<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Çöküş ne ile başlar? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.addisparta.org/cokus-ne-ile-baslar.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.addisparta.org/cokus-ne-ile-baslar.html</link>
	<description>ADD Isparta Şubesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 Nov 2011 07:36:42 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: önder gürbüz</title>
		<link>http://www.addisparta.org/cokus-ne-ile-baslar.html/comment-page-1#comment-4810</link>
		<dc:creator>önder gürbüz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 12:05:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=1726#comment-4810</guid>
		<description>Var mısın, yok musun?

Bir süredir sessizliğimi koruyorum. Çünkü bütün bu kepazeliklere ne tür bir yorum yapılabilir kestiremiyorum. Açıkçası bir tür komedya, bir açık hava tiyatrosunu izler gibi tüm gelişmeleri utanarak seyretmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Ancak tüm bu yaşadıklarımızı açıkça bir yönetim krizi, bir laubalilik, ciddiyetsizlik olarak nitelendirmeden de geçmek istemiyorum. Neyse, benim bu şu sessizliğim uysal koyun olduğum anlamında yorumlanmamalı. 

Neden mi? 
Anlatayım: 
Bu ayın ortalarına doğru Türkiye’ye gitme zorunluluğum doğdu. Malum ekonomik kriz beni de teğet geçmedi. Sabiha Gökçen havalimanına uçak biletleri daha ucuz diye aldım biletimi, atladım uçağa - ver elini Türkiye. Yolculuk gayet rahat geçti…

Terminale girdikten sonra yolcular hangi banttan bavullar gelecek diye tablolara bakarlar. Uzatmayalım, herkes bir banttın etrafında toplandı. Kalabalık gittikçe yoğunlaşınca tekrar tabloya bakma ihtiyacı his ettim. Gördüğüm manzara, havalimanına üç uçak inmiş ve üç uçağında bavulları aynı bantta verilmiş!?

Ortalık mahşer yerini andırıyor…

Bavullar tek, tek ve ağır – ağır bantta dönmeye başladı. Bizim bavullardan eser yok, yaklaşık yarım saat sonra bir bayan yetkili bizim uçağın bavullarının başka bir banttan çıkacağını duyurdu. Cümbür cemaat herkes malum bantta yönledi. Bekle, bekle ne gelen var - ne giden…

Sigarasızlık beynime vurdu!  

Sabrım taştı, her şeyi göze aldım… Ve avazım çıktığı kadar yetkililere “seslenmeye” başladım. Benim bu hareketimden cesaret alan başkaları da seslerini yükseltmeye başladı. Anlayacağınız, birçok insan bana hak verirken bazılarının yüzlerinde bana karşı bir kızgınlık görür gibi oldum. İnanın umurumda bile değildi!  

Uzun lafın kısası, beş – on dakikaya kalmadı bavullar gelmeye başladı... 

Size tüm bunları neden mi anlattım?

Türkiye’de bir işi yaptırmak istiyorsan ya paraya ya da edepsizliğe başvurmak gerektiğini anımsatmak ve sivil cesaretin zaman zaman korku ve endişelerin önüne geçmesi gerektiğini hatırlatmak için. Sivil cesarete var mısın, yok musun? 

Önder Gürbüz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Var mısın, yok musun?</p>
<p>Bir süredir sessizliğimi koruyorum. Çünkü bütün bu kepazeliklere ne tür bir yorum yapılabilir kestiremiyorum. Açıkçası bir tür komedya, bir açık hava tiyatrosunu izler gibi tüm gelişmeleri utanarak seyretmekten başka bir şey gelmiyor elimden. Ancak tüm bu yaşadıklarımızı açıkça bir yönetim krizi, bir laubalilik, ciddiyetsizlik olarak nitelendirmeden de geçmek istemiyorum. Neyse, benim bu şu sessizliğim uysal koyun olduğum anlamında yorumlanmamalı. </p>
<p>Neden mi?<br />
Anlatayım:<br />
Bu ayın ortalarına doğru Türkiye’ye gitme zorunluluğum doğdu. Malum ekonomik kriz beni de teğet geçmedi. Sabiha Gökçen havalimanına uçak biletleri daha ucuz diye aldım biletimi, atladım uçağa &#8211; ver elini Türkiye. Yolculuk gayet rahat geçti…</p>
<p>Terminale girdikten sonra yolcular hangi banttan bavullar gelecek diye tablolara bakarlar. Uzatmayalım, herkes bir banttın etrafında toplandı. Kalabalık gittikçe yoğunlaşınca tekrar tabloya bakma ihtiyacı his ettim. Gördüğüm manzara, havalimanına üç uçak inmiş ve üç uçağında bavulları aynı bantta verilmiş!?</p>
<p>Ortalık mahşer yerini andırıyor…</p>
<p>Bavullar tek, tek ve ağır – ağır bantta dönmeye başladı. Bizim bavullardan eser yok, yaklaşık yarım saat sonra bir bayan yetkili bizim uçağın bavullarının başka bir banttan çıkacağını duyurdu. Cümbür cemaat herkes malum bantta yönledi. Bekle, bekle ne gelen var &#8211; ne giden…</p>
<p>Sigarasızlık beynime vurdu!  </p>
<p>Sabrım taştı, her şeyi göze aldım… Ve avazım çıktığı kadar yetkililere “seslenmeye” başladım. Benim bu hareketimden cesaret alan başkaları da seslerini yükseltmeye başladı. Anlayacağınız, birçok insan bana hak verirken bazılarının yüzlerinde bana karşı bir kızgınlık görür gibi oldum. İnanın umurumda bile değildi!  </p>
<p>Uzun lafın kısası, beş – on dakikaya kalmadı bavullar gelmeye başladı&#8230; </p>
<p>Size tüm bunları neden mi anlattım?</p>
<p>Türkiye’de bir işi yaptırmak istiyorsan ya paraya ya da edepsizliğe başvurmak gerektiğini anımsatmak ve sivil cesaretin zaman zaman korku ve endişelerin önüne geçmesi gerektiğini hatırlatmak için. Sivil cesarete var mısın, yok musun? </p>
<p>Önder Gürbüz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

