Aydınlara Kıyan İslamcı Gruplar
*Seyyid Kutub’dan etkilenen İslamcı Hareket Örgütü, amacına ulaşmak için her
yolu mubah sayan bir düşünceye sahip *
Aydınlara kıyan İslamcı gruplar İslami Hareket Örgütü hem İran Devrimi’nden
hem de Mısır’daki Müslüman Kardeşler Örgütü’nden etkilendi. Her iki
bölgedeki İslamcı çizginin en katı unsurlarını Türkiye’de uygulamaya
girişti. Yakalanan elemanları verdikleri ifadelerde Emeç ve Dursun
cinayetlerini örgütün işlediğini söyledi.
*1979′da gerçekleştirilen İran İslam Devrimi’nin Türkiye’deki İslamcı
akımlar üzerindeki etkilerini önceki bölümlerde aktardık. Hizbullah’tan
Kaplancılar’a kadar pek çok akım İran Devrimi’ni model alıp Türkiye’ye de
uyarlamanın hayallerini kurdu. Bunların dışında bir örgüt daha var ki hem
İran Devrimi’nden hem de Mısır’daki Müslüman Kardeşler Örgütü’nden
etkilendi. Her iki bölgedeki İslamcı çizginin en katı unsurlarını Türkiye’de
uygulamaya girişti: *
*İslami Hareket Örgütü (İHÖ)… *
*Bu örgütün, para kaynakları oluşturmaktan hedefin önündeki engelleri
ortadan kaldırmaya kadar bütün eylemlerindeki başlıca ilke şu oldu: ”Amaca
ulaşmak için her şey mubahtır.” *
*İHÖ, kendisini tanımlarken, tek tümceyle şöyle özetliyordu: *
*”Allah’ın dinini yeryüzünde ikame etmeyi gaye edinmek, bu amaca ulaşmak
için hedefler belirleyip, inanılan değerler doğrultusunda faaliyetler
göstererek mücadele vermek.” Örgüt, İran Devrimi’ni benimserken, içindeki
kimi unsurlar da şu noktanın altını çizmeden geçmediler: ”İran Devrimi’ne
evet, Şii düşüncelere hayır.” *
*Yine örgüt içindeki bir kanat da Mısır’daki Müslüman Kardeşler’in radikal
bölümlerinden birinin başında yer alan Seyyid Kutub ve eserlerinden
etkilendi. ”Kültürel çalışma” adı altındaki faaliyetlerini bu kitaplarla
sürdürdü. *
*İran’dan etkilenen pek çok örgüt gibi İslami Hareket de Güneydoğu Anadolu
bölgemizde filizlendi. Güvenlik birimlerinin raporlarına göre İslami
Hareket, örgüt anlamında oluşumunu 1985 yılında tamamladı. *
*Örgütün temel omurgasını Batman’daki ”İkra”, ”Cem”, ”Seda”
kitabevleri oluşturdu. Özellikle Cem Kitabevi’ni 1983-85 yılları arasında
işleten Ekrem Baytap , örgüt için ayrıca önem taşıyan isim oldu. *
*Örgüt 1987 yılında sistematik olarak yapılanmaya geçti ve kendi içinde
yaptığı değerlendirmede ”kurumsallaştığını” ilan etti. Güvenlik güçleri
açısından, örgütün varlığı ve boyutları 21 Ocak 1993 tarihinde, Uğur Mumcu ‘nun
öldürülmesinden 3 gün önce başlatılan operasyonla kesinlik kazandı. Bu
operasyonlar sırasında, örgütün yakalanan ve pasifize edilen elemanlarının
