<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi &#187; Mahmut Özyürek</title>
	<atom:link href="http://www.addisparta.org/author/mahmutozyurek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.addisparta.org</link>
	<description>ADD Isparta Şubesi</description>
	<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 19:09:50 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>ATATÜRK OLMASA BUGÜN HAZRETİ MUHAMMED&#8217;İN MEZARI DA OLMAYACAKTI</title>
		<link>http://www.addisparta.org/ataturk-olmasa-bugun-hazreti-muhammedin-mezari-da-olmayacakti.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/ataturk-olmasa-bugun-hazreti-muhammedin-mezari-da-olmayacakti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Aug 2008 11:06:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Pazartesi akşamı Avrasya Televizyonu&#8217;nda Lale Şıvgın&#8217;ın sunduğu &#8220;Beyin Fırtınası&#8221; programına katılmıştım biliyorsunuz. Programın diğer konukları Nevzat Yalçıntaş ile Erol Manisalı idi.
Nevzat Yalçıntaş program sırasında Atatürk&#8217;le ilgili küçük bir anekdota yer vererek &#8220;Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed&#8217;in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, &#8216;Eğer bir tek taşına bile dokunursanız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp"><a href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/hz-muhammedin-mezari2.png" ><img class="alignleft size-medium wp-image-681" title="hz-muhammedin-mezari2" src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/hz-muhammedin-mezari2-300x192.png" alt="" width="300" height="192" /></a>Pazartesi akşamı Avrasya Televizyonu&#8217;nda Lale Şıvgın&#8217;ın sunduğu &#8220;Beyin Fırtınası&#8221; programına katılmıştım biliyorsunuz. Programın diğer konukları Nevzat Yalçıntaş ile Erol Manisalı idi.</div>
<p>Nevzat Yalçıntaş program sırasında Atatürk&#8217;le ilgili küçük bir anekdota yer vererek &#8220;Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed&#8217;in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, &#8216;Eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim&#8217; demişti. Bunun üzerine Suudiler Hazreti Muhammed&#8217;in kabrine dokunamamıştı. Ama bu telgraf yok edildi&#8221; dedi.<span id="more-679"></span></p>
<p>Programın ana konusu kapatma davası olduğu için bu konu fazla uzun sürmedi. Programdan sonra Lale Şıvgın, yayının yapıldığı Doğatepe tesislerinde bizlere birer çorba ikram etti. Bundan yararlanarak Yalçıntaş&#8217;a &#8220;Hocam programda anlattığınız olayın ayrıntılarını söyleyebilir misiniz?&#8221; diye sordum.</p>
<p>1981 yılında 12 Eylül askeri yönetimi Atatürk&#8217;ün 100. doğum yılı nedeniyle kapsamlı bir program hazırlamış. Prof. Yalçıntaş o dönemde İlim Kurulu&#8217;nun başına getirilmiş. Amaç Atatürk&#8217;le ilgili çeşitli kaynaklardan arşiv araştırması yapmak ve &#8220;bilinmeyen Atatürk&#8217;ü&#8221; ortaya çıkarmakmış.</p>
<p>Yalçıntaş, &#8220;Dışişlerinde Münir Bey vardı. (Soyadını hatırlayamadı) İyi bir araştırmacı ve arşivciydi. Ona Dışişleri Bakanlığı arşivlerinin araştırılması görevi verilmişti&#8221; diyerek anlatmaya başladı.</p>
<p>Sonra da sürdürdü: &#8220;Bir gün Münir Bey aradı. Çok ilginç bir belge bulduğunu, bunu getirip göstermesi gerektiğini söyledi. O sırada benim çalıştığım başbakanlık binası ile dışişleri binası aynı yerde. Hemen atlayıp geldi. Çok heyecanlıydı.&#8221;</p>
<p>Prof. Yalçıntaş, Münir Bey&#8217;in gösterdiği belgeye baktığında çok şaşırdığını belirterek şöyle devam etti: &#8220;Belge bir telgraf metniydi. Henüz yeni kurulan Suudi devletinin kralına gönderilmişti. Telgrafta &#8216;Hazreti Muhammed&#8217;in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim. Bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. Bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyu aşağıya gönderirim&#8217; anlamına gelen cümleler vardı.&#8221;</p>
<p>Yalçıntaş, burada Hazreti Muhammed&#8217;in mezarı ile ilgili kısa bir detay anlattı. İngiliz işgali sırasında komutan olan Fahrettin Paşa&#8217;nın kabri terk etmemek için uzun süre direndiğini, aç kaldıklarını bu nedenle çekirge yiyerek beslendiklerini, sonunda İngilizlerin hiçbir şekilde dokunmamaları kaydıyla Hazreti Muhammed&#8217;in mezarını terk ettiklerini ancak kutsal emanetleri de yanlarına aldıklarını söyledi.</p>
<p>Şimdi gelelim belgenin bulunmasından sonraki gelişmelere, çünkü vahim ve ilginç olan bu: Nevzat Yalçıntaş&#8217;ın anlattığına göre Münir Bey belgeyi önce bir üst amirine götürüyor. Belge oradan daha yukarı taşınıyor. Sonunda müsteşara oradan da Bakan İlter Türkmen&#8217;e geliyor. Tabii Evren Başkanlığı&#8217;ndaki Milli Güvenlik Konseyi&#8217;nin de haberi oluyor.</p>
