Eleştiriler “ortak vücudumuzun sağlığı” için yapılmıştır.(ADD Genel Merkezine) — Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi

Eleştiriler “ortak vücudumuzun sağlığı” için yapılmıştır.(ADD Genel Merkezine)


Konu : Eleştiriler “ortak vücudumuzun sağlığı” için yapılmıştır. 15.12.2007

ADD GENEL YÖNETİM KURULU’NAlogo111.jpg
ADD GENEL YÖNETİM KURULU’NA
ADD YÜKSEK DİSİPLİN KURULU’NA
ADD GENEL DENETLEME KURULU’NA
ANKARA
İlgi: a) 29.11.2007/ 2007/68 “İsparta’daki Kritik Durum” konu’lu yazımız.
b) 01.12.2007 / 2007/70ADD İsparta Şubesine “ikinci elden talimat” konulu yazımız.
c) 05.12.2007, 2007/73 sayılı “Derneğimizin Çalışmaları -Değerlendirme “konulu yazımız.
d) ADD Genel Başkanlık-12.12.2007 tarih ve 2007/904 sayılı yazılarınız
e) 14.12.2007 tarihli “Bayram ve Yeni Yıl kutlaması” konulu yazınız

Sn. Genel Başkanın imzasını taşıyan İlgi (d) ve İlgi (e)yazılarda “örgüt bütünlüğünü bozacak,
dernek içinde bir çatışma var havası yaratmaya çalışacak”, “arasındaki dayanışma duygularını zayıflatmak amacıyla yapılan maksatlı yayınların”
altları tarafımızdan çizilen, koyulaştırılan ve tırnak içine alınan bölümler dikkat çekicidir. Ayrıca sayın Genel Başkan aynı yazılarda;
“Atatürkçü Düşünceyi savunma şeklinin söz konusu maddede belirtildiği gibi yasa, tüzük, yönetmelik
ve derneğimizin geleneklerine uygun olarak yapılması gerekmektedir.”"Yerli yersiz, internet ortamlarında derneğimizin adını kullanarak, ADD’ yi küçük düşürecek şeylerle uğraşılmamasını”
da dile getirmektedir.

Bir örgütte, gerçekten böyle bir gelişme yaşanıyorsa, Sn. Genel Başkanın kaygılarına katılmamak elde değil. Çünkü; Dernek Tüzüğü ve ülkenin hukuku, ADD’nin de doğalıkla temel dayanağıdır.

Ancak; her konuda olduğu gibi Dernek Tüzüğü’ne yaşam verecek, bir tür ADD Anayasası olan
bu metnin damarlarında kan dolaşımını sağlayacak olanların; onu algılayış, yorumlayış ve yaşama geçirme yöntemi de yaşamsal önem taşımaktadır.

Daha da ötesi ADD için, Kemalizm‘i algılamamız, yorumlamamız ve onun evrensel değerdeki öngörüleri Kemalistlerin hareket noktasının odağını oluşturur. Tüzüğümüz bu amaca uygun düzenlemeler içermektedir ve Devrim Şehidi Muammer Aksoy ve saygın dava arkadaşı 50 kurucunun bize emanetidir.

İçinde yaşadığımız ve her gün değişen koşulların başdöndürücü dinamizminden yoksun ve uzak bir algılama söz konusu ise, Tüzük kaskatı sözcükler yığını olmaktan öteye bir anlam taşımaz.

Öte yandan, içinde yaşadığımız olağandışı koşulların, ilişki ve çelişkilerin yumağında, onların
bir parçası olarak, onlardan esinlenerek ya da onların yöntemleriyle iç içe geçerek sorunlaraçözüm bulunacağı umuluyorsa; en yetkin, ayrıntılı ve başarılı sentezlerle oluşturulmuş tüzükler bile kolaylıkla sıradan birer kağıt parçası haline dönüşebilir.

Atatürkçülük, eşdeğer söylemle Kemalizm; Atatürkçü olmaya niyet etmek ya da bunu ilan etmek demek değildir. Kemalizm, sonsuz bir devingenlik ve dirençle, her şeye karşın, koşulların, bizi engelleyen barikatların azametine, zeminin her türlü elverişsizliğine karşın, yüreğimizi, kişiliğimizi, yaşamımızı da katarak, ülke ve ulusun tam bağımsızlık ve onur savaşımını sürdürmektir.

Bugünkü koşullarda, tarihin Kemalistlerin omuzlarına yüklediği soylu savaşımı; “gerilim” ya da “karmaşa” yaratmama adına zamana, koşulların olgunlaşmasına bırakmak, sonuçta emperyalizme karşı imiş gibi görünerek farkında olmadan ona hizmet eden bir anlama da gelebilir… Çünkü; “zamanı
kendi haline bırakırsanız o sizi yener”.

Bu temel belirlemelerden sonra, Sn. Genel Başkan’ın ilgi (d) ve (e) yazılarında söz konusu ettiği
“internet ortamlarında” diyerek sanki kendilerini ilgilendirmiyormuş ,kendileri dışındaymış gibi gösterdiği eleştiriler, ADD İsparta Şubesi’nin ilgi (a), (b), (c) yazılarıdır.

Öncelikle belirtelim ki; ADD İsparta Şubesi olarak; ADD’nin örgüt bütünlüğü ve disiplini adına
Genel Merkez Organlarına ilettiğimiz, ilgi yazılarımıza bu güne dek hiçbir biçimde yanıt alamadık!

Bu durumda eleştirilerimizin ciddiye alınmadığını düşünerek çağın teknolojisi internet ortamında ve
www.addisparta.org sitesi üzerinden şubelerimizle paylaşmamak zorunda kaldık.
Öncelikle yasalara ve Tüzüğümüze uygun davranan ve uyan da bizleriz (bkz. 05.12.07 tarihli yazımız).