sayısı 200′ü buldu. Bu elemanların verdiği ifadeler şu bilgileri içeriyordu:
*
** Gazeteci yazar Çetin Emeç ve Turan Dursun cinayetleri İHÖ tarafından
işlendi. *
* İRAN’DA EĞİTİM *
** İHÖ’nün üst düzey elemanları İran’da eğitim gördü ve Türkiye’de de kimi
İranlı diplomatlarla çeşitli düzeylerde ilişkiler kurdu. *
** Örgüt maddi olanaklarını genişletmek amacıyla gasptan oto hırsızlığına,
soygundan kapkaça kadar pek çok olaya karıştı (Bu ifadelerden sonra yeniden
incelenen bazı oto hırsızlığı ve gasp olaylarının, örgütün faaliyetleri
arasında bulunduğu ortaya çıktı). *
** Örgüt elemanları, doğrudan anayasal düzeni değiştirmek ve yerine
teokratik bir rejim kurmak üzere yetiştirildi ve yönlendirildi. *
* *
*HEDEFLERİ AYDINLAR - Türkiye’de çok sayıda aydın, İslamcı örgütlerin hedefi
oldu. İHÖ’nün yakalanan elemanları gazeteci yazar Emeç ve Dursun
cinayetlerini örgütlerinin işlediğini söyledi. Aksoy-Mumcu-Kışlalı
cinayetlerinin taşeronu ise Tevhid örgütüydü. *
*İSLAMİ HAREKET ÖRGÜTÜ’NÜN DÖRT AŞAMALI STRATEJİSİ *
*Tarikatların ve radikal İslamcı grupların, hedefe ulaşmak için
”tebliğ-cemaat-cihad” üçlü stratejisinden hiç sapmadığını, bunu ortak
rehber edindiğini önceki bölümlerde aktardık. Bu strateji temelde İHÖ için
de geçerli. Ancak bu örgütün stratejik aşamaları 4′e çıkardığı, her aşamayı
değişik adlarla sınıflandırdığı dikkati çekiyor. Bu aşamalar ve ayrıntıları
şöyle: *
*1- OLUŞUM: Buna ‘cemaatleşme merhalesi’ de deniyor. Öteki örgütlerin
birinci aşamasını tebliğ oluşturuyordu. İHÖ, tebliğ ile cemaatleşmeyi ilk
aşama içinde harmanlıyor. Örgüt bunu kendi içindeki elemanlarına açıklarken
şu mesajı veriyor: *
*”Tebliğ yöntemi ile kazanılan her taraftar aynı zamanda cemaat şuurunu
edinmiş olmalıdır. İnancı paylaşan insanlar, inançlarının gereği olan gayeyi
gerçekleştirme yolunda bir araya gelen, bir plan ve programa bağlı hareket
eden vasıflı organize topluluklardır.” *
*2- SİYASİ AŞAMA: Oluşum tamamlandıktan sonra, örgütün deyimi ile ‘’siyasi
merhale” ye geçiliyor. Bu aşama örgüt içinde en zorlu ve en önemli bölüm
olarak kabul ediliyor. Kendi içinde 3 alt bölümden oluşuyor. Bunlardan
birincisi kimliğin belirginleşmesi. *
*Buna göre örgüte katılan kişinin bir tek kimliği vardır; Müslüman. Her
şeyin üzerinde o kimliğin kabul edilmesi, yanına başka bir kimliğin
konmaması gerekir. *
*İkinci aşamayı ise saflaşma oluşturuyor. Kimliğini kazanmış olan kişi artık
tam anlamıyla bir mümindir. Kendisi gibi olmayan da kâfirdir. Bu durumda
saflaşma belirginleşmiş, ortada hiçbir pürüzlü durum kalmamış demektir.