<p>Sorun şu: Bu belge ne yapılacak? Dönemin Atatürkçü komutanları ve onların emrindeki bürokrasi bu belgenin açıklanmasını istemiyor. Ancak belge de ortaya çıkmış bir kere. Sonunda o dönemde yazılan ve şimdi kitapçılarda tek nüshası bile kalmayan bir Atatürk kitabının içine, hiçbir anons yapılmadan konuyor.</p>
<p>Kısacası konu adeta kapatılıyor, sadece o tuğla gibi kalın kitabı sonuna kadar okuyanların dikkatini çekecek biçimde &#8220;zevahiri kurtarmak&#8221; adına konuyor.</p>
<p>Peki, bu belge şimdi nerede? Kimin koruması altında? Bu da bilinmiyor. Bilinen tek şey, Atatürk&#8217;ün İslam âleminin peygamberi Hazreti Muhammed&#8217;in mezarının ortadan kaldırılmasını önlemesi herkesten saklanıyor.<br />
*****</p>
<p>Hazreti Muhammed Mescidi Nebevi&#8217;de yatıyor</p>
<p>Hazreti Muhammed 571 yılında doğdu 632 yılında vefat etti. Peygamberimiz Medine&#8217;de oturduğu evde toprağa verildi. Bu mezar bugün dünyanın en büyük camisi olan Mescidi Nebevi&#8217;nin içinde.</p>
<p>Mescidi Nebevi, Hazreti Muhammed&#8217;in Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye göç etmesinden sonra ilk namaz kıldığı yer. Hazreti Muhammed, Medine&#8217;de oturduğu evin hemen yanına kentin ilk mescidini inşa ettirmişti. Bu mescit geçen yıllar içinde defalarca yenilendi. Bugün 600 bin kişinin aynı anda namaz kılabildiği Mescidi Nebevi&#8217;nin korumasını çok uzun yıllar Osmanlı askeri yapmıştı.</p>
<p>Arabistan&#8217;da mezar âdeti yoktur. Ölüler herhangi bir yerde toprağa verilir, üzerine belirleyici bir şey konmaz. Bu nedenle sadece Hazreti Muhammed&#8217;in mezar yeri ile ilgili bilgi vardır. O&#8217;nun dışındaki İslam büyüklerinin mezarlarının yeri bilinmez. Bir süre önce Hazreti Muhammed&#8217;in annesine ait olduğu ileri sürülen bir mezar ortaya çıkarılmıştı. Ancak Suudi yönetimi bu mezarı da ortadan kaldırmış ve yerine otopark yapmıştı.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün müdahalesi olmasa Suudiler, Mescidi Nebevi&#8217;nin hemen dibindeki Hazreti Muhammed&#8217;in mezarını da tamamen ortadan kaldıracaktı. Nitekim Hazreti Muhammed&#8217;le aynı yere defnedildikleri bilinen Sahabe&#8217;nin önde gelen isimlerinin mezar yerleri bugün dümdüzdür.<br />
*****</p>
<p>Yaşar Nuri Öztürk: Ali Babacan araştırma izini vermedi</p>
<p>Nevzat Yalçıntaş&#8217;la sohbetimiz sırasında &#8220;Bir gün Yaşar Nuri Öztürk Bey aradı. Benim bu anlattığımı duymuş, belgeye nasıl ulaşabileceğini sordu&#8221; dedi. Ben de &#8220;Belgeyi bulmuş mu?&#8221; diye sorunca &#8220;Onu bilemiyorum, ama galiba bir kitabına koymuş ben okuyamadım&#8221; dedi.</p>
<p>Bunun üzerine önceki gün Yaşar Nuri Öztürk&#8217;ü aradım. Öztürk, Yalçıntaş&#8217;ın anlattıklarını doğrulayarak, &#8220;Ancak bunu henüz bir kitabıma koymadım. Araştırmayı aşağı yukarı tamamladım, Gazi Mustafa Kemal ve İslam isimli çok kapsamlı bir kitap hazırlıyorum, bunun bitmesi üç yılı alır. Konu bu kitapta yer alacak&#8221; dedi.</p>
<p>Milletvekili olduğu sırada bu belgeye ulaşmak için çok çalıştığını söyleyen Öztürk, &#8220;Belge Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde. Milletvekili sıfatımla bu arşivlerde çalışmak için bakan Ali Babacan&#8217;a başvurdum, ama bana izin vermedi&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Öztürk&#8217;e &#8220;Peki hocam, böyle bir belgenin açıklanmasını neden istemiyorlar?&#8221; diye sordum. Öztürk&#8217;ün cevabı çok ilginç oldu.</p>
<p>Şöyle dedi: &#8220;Atatürk&#8217;ü din ve İslam dışı göstermek isteyenler elbette bu belgeden rahatsız olacaklardır. Bu nedenle dini siyasete alet edenler emperyalistlerle iş birliği bile yapabiliyor. Dincilerle İslam&#8217;ı reddedenler bu noktada birleşebiliyor.&#8221;</p>
<p>Can ATAKLI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/ataturk-olmasa-bugun-hazreti-muhammedin-mezari-da-olmayacakti.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AB’DE DERİN DEVLET  Yılmaz DİKBAŞ</title>
		<link>http://www.addisparta.org/abde-derin-devlet.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/abde-derin-devlet.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 18:36:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=666</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa Birliği&#8217;nin hükümet konumundaki kurumunun adı, Avrupa Komisyonu&#8217;dur Avrupa Komisyonu, seçilmişlerden değil, atanmışlardan oluşmaktadır. AB&#8217;de yasaları, Avrupa Komisyonu yapar. Yani AB&#8217;de yasaları yapan organ, seçilmişlerden değil, atanmışlardan oluşmaktadır.
         Yasaları, seçilmişlerin değil de atanmışların yaptığı rejimin adı, demokrasi olamaz! Bu nedenle, AB demokratik bir kuruluş değildir.
         Türkiye&#8217;deki demokrasi bülbülleri, bu konuya kıyısından köşesinden bile değinmemektedirler.
