“Elmadağı’na Çıkarım” Mustafa Kemal
Bağımsızlık Savaşının en çetin günleri. Bir yanda Büyük Millet Meclisi çalışmaları, öte yanda Ankara’ ya doğru gelişen düşman işgali. Milletvekili seçilip gelmişlerden birkaç yüreksiz, o günlerin yokluk ve sıkıntılarla dolu atmosferinde bir yılgınlık dalgasında dehşete kapılıp memleketlerine geri dönmüşlerdir. Mustafa Kemal, bu birkaç yüreksiz milletvekilinin kötü örnek olmasını önlemek için hemen kürsüye fırlar:
” Arkadaşlar, işittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyormuş. Ben kimseyi zorla Milli Meclise davet etmedim. Herkes kararında hürdür. Bunlara başkaları da katılabilir. Ben o takdirde, asker Mustafa Kemal mavzerini eline alır, fişekliklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağı alır, Elmadağı’ na çıkar, orada tek kurşunu kalıncaya kadar vatanı müdafaa eder, kurşunlarım bitince bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunlarıyla yaralanır, temiz kanımı kutsal bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Gelecekte ‘ Burada can verenler vatanlarını kurtarmaya çalışanlardır ‘ diye yazılı bir taşa sahip olunabilirse mükafatlarını bulmuş olurlar! ”
Ve bu konuşmadan sonra yokluk cehenneminden kaçmak isteyenlerin akını durmuştur.
Daha sonraları Batı Cephesinde Düzenli ordu kurmaya çalışılırken, köylüden asker sağlanmaya çalışılırken Ege’ nin kimi yörelerinde esnafın nasıl olsa savaşı kazanacaklar diye harıl harıl Yunan bayrağı dikmeye soyunduklarına tanık olunacaktır…
.