DEMOKRASIDE DEVLETI YIKMA HAKKI VAR MIDIR?


*DEMOKRATİK DİRENME HAKKININ KURUMSAL YOLU NE ZAMAN AÇILIR?*

*Prof.Dr.Özer Ozankaya *

Siyaset Batısı’nın  dünyanın  birçok ülkesinde, yerli işbirlikçileriyle
 el-ele yürüttüğü sömürgeci saldırılar,   aşağıdaki   sorulara yakıcı bir
ivedilik kazandırmış bulunuyor:

“1) Bir devletin demokratik kurum ve kurallarından yararlanarak üst siyasal
yönetim makamlarına gelen bir siyasal kadronun,  o devletin

a)       Toprak bütünlüğünü
b)       Ulusal birliğini ve bağımsızlığını
c)       Demokratik, laik hukuk düzenini

yıkıp ortadan kaldırıcı    eylemlerde bulunması, bu yolda sömürgeci
devletlerle ve onların korumasındaki  hükümetlerle elbirliği yapması,
bu siyasal kadronun meşruluğunu ortadan kaldırmaz mı?

2) Böyle bir siyasal iktidara “Dur!” demek gereğini yerine getiremeyen,
edilgin ve/ya da işbirlikçi muhalefet partilerinin de meşruluğu ortadan
kalkmaz mı?

3) Meşruluğunu yitiren bu siyasal kadro ve örgütlerin, hukuk yoluyla
siyasal sürecin dışına çıkarılması, devletin,   ulusun ve ülkenin varlığı ve
güvenliği için zorunlu değil midir?

4) Bu başarılamazsa, en temel insan hakkı olan “Baskıcı yönetime karşı
direnme hakkı”
nın öteki anayasal kurumsal yollarla (yani demokratik devlet
ve toplum düzenini korumak ve kollamakla görevli anayasal kurumlar eliyle)
kullanılması koşulları oluşmuş sayılmaz mı?

Bugün Siyaset Batısı’nın açık ve örtülü saldırısına uğrayan  dünya
ülkelerinin   beşte dördündeki siyasal,   toplumsal, ekonomik durum, bu
soruları gündemin en üst sırasına  yerleştirmiş bulunuyor.

Bilindiği gibi karanlığın en koyu olduğu an, aydınlığın da başladığı andır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, iç ve dış sömürgeciliğin silahlı saldırısını nasıl
tepelediği ve bir daha hortlayamaması için nasıl bir demokratik devlet ve
toplum yapısı  kurduğu konusu,   insanlığın en canlı   ilgi konusu  olmak
yolundadır.

Siyaset  Batı’sının  saldırıları sonucu dünyamızın içine sürüklendiği
karmakarışık durum karşısında, Atatürk’ün  “Türk Devrimi yalnız Türk ulusu
için değil, bütün uygar insanlık için üzerinde dikkatle durulmaya değer bir
hareketin adıdır.”
saptamasının  ne denli haklı  olduğu hergün yeniden
anlaşılıyor.

.

Bilgiler ve Bağlantılar

Tüm yazıyı gözden geçirebilir ve yorumlayabilirsiniz.


Önceki ve Sonraki Makaleler

Bazı Makalelerimiz


Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.