AB&#8217;nin elbette [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_667" class="wp-caption alignleft" style="width: 143px"><a href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/10831498904813ab28a9d5c.gif" ><img class="size-thumbnail wp-image-667  " src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/10831498904813ab28a9d5c-150x127.gif" alt="" width="133" height="121" /></a><p class="wp-caption-text">TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?</p></div>
<p style="text-align: justify;">Avrupa Birliği&#8217;nin hükümet konumundaki kurumunun adı, Avrupa Komisyonu&#8217;dur Avrupa Komisyonu, seçilmişlerden değil, atanmışlardan oluşmaktadır. AB&#8217;de yasaları, Avrupa Komisyonu yapar. Yani AB&#8217;de yasaları yapan organ, seçilmişlerden değil, atanmışlardan oluşmaktadır.<br />
         Yasaları, seçilmişlerin değil de atanmışların yaptığı rejimin adı, demokrasi olamaz! Bu nedenle, AB demokratik bir kuruluş değildir.<br />
         Türkiye&#8217;deki demokrasi bülbülleri, bu konuya kıyısından köşesinden bile değinmemektedirler.<br />
AB&#8217;nin elbette bir parlamentosu vardır. Ancak Avrupa Parlamentosundaki parlamenterler, yasa tasarısı sunamazlar! Sadece önlerine gelen yasa tasarılarına evet, ya da hayır deme hakları vardır. Hayır, dediklerine pek rastlanmamıştır. Yüksek aylıklarını ve ödenekleri ceplerine indirip, demokrasi mankenliği yaparlar!</p>
<p><span id="more-666"></span>              2006&#8242;dan beri Avrupa Parlamentosu&#8217;nda bağımsız İngiliz parlamenter olarak görev yapan Ashley Mote, Ocak 2008&#8242;de çok sarsıcı bir açıklamada bulundu. Avrupa Komisyonu&#8217;nun kurmuş olduğu 3,000 (üç bin) gizli komisyonun Avrupa Parlamentosu&#8217;na ve üye devletlerin meclislerine ve hükümetlerine sızmış olduğunu duyurdu.<br />
         Çok büyük siyasi güce sahip olan bu gizli komisyonlar, üye devletlerdeki hükümetlerin yerlerini almışlardır. AB&#8217;de artık kararları ulusal hükümetler değil, bu gizli komisyonlar vermektedir!</p>
<p style="text-align: justify;">           AB&#8217;nin kurnaz mimar ve yöneticileri, her zaman kaleyi içten ele geçirme yöntemini uygulamışlardır. Ulusal kurumları yerlerinde bırakmış, ama bunları içten ele geçirmişlerdir. Böylece Brüksel&#8217;de alınan AB kararları, Avrupa halklarının olan bitenden haberi olmadan uygulanmıştır. Çarpıcı gerçek şudur, AB ülkelerinde 3,000 gizli komisyondan oluşan ‘derin devlet&#8217; her konuda dizginleri elinde tutmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">           Derin Devlet&#8217;in nasıl işlediğini göstermek için, küçük bir örnek verelim. AB&#8217;nin Ortak Tarım Politikası gereğince, Yunanlı zeytin üreticilerine parasal destek verilmektedir. Ancak bu desteğin denetimi bağımsız bir organ tarafından değil, Yunan hükümeti tarafından yapılmaktadır. Yunan hükümetinin içine de AB&#8217;nin derin devleti sızmış olduğundan, parasal desteği verenle denetleyenler aynı örgütün elemanları olmaktadır. Bu sistem, AB&#8217;de yaşanan büyük çaplı yolsuzluklara ve vurgunlara yol açmaktadır. Bu durum yalnız Yunanistan için değil, başta İtalya ve İspanya olmak üzere AB&#8217;nin tüm ülkeleri için de geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">             Avrupa Birliği&#8217;nin faşist bir kuruluş olduğunu söyleyenler, AB&#8217;deki derin devletinin işleyişiyle, eski Sovyetler Birliği&#8217;ndeki sistemin işleyişi arasında benzerlikler olduğunu ortaya koymaktadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">           Türkiye&#8217;de bir ‘derin devlet&#8217;in varlığını dillerinden düşürmeyenlerin, bir gün olsun AB&#8217;deki derin devletten söz ettiğine tanık oldunuz mu?</p>
<p style="text-align: justify;">             Başbakan, Dışişleri Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan, AKP hükümetinin tüm bakanları, TBMM&#8217;deki tüm AKP&#8217;li milletvekilleri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CHP&#8217;nin ağır topları olarak bilinen Şükrü Elekdağ, Onur Öymen ve tüm CHP milletvekilleri, tüm MHP milletvekilleri, kısaca TBMM&#8217;de bulunan milletvekillerinin hepsi, Avrupa Birliği konusunda halkımızı aldatmakta, kandırmakta, düpedüz yalan söylemektedirler.<br />
                Ne yazık ki; işçi sendikaları, medya, üniversiteler ve medyanın tamamına yakını da bu yalancılar kervanına katılmaktadırlar.<br />
             Daha da acısı, Şanlı Türk Ordusu&#8217;nun yüksek komutanlarının da AB yanlısı olmalarıdır!<br />
AB yanlısı olmak demek, Ulusal Egemenliğimizi, faşist AB&#8217;ye devretmek demektir!<br />
Onurlu ve şerefli yaşamayı temel ilke edinmiş olan Türk Ulusu, kimler dayatırsa dayatsın, hiçbir koşulda AB Mandasını asla kabul etmeyecektir!</p>
<p style="text-align: justify;">Yılmaz Dikbaş<br />
10 Ağustos 2008<br />
dikbas@kalinka.com.tr<br />
www.kalinka.com.tr<br />
0532-233 31 52</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/abde-derin-devlet.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalleş Saldırıyı Nefretle Kınıyoruz</title>
		<link>http://www.addisparta.org/kalles-saldiriyi-nefretle-kiniyoruz.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/kalles-saldiriyi-nefretle-kiniyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Aug 2008 12:42:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=664</guid>
		<description><![CDATA[&#8221; 11.08.2008
BASIN KURULUŞLARIMIZA
HALKIMIZA
&#8220;Erzincan&#8217;ın Kemah İlçesi&#8217;ne bağlı Olukpınar Köyü yakınlarında, askeri aracımızın geçişi sırasında, teröristlerin yola yerleştirdikleri mayını uzaktan kumandayla patlatması sonucu l&#8217;i subay, 8&#8242;i Mehmetçik olmak üzere, 9 askerimizin şehit olduğunu, 2 askerimizin de yaralandığını büyük bir acı ve üzüntüyle öğrendik.