Bizler, söz konusu eleştirilerimizi, kuşbakışı panoramadan ya da billur saraylardan bakarak yapmıyoruz. Yangının içinden, savaşımın ön cephesinden bakıyor ve gördüklerimizi ADD Genel Merkezi ile paylaşmaya çalışıyoruz..

Örgüt olarak, örgütlü kişiler olarak içinde kavrulduğumuz, emeğimiz, özverimizle yarattığımız, yaratmaya çalıştığımız değerlerimizi koruyarak, mücadelenin zor koşullarını ve olanaksızlıklarını
yakınma konusu yapmadan, çözümsüzlüklerde çözüm aramadan eleştiriyoruz.

Eleştirilerin, “ortak vücudumuzun sağlığı” için yapılmasının gerekliliğini ve sorumluluğunu biliyor ve algılıyoruz. Eleştiri karşısında alınganlıklarla kapılarak, “Genel Merkez, Genel Başkan eleştirilmez” mantığı ile tüm tartışma kanallarını baştan tıkamanın, demokratik kitle örgütlerine,
hele ADD’ye hiç yakışmadığını / yakışmayacağını düşünüyoruz. Böyle bir mantık örgüsü içinde bilerek
ya da bilmeyerek demokratik bir örgütü “biat” edenler ya da etmeyenlere dönüştürmeye kimsenin
hakkı ve yetkisi yoktur ve olamaz. Ama korkarız ki gidiş bu yöndedir.

Her eleştiriyi “örgüt bütünlüğünü bozacak, dernek içinde bir çatışma var havası yaratma” amaçlı olarak değerlendirmek ADD’yi, Kemalist savaşımın motoru, öncü ve sürükleyici, örgütleyici gücü olma işlevinden uzaklaştırır. Hatta karşı devrime hizmet eder hale gelmesinin yolların açılmasına neden olur ki;
bu ADD’ye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Hiçbir ADD yöneticisinin bu anlayışta olmadığı konusundaki inancımızı yitirmek istemiyoruz.

Bizler, eleştiri hakkının kullanılması konusunda, “yanlışları dile getirmeyi” değil,
“Yanlışlarla mücadele etmeyi” anlıyoruz.

Örgütte disiplinden yanayız. Ancak bu disiplinin “kul” lara uygulanan, “kör ve sağır” bir disiplin olmasının da karşısında duruyoruz.

Hatırlatmak isteriz ki; bugün emperyalizmin elde ettiği olanaklar ve güç, Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarının gücünden çok daha üstündür. Onlar için;
“İnsanı öldürmekten, insanın ruhunu ve beynini teslim almak çok daha avantajlıdır”
ve emperyalizm bunu gerçekleştirmiştir.

Böylesine güçlü bir olgu ile savaşım; “biat” anlayışı ve kültürü ile değil “ortak akıl”, “demokratik anlayışla” olanaklıdır.

ADD’nin bir şubesinin, bir kolunun, gövdesinin bir parçasının yaşayarak gördüğü kimi acı gerçekleri, belgeleri ile Genel Merkez yönetim organlarına iletmesi, Sn. Genel Başkan’a göre
“örgüt bütünlüğünü bozacak, Dernek içinde bir çatışma var havası yaratmaya çalışacak”,
“örgüt arasındaki dayanışma duygularını zayıflatmak amacıyla yapılan maksatlı yayınlar”
olarak algılanıp, tüm şubelere böyle bir anlayışla “Genelge” göndermesi; itiraf edelim ki, bizim için
son derece yadırgadığımız ve anlaşılmaz bir tutumdur.

Ne ADD askeri bir kışladır, ne de şubeler bu kışlaya bağlı birliklerdir. Sayın Genel Başkan’ın özeleştiri vererek, geçmiş kimlik ve mesleğinden kaynaklanan, büyük olasılıkla ayırdına varamadığı otomatik, kendiliğinden süregelen “asker disiplini” yapısından, bilinçli bir uğraş ile uzaklaşmaya
çaba göstermesi artık kaçınılmaz bir zorunluluk aşamasına gelmiştir.

Bizler dilek, istek ve eleştirilerimizi Genel Merkeze iletmeyeceksek, iletebileceğimiz ve bizim bilmediğimiz başka bir adres mi vardır?

“Durumun” hızla bir kez daha kökten değerlendirmesini, tarihin tanıklığında takdirlerinize
ve de ağır tarihsel sorumluluğunuza bıraktığımızı kaydediyoruz. Saygılarımızla.

Yönetim Kurulu üyeleri :

1.Bolat ÖZEN (Başk. Yrd.) 2. O. Mümtaz ÇAPÇI (Yazman) 3. Ayşe SELEK (Sayman)
4. Feray SELEK (Üye) 5. Hüseyin ÖZDEMİR (Üye) 6. Vedat HALICIOĞLU (üye)

YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK
ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI

elestiriler0001.jpg elestiriler0002b.jpg

.




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

sayın tetkililer
sizi anlamakta zorlanıyorum.cok laf az iş üretiyorsunuz.ıspartada şikayeten başka bşirşey yaptıgınızı duyamadım.genel merkezi bırakında siz ne yapıyorsunuz onu anlatında bilelim.
kaç köyde üyeniz var,kaç köya konferans yaptınız.kahve ziyaretlerinizin zamanı nasıl.gençlik örgütü nasıl üniversitedeki örgütünüz nasıl demokratik kitle öegütleri ile ortak ne yapıyorsunuz fazlası için malatya-erzurum-silopi-lüleburgaz şubeleri ile görüşün biraz onlardan feyz alın.donkişot gibi olmayın
AZLAF ÇOK İŞ
saygılarımla
süleyman polat