Örgütün kriterlerine göre kimin Müslüman, kimin kâfir olduğu hiçbir
tartışmaya meydan vermeyecek şekilde açıktır. *
*Üçüncü aşamanın adı ”tağutla sürtüşme” . İslami Hareket, mevcut rejimi
tağut olarak isimlendiriyor. *
*Tağutla sürtüşmenin anlamı şu: *
*”Rejimin yasama, yürütme organları dahil olmak üzere her şeyini
reddetmek.” *
*Tağut’un İslami terminolojideki anlamı şu: ”Hak ve hukuk gözetmeyen, hakkı
çiğneyen, hakkı gasp edip haddi aşan, yeryüzünde Allah’ın hükümlerini
tanımayarak kendisi hüküm koyan ve insanları bu hükümlere boyun eğmeye
zorlayan, insanları Allah’a kulluktan ve ibadetten alıkoyan, insanları
şeytani, nefsani ve şehevi yollara sevk eden herkes ve her şey.” *
*İslami Hareket bu aşamada artık rejimi hedeflemiş, kamuoyunu etkileyecek
eylemleri yapma gücüne erişmiş demektir. Bu aşamanın bir başka özelliği de
ulaşılan güç oranında, mahalli mahkemelerin kurulması ve mahalli sorunların
çözümü için çaba harcanmasıdır. *
*3- ASKERİ AŞAMA: Bu aşamaya gelindiğine inanıldığı an, mevcut rejim
yıkılıncaya dek mücadelenin başlamış olması gerekiyor. *
*Bu mücadeleyi yaparken eldeki kuvvetlerin çok iyi hazırlanması,
istihbaratın ayrıca yapılanması öncelikli bir zorunluluk olarak
değerlendiriliyor. *
*4- HÜKÜM AŞAMASI: Bu aşama örgütün mevcut düzeni tamamen yıktıktan sonra,
yerine hedeflediği şeriat düzenini öngörüyor. Her şeyin İslami düzene göre
inşası ve sürdürülmesi ilkesinden hareket ediliyor. Hüküm aşamasının
başarılı olması için, ilk üç basamağın tümüyle gerçekleştirilmiş olması
benimseniyor. *
*Bu aşamada İslami Hareket artık İslami Hükümet adını alacak ve her alanda
yetiştirdiği *
*profesyonel adamlarıyla kendi anayasasını hazırlayıp devlet işleyişini
kuracak. *
* **İHÖ’nün hüküm aşaması mevcut düzeni tamamen yıktıktan sonra, şeriat
düzenini öngörüyor.*
‘Cemaatsiz İslam, lidersiz cemaat olmaz!’ *İ**HÖ, yasama şûrasının ana
rehberi*
*İslami Hareket Örgütü (İHÖ) 5 aşamalı bir yapılanma öngörüyor: *
*1- GENEL ŞÛRA (Kongre): Genel şûranın temel görevi bir üst organ olan
yasama şûrasını seçmek. Genel şûranın üyeleri, örgüt içerisinde belirli bir
işlevi, etkinliği ve sorumluluğu bulunan bütün elemanlar. *
*2- YASAMA ŞÛRASI: Genel şûrada yapılan seçim sonrasında belirlenen örgüt
elemanları, 1 yıl süreyle yasama şûrasına seçilir. Yasama şûrası örgütün
bağlı kalacağı esasları belirler. Örgütün hareket tarzı ile ilgili bütün
kararlar burada alınır. Yasama şûrasının en önemli özelliği ise örgütün en
tepesindeki lideri yani imamı seçmesidir. *
*3- İMAM (Lider): Yasama şûrasının ana rehberi şudur: *
*”Cemaatsiz İslam, lidersiz cemaat olmaz.” *
*Kamuoyundaki algılaması son derece masum ve yasal olan pek çok kavram,
radikal İslamcı gruplarda çok farklı anlamlara geliyor. ”Cemaat” bunların
arasında yer alıyor. ”İmam” da bu kavramlardan biri. İslami Hareket için
imam; toplum içinde yapılan tarifinin dışında, örgütün lideri, siyasi
özelliği olan karizmatik bir kişidir. Mutlaka yasama şûrasının seçimi ile
işbaşına gelir. Bu durum imama ayrı bir güç ve ağırlık kazandırır. Güvenlik
birimlerinin raporlarında, İslami Hareket’in imamlığı konusunda, dönemlere
göre değişen farklı bilgiler yer alıyor. Bir dönem örgütün imamlığını
”Deniz” kod adlı Ekrem Baytap yapıyordu. Bir başka dönem ise bilgi ve
kariyer bakımından Baytap’tan daha ileri olduğu kabul edilen M. Ali Bilici
‘ydi. *
*4- İCRA ŞÛRASI: Ana rolü imamın oynadığı, her türlü icra yetkisine sahip
şûradır. Buraya seçilecek kişiler yasama şûrasının belirlediği, imamın
onayladığı kişilerdir. Kararlar çoğunlukla alınır, son sözü imam söyler.