Kemah&#8217;ta şehit verdiğimiz 9 vatan evladının eli kanlı PKK tarafından katledilmeleri basit bir terör eylemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221; 11.08.2008</p>
<p>BASIN KURULUŞLARIMIZA<br />
HALKIMIZA<br />
&#8220;Erzincan&#8217;ın Kemah İlçesi&#8217;ne bağlı Olukpınar Köyü yakınlarında, askeri aracımızın geçişi sırasında, teröristlerin yola yerleştirdikleri mayını uzaktan kumandayla patlatması sonucu l&#8217;i subay, 8&#8242;i Mehmetçik olmak üzere, 9 askerimizin şehit olduğunu, 2 askerimizin de yaralandığını büyük bir acı ve üzüntüyle öğrendik.<br />
Kemah&#8217;ta şehit verdiğimiz 9 vatan evladının eli kanlı PKK tarafından katledilmeleri basit bir terör eylemi değildir. <span id="more-664"></span><br />
Bilindiği gibi Rusya, Güney Osetya bahanesiyle Gürcistan&#8217;a savaş açtı. Gürcistan Yönetimi ise, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı&#8217;yla Türkiye üzerinden ABD ile sıkı bağlantı kurmak amacındadır. PKK&#8217;nın Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı&#8217;nın Erzincan bölgesinin güvenliğini sağlayan Türk askerlerini şehit etmesi rastlantı değildir.<br />
PKK&#8217;nın bu saldırısı; Türkiye&#8217;nin geleceğini çok yakından ilgilendiren ve enerji güvenliğini içeren uluslararası bir savaşın içine Türkiye&#8217;nin çekilmesi amacını taşımaktadır. PKK. Savaş taşeronluğu yapmaktadır.<br />
Durumun bu denli önemli ve yaşamsal olduğu bir dönemde, hükümet edenlerin &#8220;tatil&#8221;(!) de olmaları anlamlı ve düşündürücüdür.<br />
Uluslar arası bir savaşın taşeronluğunu üstlenen PKK&#8217;nın yaptığı bu hain ve kalleş saldırıyı nefretle kınıyoruz. Şehitlerimizin ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve başsağlığı, yaralı askerlerimizin ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi, saygın basın kuruluşlarımız aracılığı ile sunarız.</p>
<p>YÖNETİM KURULU ADINA :</p>
<p>Mahmut ÖZYÜREK<br />
ADD. Isparta Şube Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/kalles-saldiriyi-nefretle-kiniyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sevr’i hortlatamayacaklar</title>
		<link>http://www.addisparta.org/sevr%e2%80%99i-hortlatamayacaklar.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/sevr%e2%80%99i-hortlatamayacaklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Aug 2008 13:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=661</guid>
		<description><![CDATA[BASIN KURULUŞLARIMIZA
HALKIMIZA
Anadolu&#8217;nun Batı&#8217;nın sultası altında paylaşıldığı, Türk ulusunun yaşama hakkından yoksun bırakıldığı, Vatan toprakları üzerinde Bizans, Pontus Rum, Ermenistan, Kürdistan kurdurulmasının tasarlandığı, topraklarımızın, varlık ve değerlerimizin İngiliz, Fransız, İtalyanların egemenliğine teslim edildiği, Türk Ulusu&#8217;nun ve Devleti&#8217;nin sonu demek olan Sevr Antlaşmasının 10 Ağustos 1920&#8242;de imzalanmasının 88. yılındayız.
88 yıl sonra, Sevr&#8217;i Osmanlıya dayatan dünkü aktörler bugün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BASIN KURULUŞLARIMIZA<br />
HALKIMIZA<br />
</strong>Anadolu&#8217;nun Batı&#8217;nın sultası altında paylaşıldığı, Türk ulusunun yaşama hakkından yoksun bırakıldığı, Vatan toprakları üzerinde Bizans, Pontus Rum, Ermenistan, Kürdistan kurdurulmasının tasarlandığı, topraklarımızın, varlık ve değerlerimizin İngiliz, Fransız, İtalyanların egemenliğine teslim edildiği, Türk Ulusu&#8217;nun ve Devleti&#8217;nin sonu demek olan Sevr Antlaşmasının 10 Ağustos 1920&#8242;de imzalanmasının 88. yılındayız.<br />
88 yıl sonra, Sevr&#8217;i Osmanlıya dayatan dünkü aktörler bugün yine sahnedeki yerlerini almışlardır. Yunanlı - Rum, Kıbrıs&#8217;a tümüyle el koymak, Ege&#8217;yi bir Yunan gölüne çevirmek istemektedir.<br />
Kuzey Irak&#8217;taki Kürtler, Diyarbakır&#8217;ı başkent sayan bir yapılanmaya gitmek için terör aracını kullanıyorlar.<br />
Ermeniler, 1915 olayları üzerine kurdukları tezlerini tüm Batı&#8217;ya benimsetmiş gibidirler; soykırım savının ardından tazminat ve Kuzeydoğu Anadolu&#8217;da toprak talepleri gündeme girecektir.<br />
&#8220;Bize ait olduğunu söylediğimiz bu memlekette&#8221;, bize ait hiçbir şey kalmıyor!.. <span id="more-661"></span>Topraklarımız ve bankalarımız yabancılara satılıyor. Her türlü ulaşım ve haberleşme sistemimiz yabancıların denetimi altına giriyor. Limanlarımız bizim olmaktan çıkıyor. Dev iletişim şirketlerimiz (kablolu ve kablosuz telefon şirketlerimiz, Türk Telekom, tüm cep telefonu şirketleri) yabancıların eline geçiyor. Televizyon, radyo ve gazeteleri yabancı parası satın alıyor. ABD ve AB destekli Kürt isyanları çıkarılıyor. Madenlerimiz satılıyor, hayat damarlarımız Dicle ve Fırat nehirlerinin denetimi uluslararası yabancılar yönetimine bırakılmak üzere.<br />
Sözde Türk(!) kimi edebiyatçı, şair ve yazarlar, yeni yetme Ali Kemal&#8217;ler, Türklüğe, Türk bayrağına, ulusal marşımıza ve dinimize saldırılarda bulunuyor.<br />
Bizi almayacaklarını kesinlikle ve defalarca açıklayan AB&#8217;ye hayali üyelik uğruna ulusal egemenliğimizi parça parça elden çıkarıyoruz; savaş nedeni olarak açıklanan kırmızı çizgilerimiz birer birer yok oluyor.<br />
Amerika ve AB BOP ile bu ortak siyasetin strateji ve taktiklerine uygun biçimde Türkiye&#8217;nin tepesine binmiştir..<br />
Lozan yok ediliyor, Sevr hortlatılıyor; AB-D uşakları, Lloyd George&#8217;un, Lord Curzon&#8217;un, Vahdettin&#8217;in, Damat Ferit&#8217;in, Dürrizade&#8217;nin, Sait Molla&#8217;ların, Dürrizade&#8217;lerin, Nemrut Mustafa&#8217;nın torunları; <strong><em>Kuvayı-milliye&#8217;nin Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşımızın, Mustafa Kemal&#8217;e, laikliğe sahip çıkmanın hesabını soruyorlar. İntikamını alıyorlar.<br />
Bu gün yeni modelleriyle Sevr&#8217;i dayatmak isteyen teslimiyetçiler; Atatürk&#8217;ü yıkmadan, Atatürkçüleri yok etmeden amaçlarına ulaşamayacaklardır. Gecen yüzyılda olduğu gibi bu yüzyılda da oyunu Atatürkçüler, sesi çoğu zaman değişik yöntemlerle bastırılan, susturulan ulusalcı cephe bozacak.<br />
</em>YÖNETİM KURULU ADINA :                                                    Mahmut ÖZYÜREK<br />
                                                                                            ADD.Isparta Şube Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/sevr%e2%80%99i-hortlatamayacaklar.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk’ün Anlatılmasını Engelleme Çabası</title>
		<link>http://www.addisparta.org/ataturkun-anlatilmasini-engelleme-cabasi.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/ataturkun-anlatilmasini-engelleme-cabasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2008 20:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[ADD]]></category>

		<category><![CDATA[atatürkü anlamak ve anlatmak]]></category>

		<category><![CDATA[erden or]]></category>

		<category><![CDATA[mahmut özyürek]]></category>

		<category><![CDATA[saldırı]]></category>

		<category><![CDATA[sunu]]></category>

		<category><![CDATA[tff]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye futbol federasyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=649</guid>
		<description><![CDATA[YETKİLİ-İLGİLİ MAKAMLARA
(BASIN KURULUŞLARIMIZA)
YURT-KUR&#8217;a bağlı SDÜ Yurdu&#8217;nda, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 2 dönem halinde 12 yaş grubundaki 100&#8242;er öğrencinin katılacağı &#8220;Futbol Köyü&#8221; çalışması başlatılmıştır.
