sadece ve sadece bu içi boşaltılmış kavramı kendi Emperyalist, katliamcı, ve sömürgeci anlayışlarının devamı için kullandıkları bir silah olduğu çok açık olarak görülmüştür.Yoksa Gazze deki katliam ve vahşete duyarsız ve seyirci kalınması hangi insan haklarıyla izah edilebilir? Bu vesile ile hayatlarını kaybeden, sakat kalan, acılar içerisinde kıvranan Filistin halkına tekrar başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletirken, vahşetin mimarları olan İSRAİL, ABD, AVRUPA BİRLİĞİ, ARAP SATILMIŞLARINI şiddet ve nefretle kınadığımı BİR KEZ DAHA BELİRTMEK İSTER FİLİSTİN HALKININ ACILARINI PAYLAŞAN HERKESE SEVGİ VE SAYGILARIMI SUNARIM
Hasan KOTAN