Davos ta Ucuz Kahramanlık


BASINA VE KAMUOYUNA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in eleştirilerini ve  İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını sert sözlerle yanıtladı. Panel yöneticisinin sürenin bittiğini gerekçe göstererek konuşmasını kesmesi üzerine, bundan sonra Davos toplantılarına katılmayacağını açıklayarak paneli terk etti.

Başbakanın bu tavrı,  kimi çevrelerce, kapıya gelen yerel seçimler nedeniyle, iç piyasada yerli dizileri aratmayan bir abartma ile gösterime sürülsede, Cumhuriyet tarihinde gelmiş geçmiş hiçbir  Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı,  uluslararası bir toplantıda el kol hareketleri, itilme ve dürtülme ile karşılaşmamıştır.  Çünkü, Türkiye Cumhuriyetinin hiçbir başbakanı başka bir devletin Proje Eşbaşkanlığını üstlenmemiş, boynunda Yahudi JİNSA Örgütü’nden aldığı “cesaret madalyası” taşımamıştır. 

Başbakanın Davos ta iç politikaya yönelik yaptığı siyasi şov; hamaset edebiyatı ile birleştirilerek  “Lozan” görüşmeleri ile kıyaslanması ise, dünyaya örnek bağımsızlık savaşının küçümsenmesi, Türk kurtuluş ve kuruluş destanının red ve inkarıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk milletine karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir belgedir” diyerek tanımladığı Lozan anlaşmasına giden heyet, 3,5 yıl süren ve kazanılan bir bağımsızlık savaşının onurlu kahramanları olarak masaya oturmuşlardı.

R.Tayyip Erdoğan hangi savaşın sonunda  Davos a gitti acaba?

Telafer’de, Bağdat’da, Basra’da,  ABD askerleri  Irak halkına  soykırım uygularken suskun kalmanın  ötesinde lojistik destek veren, yerel seçimler yaklaşınca  Hamas mücahidi kesilen Erdoğan değil mi?

Türk ordusunun başına bin yıldır ilk kez  başbakanlığı  döneminde çuval geçirilmesine ses çıkarmayan ve nota verelim diyenlerle de “Ne notası, müzik notası mı” diye alay eden,

Yahudilerin ABD’deki büyük örgütü tarafından Yahudi Üstün Hizmet ve cesaret Madalyasıille ödüllendirilmiş ve “Musevilerin ebedi dostu olarak ilan edilen,

Gazze‘de bebelere bomba yağdıran İsrailli pilotların eğitimi için Konya ovasını  tahsis eden,

Ak Tütün karakolunu basan PKK eşkıyasını takip ve haddini bildirmek yerine  “Bu konuyu Sayın Bush ile konuşacağım” diyerek Türk ulusunun ve ordusunun  onurunun korunmasını BUSH’UN himmetinde arayan,

En önemlisi, Lozan’ın  parçalanması ve Sevr’in  tedavüle sürülmesine BOP eş başkanı olarak,  ön ayak olan, R.Tayyip Erdoğan’ın,  Davos’ta gürleyerek bütün bu suçlarından  ve tarihi sorumluluklarından sıyrılarak kahraman edası ile nutuklar atması  tarihte emsali görülmemiş bir ucuz kahramanlık örneğidir.

Ülkelerin onurları, ucuz kahramanlık, kabadayılık nutukları ile değil, ulusal bağımsızlığı, ulusal çıkarları ve ulusal onuru  her şeyin üzerinde tutan eylem ve davranışlarla yükselir.

Başbakanın bu öfkesi ve  Davos ta  Önce Peres’e gürleyip, sonra Moderatör e  tepki gösterdiğini söylemesi  Gazze’de yaşanan “insanlık dramına” olan tepkisinden  değil, bu insanlık suçuna” yukarıda saydığımız  eylemleri ile katılmış ve ortak olmuş birinin, bu kusurunu  örtme, yolsuzluk, yoksulluk, hırsızlık, işsizlik, yani toplumsal kaos altıda girdiği yerel seçimlere yönelik bir yatırımdır.

YÖNETİM KURULU ADINA :                                         Mahmut  ÖZYÜREK

ADD.Isparta Şube Başkanı

.


Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İsrail’in Gazze’de uyguladığı vahşet herşeyden önce tüm insanlıgn kınaması gereken bir olaydır.Ancak…Erdoğan’ın hele Yahudi Cesaret Madalyası sahibi başbakanın Davos’ta yaptığı ucuz bir şovdan ibarettir.Ama ne yazıkki,seçim öncesi yapılan bu ucuz şov bir kısım halk üzerinde etkili olmuştur.Emperyalist ABD ve siyonistlerin her zaman yanında olan Erdoğan Talefer’de,Irak’ta ABD’nin yaptığı katliama sessiz kalırken,aklını ve vicdanını yaptığı gizli anlaşmalarla birlikte rafa kaldırmış olmalı..Ayrıca Erdoğan’nın tepkisinin,oturumu idare eden ve kendisini daha fazla konuşturmayan kişi yönelik olduğu da unutulmamalı. Tespit ettiğiniz tüm doğrular ve yayınladığınız bu basın bildirisinden dolayı Isparta ADD Yönetim Kurulunu kutlar, saygılarımı iletirim. Figen Özen ADD Antalya