Bu çalışma  kapsamında  (20.30-22.15) saatleri arasında eğitim etkinlikleri  programlandığı, 30 Temmuz ve 10 Ağustos  tarihlerinde  &#8220;Atatürk ve Çocuk&#8221; konulu bir eğitimin ADD Isparta Şubesince  verilip verilemeyeceği TFF FGM   Proje Ofisi Uzmanı Erden OR  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YETKİLİ-İLGİLİ MAKAMLARA<br />
(BASIN KURULUŞLARIMIZA)</strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt;">YURT-KUR&#8217;a bağlı SDÜ Yurdu&#8217;nda, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından 2 dönem halinde 12 yaş grubundaki 100&#8242;er öğrencinin katılacağı &#8220;Futbol Köyü&#8221; çalışması başlatılmıştır.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Bu çalışma  kapsamında  (20.30-22.15) saatleri arasında eğitim etkinlikleri  programlandığı, 30 Temmuz ve 10 Ağustos  tarihlerinde  &#8220;Atatürk ve Çocuk&#8221; konulu bir eğitimin ADD Isparta Şubesince  verilip verilemeyeceği TFF FGM   Proje Ofisi Uzmanı Erden OR  tarafından tarafımıza bildirilmişti.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Bu anlamlı isteme olumlu yanıt verilmiş, <em>Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Öğretim Üyesi ve </em><br />
<em>Atatürkçü Düşünce Derneği  Genel Başkan Önceki Yardımcısı Sn. Prof Dr. Ahmet SALTIK tarafından hazırlanan, </em>Kurtuluş ve Kuruluş dönemi belge fotoğraflarının yer aldığı  ve Atatürk&#8217;ün  sözleri ile desteklenen 86 yansıdan  oluşan &#8220;Powerpoint&#8221; sunu  <strong>&#8220;ATATÜRK&#8217;Ü ANLAMAK VE ANLATMAK&#8221;</strong> başlığı altında,   30 Temmuz 2008 Çarşamba günü Saat 20.30 da ADD Isparta Şube Başkanı <strong><em style="mso-bidi-font-style: normal;">Mahmut ÖZYÜREK</em></strong> tarafından öğrencilere  aktarılmaya başlanmıştır.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Sunumun ekte sunulan 47. ve 48. yansıları aktarılırken  elinde ses ve görüntü kaydı aldığı cep telefonu olan,  <strong>&#8220;nöbetçi özel güvenlik</strong>&#8221; görevlisi olduğunu söyleyen kişi; <strong><em style="mso-bidi-font-style: normal;">&#8221; sunuyu durdurmamızı, flaşh belleği kendisine teslim etmemizi, bu sunuya  izin verilemeyeceğini, bunun Yurt Müdürünün emri olduğunu&#8221;</em></strong> söyleyerek müdahalede bulundu.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;"><span id="more-649"></span><img title="Daha fazla..." src="http://www.addisparta.org/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Kendisine <strong><em style="mso-bidi-font-style: normal;">&#8220;Bunu durdurma işleminin  &#8220;güvenliğin&#8221; görevi olmadığını, buna gücünün yetmeyeceğini,  Atatürk&#8217;ten rahatsız olmanın TC yurttaşı olanlara yakışmadığını, bulunduğumuz mekanın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olduğunu,  kurtuluş ve kuruluşumuzu anlatmanın  engellenemeyeceğini,  dilediği makama şikayette bulunabileceği&#8221;</em></strong> tarafımızdan ifade edilmiştir.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;"><strong>TFF FGM</strong> uzman ve eğiticilerinin müdahalesi  ile  <strong><em style="mso-bidi-font-style: normal;">yasakçı  &#8220;güvenlik</em></strong>&#8221; eğitimin verildiği alanın kenarına alınmış, sunum bitinceye kadar tartışma sürmüştür.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Durumu yetkili makamlara,  yurttaşlarımıza ve   saygın basın kuruluşlarımıza <strong><em style="mso-bidi-font-style: normal;">&#8220;TARİHE NOT  DÜŞME&#8221;</em></strong> adına aktarma gereği duyduk.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Etkinlik kapsamında, 10 Ağustos 2008 Pazar günü yapılması planlanan eğitim etkinliğinde ADD Isparta Şubesi olarak YURT-KUR,  SDÜ yurdunda olacağız. Atatürk&#8217;ü büyük bir onur ve gururla yine anlatıp, sunacağız.</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;">Türkiye Cumhuriyetinin  kurtuluş ve kuruluşunu, Atatürkçü Düşünceyi, çağdaş Türkiye&#8217;nin nasıl kazanılıp kurulduğunu anlatmak  Üniversitemizin Yurtlarında engellenir  olmuşsa, bu kan bedeli kazandığımız  ülke ve ulus kimler eli ile hangi karanlığa sürükleniyor?</p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;"><strong>Not: Sunu içeriği ve anlatım metinleri dileyen  herkese verilebilir. </strong></p>
<p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 12pt; text-align: justify;"><strong>EK. 2 -yansı(</strong>Powerpoint)</p>
<p><strong style="mso-bidi-font-weight: normal;">YÖNETİM KURULU ADINA :<br />
Mahmut  ÖZYÜREK<br />
ADD.Isparta Şube Başkanı</strong></p>
<p>Sunu :<br />
