Eğer etnik kökene dayalı bölücülük yapıyorsanız, örneğin “Kürtçü” iseniz ve ülkenin bölünmesi için çalışıyorsanız, Türkiye’ye istediğiniz gibi “HAKARET” edebilirsiniz. Bu ülkede başta medya olmak üzere bazı aydın(cık) lar sizi gündeme getirirler, alkışlarlar fakat kimse, “ne hakla Türkiye’ye hakaret ediyorsun” demez. Son örnek Viyana’da yaşandı. Trafik kurallarına uymadığı için Kanada Polisi tarafından “paket” edilen ve kelepçelenen, Başbakanımızın sık sık dinlediğini söylediği “Şivan Perver” adlı türkücü, sıra Türkiye’ye gelince esip gürlemiş; “Türkiye’ye dönmem, Türkiye beni kaldıramaz!”. Türkiye değil seni, senin yedi sülaleni kaldırır kaldırmasına ama, yeter ki yönetimde adam gibi adamlar olsun. Kanada Polisinin önünde “dört ayak” olan bu zibidi böyle konuşurken, AKP’nin ikinci adamı Mir Dengir Fırat Efendi ne yapıyor? Esas Patronu Barzani ve kader arkadaşları BDP’lilerle “Menemen Testisi” gibi sıralanmışlar, konser izliyorlar.
Avrupa Parlamentosu 3-4 Şubat’ta 6. Kürt Konferansını toplayacak. Türkiye Cumhuriyeti Devleti o kadar sahipsiz ki, “kırmızı bültenle aranan teröristlerin” bile katılmasını engelleyemiyor. Hükümet ise kendi Milli Ordusunun bacağını kırmak için uğraşıyor. Yaşar Kemal, Hasan Cemal, Ece Temelkuran, Ahmet Türk, Leyla Zana, Lothar Bisky, Helene Flautre katılacak,Diyarbakırlı “Hastir Osman” ise görüntülü mesajı ile katkıda bulunacak. Avrupa’nın kucağında olanların, Türkiye’ye nasıl hakaret ettiklerini tekrar göreceğiz.
Çok karışık bir dönemden geçiyoruz. Olmayan darbenin hesabını sorma adına kendi Milli Ordusunu yıpratmaya çalışanlar, Barzani ve avanesinin aldığı canların hesabını neden sormazlar? Dünya’da hangi devlet, silah bırakmayan bir terör örgütü ile müzakere etmek zavallılığını gösterir?
AKP’nin amacı, bir suçu belirleyip toplumda hukuku hakim kılmak değildir. AKP için gerçek amaç, hedef bellediği TSK, YARGI gibi kurumları, demokrasi’nin arkasına saklanarak yıpratmak ve itibar kaybına uğratmaktır. AKP bir konuyu ortaya atar, kendi medya grupları ile yaygara başlatır, Cumhuriyetin kurumları yıpratılır, yargısız infaz yapılır sonra da bir başka dosya için beklenilir. Örneğin “KOZMİK” Oda için günlerce söylenmedik, yazılmadık şey kalmadı. Peki, sonuç ne oldu? Mahkeme “Kozmik Odada görev dışında bir konu veya belgeye rastlanmadı” açıklaması yaptı. Başta Başbakan, AKP sözcüleri ve yandaş basından, özür dileyen, yanlış düşünmüşüz diyen bir kişiyi gördünüz mü? Göremezsiniz.
Şimdi de EMASYA denilen plana taktılar. Bu planın, Askere darbe yapma hakkını verdiğini söylüyorlar. İşin doğrusu şudur. Zamanın iktidarı terör olaylarına daha çabuk ve organize bir şekilde müdahale edebilmek için Emasya (Emniyet Asayiş Yardımlaşma)diye bir plan yaptı ve Ordu’ ya yeni bir görev verdi. Emasya Planını imzalayan da İçişleri Bakanı Murat Başeskioğlu idi. Sayın Başeskioğlu AKP Milletvekili ve Bakanı. Sekiz yıldır iktidardasınız. Murat Bey’de dibinizde duruyor, sorar mısınız ona hangi darbeyi planlamış? Sonra, değiştireceksen değiştir. TSK Hükümete, sakın değiştirmeyin diye bir telkinde mi bulundu?
AKP’nin ve yöneticilerinin şunu çok iyi anlaması lazım. Siz Türk Ordusu için istediğiniz kadar tuzak kurun yıpratmaya çalışın, asla başarılı olamayacaksınız. Ne kadar kaçarsanız kaçın, eninde sonunda geleceğiniz yer Türk Milletinin önüdür. Bu aziz millet , Barzani Eşkıyasını kendi Generallerinden daha dost gören, kendi ordusuna küfrederken , Barzani’yi kucaklayan AKP lilerden sandıkta hesap soracaktır. Türk Milletine ve Türklüğe her konserinde ağız dolusu küfreden Şivan Perver isimli zibidi’yi Türkiye’ye kırmızı mumla davet eden Başbakan Erdoğan’a ise, önümüzdeki seçim kampanyasında Şivan’ın giydiği kıyafetlerle dolaşmak yakışır.
Sağlık ve başarı dileklerimle, 02. Ocak. 2010
Rifat Serdaroğlu
Eski Sağlık ve Devlet Bakanı
rifatserdaroglu@gmail.com
rifatserdaroglu@superonline.com
0532 2110011
.