İcra şûrasının en önemli özelliği örgütün eylem kanadı olmasıdır.
Yapılanması da buna göredir. Şûra, kararlarını alır ve uygular. İcra
şûrasına bağlı alt birimler vardır. Bu birimler 4′e ayrılır: *
** Tedarükat birimi: Örgütün finans ve lojistik gereksinimlerini karşılamak
için kurulmuştur. *
** İstihbarat birimi: Her türlü açık ve kapalı kaynaktan bilgi toplamak için
kurulmuştur. *
** Teknik birim: Bomba ve patlayıcı yapımı gibi teknik konular için
kurulmuştur. *
** Ameliyat birimi: Örgütün tetikçi bölümüdür, silahlı eylemleri yapmak için
kurulmuştur. *
*5- MESULİYET ŞÛRALARI: Öteki adı Mahalli Birimler’dir. Kendi sorumluluk
alanı içinde düzenleme yapar ve tasarrufta bulunur. Örgütün mahallelerdeki,
toplumun en iç kesimindeki organıdır. Her mesuliyet şûrasının bir üstünde
bölge sorumlusu yer alır. *
**
*İslami Hareket Örgütü’yle ilgili 1994′te görülen davayı izleyen bir grup
çarşaflı kadın.*
* MERKEZ İL İSTANBUL *
*İslami Hareket Örgütü’nün pek çok elemanı yurtdışında eğitim gördü. Ancak
faaliyet sahası tamamen yurtiçi oldu. Örgüt elemanları profesyonel eğitim
aldıkları için gasp, soygun, oto hırsızlığı gibi eylemlerin yanında fidye
için adam kaçırma türünde eylemlerde de bulundular. Örgüt Batman’da kurulup
gelişmesine karşın ana etkinlik yerleri olarak İstanbul, Ankara, İzmir,
Bursa, Elazığ, Malatya ve Bingöl gibi illerde tabanını genişletti. Güvenlik
birimlerine göre en etkili olduğu il ise İstanbul. Öteki İslamcı grupların
aksine İslami Hareket Örgütü legal ya da illegal bir yayın organını
benimsemiyor. Ancak öteki grupların yayın organlarından sık sık bu örgüte
destek geliyor. Geçmişten günümüze, yayınlarında İslami Hareket’e destek
veren dergilerin başında ”Dünya ve İslam, Haksöz, Müslüman Genç, Değişim,
Yeni Yeryüzü” dergileri geliyor. Örgüt elemanlarının önemli bir bölümü
yakalandı. Ancak dış örgütlerin ve devletlerin, bu örgütü fırsat
bulduklarında ve gerektiğinde kullanabilecekleri öngörüsü, güvenlik
birimlerinin hazırladığı raporların ana motiflerinden birini oluşturuyor. *
*Tevhid: Aksoy-Mumcu-Kışlalı cinayetlerinin taşeronu*
*Türkiye’de aydın katliamları denince ilk akla gelenler arasında şu üç tarih
var: *
*31 Ocak 1991, 24 Ocak 1993, 21 Ekim 1999. *
*Prof. Muammer Aksoy, Uğur Mumcu ve Prof. Ahmet Taner Kışlalı ‘nın
katledildiği günler ister istemez Türkiye’nin de ayağa kalktığı günlerdi.