<object codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,0,0" id="doc_868659221258721" name="doc_868659221258721" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" align="middle"	height="500" width="100%"><param name="movie"	value="http://documents.scribd.com/ScribdViewer.swf?document_id=4349523&#038;access_key=key-12w0w2ifodd9oxp83p3k&#038;page=&#038;version=1&#038;auto_size=true"><param name="quality" value="high"><param name="play" value="true"><param name="loop" value="true"><param name="scale" value="showall"><param name="wmode" value="opaque"><param name="devicefont" value="false"><param name="bgcolor" value="#ffffff"><param name="menu" value="true"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><param name="salign" value=""><embed src="http://documents.scribd.com/ScribdViewer.swf?document_id=4349523&#038;access_key=key-12w0w2ifodd9oxp83p3k&#038;page=&#038;version=1&#038;auto_size=true" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" play="true" loop="true" scale="showall" wmode="opaque" devicefont="false" bgcolor="#ffffff" name="doc_868659221258721_object" menu="true" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" salign="" type="application/x-shockwave-flash" align="middle"  height="500" width="100%"></embed></object>
<div style="font-size:10px;text-align:center;width:100%"><a href="http://www.scribd.com/doc/4349523/ADD-Isparta-Konferans-Sunusu" >ADD Isparta -Konferans Sunusu</a> - <a href="http://www.scribd.com/upload" >Upload a Document to Scribd</a></div>
<div style="display:none"> Read this document on Scribd: <a href="http://www.scribd.com/doc/4349523/ADD-Isparta-Konferans-Sunusu" >ADD Isparta -Konferans Sunusu</a> </div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/ataturkun-anlatilmasini-engelleme-cabasi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKP YÜKSEK YARGI KARARI İLE SABIKALI</title>
		<link>http://www.addisparta.org/akp-yuksek-yargi-karari-ile-sabikali.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/akp-yuksek-yargi-karari-ile-sabikali.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jul 2008 19:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=645</guid>
		<description><![CDATA[Konu: &#8220;AKP Sabıkalı &#8220;                                              31.07.2008
BASIN AÇIKLAMASI
AKP&#8217;ye açılan Kapatma davasında Anayasa Mahkemesi son kararını vermiştir. Dava ile ilgili Yerel ve Yaygın Basın&#8217;da yapılan yorumlar nedeniyle Atatürkçü Düşünce Derneği olarak görüşlerimizi halkımızla paylaşma gereği duyulmuştur.
AKP hakkında &#8220;KAPATMA&#8221; kararı verilmemiş olması, Yargıtay Cumhuriyet Baş savcısının &#8220;AKP suçludur&#8221; savının haksız bulunduğu anlamı taşımamaktadır. Tam tersine onbir üyeli Yüksek Mahkeme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">Konu: &#8220;AKP Sabıkalı &#8220;                                              31.07.2008</p>
<p><strong>BASIN AÇIKLAMASI<br />
</strong>AKP&#8217;ye açılan Kapatma davasında Anayasa Mahkemesi son kararını vermiştir. Dava ile ilgili Yerel ve Yaygın Basın&#8217;da yapılan yorumlar nedeniyle Atatürkçü Düşünce Derneği olarak görüşlerimizi halkımızla paylaşma gereği duyulmuştur.<br />
AKP hakkında &#8220;KAPATMA&#8221; kararı verilmemiş olması, Yargıtay Cumhuriyet Baş savcısının &#8220;AKP suçludur&#8221; savının haksız bulunduğu anlamı taşımamaktadır. Tam tersine onbir üyeli Yüksek Mahkeme bir üyenin red oyuna karşı, &#8221; on üyenin oyuyla, &#8220;<strong>AKP&#8217;nin laiklik karşıtı eylem ve davranışların odağı haline geldiğini</strong>&#8221; hükme bağlamıştır. <span id="more-645"></span><br />
AKP İktidarının &#8220;Laiklik özürlü&#8221; ve &#8221; sabıkalı&#8221; olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından tescillenmiştir. Üstelik bu karar &#8220;<strong>AB ve ABD desteğindeki AKP&#8217;nin , kendini aklayabilmek için Türkiye tarihinde görülmedik bir propaganda tekniği kullanmasına&#8221;</strong> karşın verilmiştir.<br />
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün, Cumhuriyetin temel ve olmazsa olmaz değerlerinden biri olan laiklik ilkesine karşı &#8220;<strong>eylemlerin odağı&#8221;</strong> olduğu Cumhuriyetin en yüksek yargı makamınca, saptanmış bir iktidarca yönetilmektedir. Bundan böyle, Türkiye siyasetinde <strong>&#8220;sabıkalı ile ilişkiler &#8220;</strong> yürüyecektir.<br />
Yüksek Mahkemenin bu kararı aynı zamanda <strong>&#8220;sürekliliği ve kalıcılığı&#8221;</strong> belirlenmiş bir tehlikeye karşı, Atatürkçü, Cumhuriyetçi, ulusal güçlerin bir araya gelerek, ülkenin geleceğinin karartılmaması, ulusal varlık ve değerlerimizin yok edilmemesi için mücadele vermelerinin yaşamsal bir zorunluluk olduğu gerçeğini bir kez daha kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarmıştır.</p>
<p>YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK<br />
ADD.Isparta Şube Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/akp-yuksek-yargi-karari-ile-sabikali.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ortaklar&#8221;  Deniz SOM</title>
		<link>http://www.addisparta.org/ortaklar-deniz-som.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/ortaklar-deniz-som.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 12:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=636</guid>
