BURASI ANADOLU-HİTİTLERDEN BERİ HAİNLERİN SONU

-HAİN-

Çiçeron ne demişti?…

Roma Devleti’nin en güçlü olduğu günlerde, Roma’nın en güçlü hatibi ve düşünürü  Çiçeron, devletin karşılaşacağı tehlikeleri sayarken, bu tehlikelerin en başında “hain gelir…” demiştir.

Hainlerin tehlikesi, düşman tehlikesinden önce gelir. Çünkü düşmanın kim olduğu, yeri ve bayrağı biliniyor. Hainlerin nerelere sinsice sokulduğunu bilemezsiniz, yeri ve bayrağı belli değildir.

Hain, sizin bayrağınızın altında yaşar, sizin mabetlerinizde ibadet eder, sizin gibi konuşan, sizin yaşadığınız gibi yaşayan, içinizden biridir. Hain, devletin bütün nimetlerinden yararlanır, fakat düşman adına devletine ve milletine karşı savaşır.

[ ...Ve Çiçeron, M.Ö. 43 yılında hainler tarafından katledilir.]

Hainler, Sezar’ı senatus toplantısında öldürmeyi planlamışlardı. Böylece M.Ö. 15 Mart 44 tarihinde Senatus, Mars meydanındaki Pompeius tiyatrosu salonunda toplantı halindeyken, içeriye giren Caesar daha koltuğuna oturmadan, komployu hazırlayanlar bir şey sormak bahanesiyle Caesar’ın etrafını sarmış ve onu 23 yerinden hançerleyerek öldürmüşlerdir. Caesar son bir gayretle arkasına baktığında Brütüs’ü görünce şaşırır ve son sözü, “sen de mi Brütüs ” olur.

Caesar şaşırmıştı, çünkü Brütüs devletin içinde ve devlet olanaklarından çok yararlanmış olan bir hain idi. Caesar katilleri içinde yine devletten beslenmiş olan  G. Trebonius, P. Servilius e C. Servilius da vardı. Katiller Roma’nın dışına kaçarak, işbirlikçilik yaptıkları doğudaki şehir devletlerine sığınırlar.

Caesar’ın beş-on kişilik hain grubu devletten beslenmişti…

Peki, T.C. Devletinden yıllardır beslenen, devletten maaş ve mevkii aldığı halde yabancı güçlere hizmet eden hainlerin sayısı (…)

T.C. Devletinden maaş aldığı halde, kendi devletine saldırarak, Devleti arkadan hançerleyenlerin sayısı (…)

Biz bildik bileli buralarda hainler devletten besleniyor. Roma tarihi yaklaşık 1800 yılı kapsar. Batılılar Roma tarihini daha İlköğretim düzeyindeyken çocuklarına iyi öğretirler, zavallı bizler ise kendi tarihimizi dahi öğretemiyorsak, daha çook hainlerin çıkacağı muhakkak gibi gözükmektedir.

Roma tarihini iyi bildikleri için batılı emperyalistler kendi hainlerini derhal yok ederler. Bizim hainlerimizi cezalandırmamız söz konusu olunca müdahale ederler. Hainlerimize ödüller, madalyalar vererek onlara sahip çıkarlar. Fakat bir hesap hatası yapıyorlar

-Burası Anadolu, burası Anadolu!!!

Ön Türkler (Hititler) den beri hainlerin sonu çok feci olmuştur. Hainlerin ruhu ihanetle beslendiği için, ihanet onların gözlerini kör etmiş, kalplerini karartmış, kulaklarını sağır etmiştir. Camız gibi çamura yatarak mutlu olurlar, camız kültürü ile yaşarlar, kendilerine “aydın” diyerek kamuflaj yaparlar. Artık ne söyleseniz camız gibi bakacaklar, camız gibi çamura yatacaklardır.

Kuvay-ı Milliye Gazisi parti Pehlivan, işbirlikçi hainler hak kında konuşurken şunları anlatmıştı:

-İşgal güçlerine karşı Milli Mücadeleye katılmak için, altmış bin kişinin yaşadığı şehirden sadece on beş kişiyle yola çıktık. İş birlikçilerin sayısı binleri buluyordu. Bir de işbirlikçilerin işbirlikçisi sessiz bir çoğunluk vardı. Onlar da ay doğunca aya, güneş doğunca güneşe tapan, Allah’ını şaşırmış kalabalıklar. Son günlere kadar işbirlikçi hainlere haber gönderdik: “yapmayın, etmeyin, ayıptır-gayıptır…” dedik, ama hiç bir şey anlatamadık. Hatta işgal ordusu bozulmuş, askerleri serseri kaçkınlar halinde yollara düşmüşlerdi İşbirlikçiler ise hala bunun bir oyun olduğunu sanıyorlardı. Son gün, düşmana “bizi de götürün!..” diye yalvarmışlardı, ama düşman kaçarken onların yalnız güzel kadınlarını ve kızlarım götürmüş, gittikleri yerde maalesef onları “sermaye” olarak çalıştırıyorlardı. Tuttuğumuz hainlere sorduk:

-Şimdi anladınız mı?…

A. NEDİM ÇAKMAK

.

About ADD Isparta