şunu bilmeliyiz ki;
tamamen seçim için yapılmış bir harekettir
Çünkü olaya akılcı bir şekide yaklaşmamız gerekirse şu sonuç ortaya çıkacaktır.;
İsrail başkanı Perez’e sitemde bulunan Tayip erdoğan aynı zamanda İsrail ile gizli anlaşmalar yapan Tayip Erdoğandır
.Seçimlerin yaklaşmasına yakın müslüman halkı ben korudum, bizden, olanları korudum zihniyetine dayalı bir taktik izlemektedir Tayyip bey.
Çünkü hepimizin bildiği gibi son İsrail saldırılarında zarar gören insanlar adına ükemizde bazı partiler mitingler eylemler düzenledi ve bi nevi olayları öne sürerek halkın duygularıyla oynayıp oy kazanma çabalarındaydılar..ve nitekim bazı yerlerde başarılı oldular.İşte bunu gören Tayyip Erdoğan partisinin oy kaybetmemesi için seçim öncisi eşsiz bir fırsat olarak gördüğü ve toplanılmasını kendisinin istediği Davos görüşmelerine katıldı ve kurtarıcı modunda hareketlerde bulundu..İşte suçluluk duygusuna kapıldığından dolayı sesinin yüksek çıktığını söyledi.Ve kendisine haksızlık yapıldığını telafuz etti ve ayrıldı oradan.Tamam düz mantık olarak düşünürsek;Olayın iç yüzünü bilmeyenler HELAL BAŞBAKANA demişlerdir…

İsrail’İ değerlendirelim;
İsrail gerçekten emperyalist bir ülkedir ve insanlık suçu islemiştir ve yapmaktadır halen.Peki israil başkanına suçluluk duygusundan dolayı sesin çok çıkıyor diyen Tayyip Erdoğan zamanında kendisi söylememişmidir Öfke bir hitabet sanatıdır diye bu birinci soru..Demekki kendiside suçluluk duygusuyla öfkelenmiş çiftçiye, işçiye bağırırken…ikinci olarak İsrailin katliamları sonucu ölen müslümanların “sözde” savunucusu olarak kendini gösteren başbakan acaba Irak’ta ölen müslümanlar için neden çıkıp tek bir kelime etmemektedir? Çünkü bir sistemin içindeki piyondur..Aksine Amerikan askerlerinin ülkelerine sağ-salim dönmelerine duacıyım diyen bir tavır sergilemiştir..BOp eşbaşkanlığını yürüten bir adamdan daha fazla ne beklenir ki? BE hey adam birazda TÜRKİYE CUMHURİYETİ başbakanı olarak vur yumruğunu masaya be!!!!!!! Herşey sistemli, herşey apaçık ortada…ABD dışişleri bakanı diyor ki;TÜRKİYE dahil birçok ülkenin ortadoğuda sınırları değişecektir ve bunun eşbaşkanlığını başbakan üstleniyor.. İnsanlar şunu söylüyodur;BU NE YAMAN ÇELİŞKİ??

Bİr de şunu söylüyor topaltıda;
İnsanları öldürme, tevrattan örnekler veriyor…

Peki be adam İslam dinine bakalım istersen biraz..
İslam kelime anlamıyla “barış” demektir..
İslam’da insanlara karşı dürüst olmayı, güzel ahlakı, hoşgörülü olmayı söyler..

Her zaman öncelik güzel ahlaktır..
Doğru olmayı yalancılık yapmamayı emreder..ve bunun için öncesinde “oku” der..

Değerlendirmeyi yaptıktan sonra şöyle bir düşünelim..
Tayyip bey ne kadar müslüman sormak gerekir..
Burada amaç kimin ne kadar inançlı olduğunu tartmak değildir..Fakat içinde bir yanlışlık varsa bunu da vurgulamalıyız.
Aldığı hizmet ödülünü unutmuş değil kimse..
İstanbul’da caminin yıkılışını helikopterinden izleyip, Kilise açılışında bulunmalar..yaman çelişki??

Öldürmeye değinelim birazda?

Perez’e tavsiyelerde bulunan başbakan öldürme konusunda uyarılarda bulundu “kendi çapında”.

Peki öldürmek yalnızca ete giren bir kurşun mudur?

Bugün Ergenekon adı altında içeri alınan Yurtsever, öncü ve cesur olan aydınlarımıza karşı uygulanan “zihniyeti yoketme” çabaları öldürmeye girmiyor mu?
Amaçladıkları Atatürk’ün düşüncelerini öldürmek, yoketmek değil midir?

Evet bu aşşağılık birşeydir..

Kimini içeride unutarak öldürmekteler..
Kimini yıldırmak için cezalandırmaktadırlar..

Ama bizler şunu biliyoruz ki;
BİZLER BU SAVAŞIN SONUNDA ÖLEBİLİRİZ AMA UNUTULMASIN Kİ ONLARDA ÖLECEKLER”

ATATÜRK GENÇLİĞİNİ KİM SUSTURABİLİR KİM?

Sevgilerimle,

Doğan ELÇİ

Ulusal bilince sahip olmayan kişiler ve milli duruşu sergilemek adına gösteri ve de oy kaygısı için hamle yapan kişiler tarihi açıdan önemli bir noktada bulunduklarını zannediyorlar bu kesinlikle doğru değildir… doğan elçi