Her cinayet sonrasında başlıca yakınmamız-sorumuz şu olmuştu: - Katiller
nerede? Uzun dönem bu sorunun yanıtı arandı. Cinayet sonrasındaki ”olay
yeri” görüntüleri umutlu olmayı da zorlaştırıyordu. Çünkü delillerin çoğu
‘’süpürülerek” bir torbaya konmuştu! Oysa bu tür cinayetleri aydınlatmada
başarılı olan güvenlik birimleri, küçücük bir ayrıntıyı bile özenle topluyor
ve inceliyor. 2000′li yıllarda başta Hizbullah olmak üzere adının başına
İslam sözcüğünü ya da İslami bir sözcüğü getiren terör örgütleriyle ilgili
operasyonlarda bir örgütün adı ayrıca öne çıktı: Tevhid! Örgüt, 1980′lerin
ortasında Nurettin Şirin ‘in yazıişleri müdürlüğünü, yöneticiliğini
üstlendiği İstiklal, Şahaded ve Tevhid dergilerinin etrafında gelişti. *
**
*MENZİL VE İLİM BAĞLANTISI *
**
*Büyüme süreci Hizbullah’ın her iki grubu Menzil ve İlim’le bağlantılı
olarak devam etti. Temel hedefi şuydu: İran tipi bir devrimi Türkiye’de de
yapmak. Güvenlik birimlerinin raporlarına, yakalanan sanıkların
ifadelerinden ortaya çıkan bulgulara göre örgüte pek çok İranlı yardım etti.
Hatta, örgüt üyelerinin önemli bir bölümü sık sık İran’a giderek eğitim
gördüler. Yine bu raporlarda yer alan bilgilere göre İran’ın rejim ihracında
kullanmak üzere kurduğu Kudüs Kuvvetleri’ne bağlı kimi elemanlar da bu
örgütle değişik zamanlarda bağlantılar kurdu. 1994′te örgütün yayın
organının adı Selam olarak değiştirildi. Aynı yıl, Selam ve Kültür Dayanışma
Vakfı’nın kurulmasıyla bir ölçüde genişleme eğilimine girdi. Ancak örgüt
doğrudan eylem hedefli olduğu için kitlesel tabanını genişletmeyi çok öne
çıkarmadı. *
*Ferhan Özmen ve Necdet Yüksel , Aksoy, Mumcu, Kışlalı cinayeti davalarında
yargılandılar, hüküm giydiler. Dava sürecindeki operasyonlarla örgüt büyük
ölçüde çökertildi. Güvenlik birimlerinin örgütle ilgili güncel
değerlendirmesi şu: ”Örgüt, toparlanma ve eleman temin etme faaliyetinde
bulunmaktadır.” *
*HİZ-BUT TAHRİR: HEDEF HİLAFET*
*İslami Hareket Örgütü ile ayrı kulvarlarda gibi görünen ama ortak hedefe
sahip bir başka örgüt de Hizb-ut Tahrir. Bu örgütün İHÖ’den başlıca farkı
şu: Tebliğ aşamasının çok sağlam olması gerektiğine inanması. Bu nedenle,
sadece devlet kurumlarında değil, semtlerde, kent varoşlarında da
propaganda, bilgilendirme çalışmalarının yoğun olması gerektiği görüşünden
hareket ediyor. Örgütün en tepesindeki kişiye şu ad veriliyor: Mutemet! Bu
kişinin altında da Anadolu’nun değişik kentlerinden sorumlu kişiler
bulunuyor. Onların adı ise vilayet encümeni. Buna göre Türkiye’deki çalışma
sahası 4 vilayet encümenine bölünmüş. Birinci encümenin sorumluluk sahasına
şu iller giriyor: Ankara, Erzurum, Kayseri, Van, Niğde. İkinci encümen
sadece İstanbul’dan sorumlu. Üçüncüsü Adana ve çevresinden sorumlu.
Dördüncüsünün sorumluluk sahası da Konya ve Ankara. Başkent iki sorumlunun
kontrolünde. Örgüt, tebliğ aşamasını uzun tutacağını ilan ettiği için
güvenlik raporlarında eylemleriyle ilgili ayrıntı bulunmuyor. *
* Mustafa BALBAY/Cumhuriyet*
.