DURAKSAMAYA GEREK YOK!-Mustafa Yıldırım — Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi

DURAKSAMAYA GEREK YOK!-Mustafa Yıldırım


İç-dış şebekenin çalışmalarını yalnızca birkaç satılmışın işidir, diye
küçümseyince, 22 Temmuz 2007, varlık-yokluk genel oylaması sonuçlarını
‘alelacele’ halkın körlüğüne bağlamak; “Bu millet adam olmaz” diyerek
kestirip atmak eski alışkanlılardandı r.
Oysa; “Operasyonu salt paraya satın alınanlar düzeyine indirgemek
komplocuların yararına oldu. Ne yazık ki, iyi niyetli yazarlar bu durumu
gözden kaçırdı. Olay daha derindeydi.
Bir ülkede yaşayanların düşünce sistemleri ele geçiriliyor, demokratik
kitle örgütleri yok edilirken, birkaç seçmece kişinin kurduğu dar üyeli
dernekler, güdümlü medya ve devlet yöneticilerinin desteğiyle, toplumsal
muhalefeti yönetme yeteneğine kavuşuyorlardı .” (S.Ö.Ağında, Giriş)
Ele geçen yalnızca medya ve aydınlar değil, aynı zamanda akademisyenler,
öğrenci gençlik ile halktı… Silahsız işgal, zaman içinde genişler. Mermere
dökülen ince suyun yayılması gibi, sessizce…
*
ABD-AB-Atina- Barzani- ‘Ermeni-Kürt-Rum Milliyetçiliği’ - TÜSİAD -
‘Tahrancı-Suudcu’ Koalisyonu’na gösterilen yığınsal desteğin kökenini,
oy verenlerin toplumsal ayrışımı bilgilerini alınca değerlendirebileceğ iz.
Ancak şimdiden; bir etnik ayrışmanın kemikleşmekte olduğunu; ‘maskesiz
vurgun’ düzeninden sebeplenenlerin yalnızca birkaç kişi olmadığını
belirtmekte yarar var. Dumanaltı soygundan yaşam bulananlardan bazılarını
sayalım:
1-Ceplerini ve ruhlarını ABD-AB kartellerine bağlayan Bizans seçkinleri
(Onların seçim sonuçlarını alkışlayan açıklamalarını bugünden
göreceksiniz. )
2-Anadolu’nun 27 yıldır sürdürülen beleşten fazi-borsa kazançlarıyla, Özal
devletinin yolsuzluk, dışardan kara-sermaye transferiyle güçlenenlerin
büyük kent merkezlerini ele geçirenlerin çevresinde oluşan aşiret benzeri
aile kolonileri (Üretim olamayan bir ülkede ticaret merkezi adı altında
Avrupa da bile rastlanmayacak lüks tüketim yapıları, villa ticareti)
3-Yerel otonomi diyerek imar kararı yetkisini eline geçiren
belediyecilerin her alana (tarım alanlarını, fabrika arsalarını,
ormanları, limanları, kent meydanlarını) inşaat yapmalarından yalnızca bir
iki yandaş müteahhit, işadamı değil onların altında, yanında yöresinde
sebeplenen azımsanmayacak bir kitle…

Bu konulara ‘sosyolojik’ araştırmalar yapıldıkça döneceğiz ve bilimsel
veriler-incelemeler in aydınlığında yeniden yeniden düşüneceğiz. Yoksa işi,
şu lider şöyle yaptı; bu lider böyle yapamadı kolaycılığına
indirgemeyerek, görev neyi gerektiriyorsa onu yapacak ve nereye çıkarsa
çıksın “yola devam!”
*
Birkaç noktayı tartışmaya açmakta yarar:
AKP’nin oylarını, Kasım 2002 oyları (%34,5) sananlar yanıldılar. AKP’nin
oyları Mart 2004 belediye seçimlerinde % 50′nin üstüne çıkmıştı. %46′ya
oradan inildi.
Muhalefet, ABD-AB-İsrail prangasıyla kıvrandıkça kıvrandı. Halk da,
IMF-Washington egemenliğini kıvırtmadan savunan AKP’yi daha güvenli buldu.
Muhalefet, keskin bir çıkışla Ortadoğu’da ve yurdumuzda işgale karşı
çıkarak bağımsızlığı savunsaydı, yurdumuzdaki yabancı elleri kesip
atacağını açılasaydı; seçimi yitirse bile geleceğin yolunu açmış olacaktı.
Yıllar sonra, büyük işadamları-Amerikancı lar-azınlıkçı lar, arkalarına yine
büyük bir oy desteği aldılar. Kötü olasılık: Halka hakaret etmekten
çekinmeyenler, kendileri için mali af yasaları çıkartacak denli gözü kara
olanlar bir parti diktasına gidebilirler. TSK yönetimini mutlu edecek bir
cumhurbaşkanı seçmeyi de akıl ederlerse, NATO Genişletme Projesi’nde
uzlaşalabilirler…
23 Temmuz 2007

.




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.