		<description><![CDATA[25-07-2008
ORTAK Akıl Hareketi adıyla ortaya çıkıp &#8220;darbeye hayır&#8221; toplantıları düzenleyen &#8220;sivil&#8221;lerin tarikat, cemaat ve yeşil sermaye bağlantılarına ilişkin &#8220;Kim bunlar&#8221; yazısından sonra RTE&#8217;nin bu yollarda kimlerle beraber yürüdüğünün belgesel kitabını yazan Tuncay Mollaveisoğlu aradı ve &#8220;ortak akıl&#8221;ın başını çeken &#8220;Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı&#8221; için bakın neler neler anlattı:
&#8220;Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı; Uluslararası İslami Kurtuluş Örgütü&#8217;nün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>25-07-2008<br />
ORTAK Akıl Hareketi adıyla ortaya çıkıp <strong>&#8220;darbeye hayır&#8221; </strong>toplantıları düzenleyen &#8220;sivil&#8221;lerin tarikat, cemaat ve yeşil sermaye bağlantılarına ilişkin &#8220;Kim bunlar&#8221; yazısından sonra RTE&#8217;nin bu yollarda kimlerle beraber yürüdüğünün belgesel kitabını yazan Tuncay Mollaveisoğlu aradı ve &#8220;ortak akıl&#8221;ın başını çeken &#8220;<strong><em>Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı&#8221;</em></strong> için bakın neler neler anlattı:</p>
<p>&#8220;Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı; Uluslararası İslami Kurtuluş Örgütü&#8217;nün (<strong>IIRO</strong>) Türkiye ayağı olarak kuruldu. Ne var bunda diyebilirsin.<span id="more-636"></span> Anlamı şu: IIRO; ‘Müslüman Dünya Ligi&#8217;ne bağlı olarak 1975&#8242;te kurulmuş bir örgüt. Kısa sürede dünyaya yayıldı. Türkiye&#8217;de İngiltere kolu vasıtası ile temsilcisi, ortak akılcılara destek veren Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı. IIRO; özellikle 1980&#8242;li yılların sonundan itibaren <strong>Usame bin Ladin&#8217;in </strong>kayınbiraderi <strong>Muhammed Cemal Halife</strong> liderliğindeki <strong>El Kaide&#8217;nin</strong> dünyadaki terörist eğitim ve finansman sağlama merkezi gibi çalıştı.</p>
<p>Kanada istihbaratının saptamalarına göre, <strong>Mısırlı İslami Cihat Örgütü&#8217;</strong>nü finanse etti. Hamas ve Hizbullah&#8217;a destek verdi. Terörü destekleyen<strong> WAMY, BIF, Küresel Kurtuluş Vakfı</strong> gibi örgütlere maddi destek sağladı. Afganistan&#8217;daki Taliban yönetimine 60 milyon dolar yardım yaptı. <strong>Rabıta Vakfı</strong> gibi diğer bazı İslami yardım kuruluşlarını ve faaliyetlerini koordine etti, finansman sağladı. El Kaide mensuplarına ve sempatizanlarına para yardımı yaptı, iş verdi, eğitim sağladı, mücahit adayları toplayıp, cihat bölgelerine sevk etti.</p>
<p>İslami Kurtuluş Örgütü (IRO) adıyla da faaliyette bulundu. Örgütün Genel Sekreteri olan <strong>Adnan Basha,</strong> ele geçirilen bir mektubunda finansmanın büyük bir kısmının zengin ve cömert insanlardan, Suudi Arabistan Kralı Fahd ve kraliyet ailesinden geldiğini yazıyordu.</p>
<p><strong>‘Ortak akıl&#8217;cılara destek veren sözde sivil toplum kuruluşlarının Suudi Arabistan ve ABD merkezli </strong>olmalarının yanında bir başka ortak özellikleri daha var: AKP iktidarının ülkede yarattığı ihale yolsuzlukları ve talan düzeninin en önde gelen isimlerinin ‘ortak akıl&#8217;daki vakıf ve derneklerin kurucusu veya üyesi olması.&#8221;</p>
<p>Ortakların maskesi yavaş yavaş düşüyor!</p>
<p><strong>Kim bunlar?<br />
</strong>23-07-2008 02:26<br />
ORTAK Akıl Hareketi diye ortaya çıkan bir &#8220;platform&#8221; var. Bir yandan yeni bir anayasa istiyorlar öte yandan &#8220;darbeye hayır&#8221; toplantıları düzenliyorlar. İslamcı AKP iktidarı ile akrabalık ve ahbaplık bağı olan medya tarafından da <strong>&#8220;demokrasi havarisi&#8221;</strong> olarak niteleniyorlar. Kim bunlar diye baktığınızda dernek, vakıf, birlik adı altından Naşkibendisini, Nurcusunu, Fethullahçısını bilumum tarikatları, cemaatleri ve yeşil sermayeyi bir arada görüyorsunuz. İşte bir kısmı:</p>
<p>&#8220;Darüsselam Vakfı.</p>
<p>Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı.</p>
<p>Furkan Eğitim Hizmet Derneği.</p>
<p>Memur-Sen.</p>
<p>Suffa Vakfı.</p>
<p>Hak-İş.</p>
<p>Ribat Eğitim Vakfı.</p>
<p>Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği.</p>
<p>İmam Hatip Eğitimine Destek Derneği.</p>
<p>Vatan İçin Can Verenler Federasyonu.</p>
<p> İnsani Yardım Vakfı.</p>
<p>İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği.</p>
<p>Mazlum-Der Genel Merkezi.</p>
<p>Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi.</p>
<p> Ensar Vakfı.</p>
<p>Dünya Ehli Beyt Vakfı.</p>
<p>İlim Yayma Cemiyeti.</p>
<p>Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı. Hekimler Birliği Vakfı.</p>
<p>Anadolu Aslanları İşadamları Derneği.</p>
<p>Hukukçular Derneği.</p>
<p>Sağlık-Sen.</p>
<p>Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı.</p>
<p>İnsan ve Medeniyet Hareketi.</p>
<p>Divan Araştırma ve Eğitim Derneği.</p>
<p>Birlik Vakfı.</p>
<p>Genç İşadamları Vakfı.</p>
<p>Hayat ve Soysal Yardımlaşma Vakfı.</p>
<p>Büyük Selçuklu Vakfı.</p>
<p>Ecza-Bir Derneği.</p>
<p>Demokrat Hanımlar Derneği.</p>
<p> İnsan Hakları ve Özgürlükleri Derneği.</p>
<p>Demokrat Hukukçular Derneği.</p>
<p> Diyanet-Sen.</p>
<p>Tüketiciler Birliği.</p>
<p>Öğretmen-Sen.</p>
<p>İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği.</p>
<p>Filistin Dayanışma Derneği.</p>
<p>Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı.</p>
<p> Sağlık Elemanları Vakfı.</p>
<p>Türkiye İmam Hatipliler Vakfı.</p>
<p>Tüm İlahiyat Fakülteleri Yüksek İslam Mezunları Derneği.</p>
<p> Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği.</p>
<p>İlim Yayma Vakfı.</p>
<p>Hayrat Vakfı.</p>
<p>Hamidiye Vakfı.</p>
<p>İsra Uluslararası Dayanışma ve Yardım Derneği.</p>
<p>İslami İlimler Araştırma Vakfı.</p>
<p>Hayır Kapısı Muhtaçlara Yardım Derneği.</p>
<p>Hayra Hizmet Vakfı.</p>
<p>Güzide İlim ve Kültür Vakfı.</p>
<p> İmam Hatip Liseleri Aile Birlikleri.</p>
<p>İnsani Yaşam Derneği. İrşad Dayanışma Vakfı.</p>
<p>Saadet Vakfı.</p>
<p>Gülistan Çevre Vakfı.</p>
<p>Gaye Vakfı.</p>
<p> İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği.</p>
<p>Yeşilay Derneği.</p>
<p>Şefkat Vakfı.</p>
<p>Betül Hanımlar Derneği.</p>
<p>Büyük Anadolu Vakfı.</p>
<p>Din Görevlileri Vakfı.</p>
<p>Ahlak, Kültür ve Çevre Derneği.</p>
<p>Seyyid Burhanettin İlim Vakfı.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/ortaklar-deniz-som.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Darbeci sivillerin darbe karşıtlığı sahtekârlığı!</title>
		<link>http://www.addisparta.org/darbeci-sivillerin-darbe-karsitligi-sahtekarligi.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/darbeci-sivillerin-darbe-karsitligi-sahtekarligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jul 2008 12:29:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=631</guid>
		<description><![CDATA[SOROS&#8217;UN DARBECİLERİ DARBE İSTEMİYORUZ DİYE BAĞIRIYOR.
BU NE SİNSİ BİR OYUN
Son aylarda bir darbe karşıtlığı havası estiriliyor. AKP iktidarının Türkiye topraklarını, akarsularını, göllerini ve ormanlarını bile satışa çıkaran uygulamalarına karşı çıkan herkese darbeci diyorlar!
Halbuki darbeden, darbecilikten şikâyet edenler, NED, NDI ve IRI gibi Amerikan derin devletinin uzantıları tarafından yönetilen güdümlü toplum kuruluşlarının sözcüleridir. 
* * *
Model, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SOROS&#8217;UN DARBECİLERİ DARBE İSTEMİYORUZ DİYE BAĞIRIYOR.<br />
BU NE SİNSİ BİR OYUN</p>
<p>Son aylarda bir darbe karşıtlığı havası estiriliyor. AKP iktidarının Türkiye topraklarını, akarsularını, göllerini ve ormanlarını bile satışa çıkaran uygulamalarına karşı çıkan herkese darbeci diyorlar!<br />
Halbuki darbeden, darbecilikten şikâyet edenler, NED, NDI ve IRI gibi Amerikan derin devletinin uzantıları tarafından yönetilen güdümlü toplum kuruluşlarının sözcüleridir. <span id="more-631"></span><br />
* * *<br />
Model, Yugoslavya&#8221;nın dağıtılmasında, Sırbistan iktidarının değiştirilmesinde, Gürcistan&#8221;da ve Ukrayna&#8221;da denenmiş ve sonuç alınmıştır. Bir avuç &#8220;sivil genç&#8221; ile başlattıkları düdüklü eylemler, kısa zaman içinde halkın sosyal tepkilerini de arkasına alarak büyütülüyor ve parlamento ve hükümet binaları kuşatılarak sözde demokratik bir hareketle iktidar değiştiriliyor. Mevcut iktidarın yerine Amerikancı bir iktidar getiriliyor.<br />
Fakat Türkiye&#8221;de farklı bir durum var! Türkiye&#8221;de iktidar zaten turuncu renklidir. Darbe yapılmıştır. Dolayısıyla ortalıkta &#8220;darbe karşıtıyız&#8221; diye dolaşanlar, sadece ABD derin devletinin değil, turuncu iktidarın da beslemeleridir!<br />
Bunların finans kaynakları da yakında açıklanacaktır.<br />
Yugoslavya&#8221;da kurulan Otpor darbe teşkilatı, daha sonra Gürcistan ve Ukrayna&#8221;daki örgütlenmeye de öğretmenlik yaptığı gibi Türkiye&#8221;ye de adamlarını göndermiştir.<br />
Dolayısıyla, bugün Türkiye&#8221;de darbe karşıtıyız diye yürüyüşe geçenler, darbecilerin ta kendisidir ve CIA güdümlü bir operasyonda kullanılmaktadır.<br />
* * *<br />
Turuncu iktidar derken elimizde sağlam deliller var! Bunları daha önce de yayımladık. Kimseden ses çıkmadı. Hatırlatalım:<br />
Renkli Devrimlerin Sırrı -Yeni Soğuk Savaş adlı kitabı ile Soros tipi darbeleri anlatan Kanadalı gazeteci Mark MacKinnon, 2006 yılında İstanbul&#8221;da Başbakan Tayyip Erdoğan&#8221;ın açılış konuşmasını yaptığı Dünya Demokrasi Hareketi (World Movement for Democracy) adlı kuruluşun amacının, &#8220;Renkli devrimlerin Ortadoğu&#8221;ya ihraç edilip edilemeyeceğinin görülmesi&#8221; olduğunu söylemişti.<br />
MacKinnon, NED, NDI ve IRI&#8221;nın üst düzey görevlilerinin bu toplantıda bulunduklarını da bildirmişti.<br />
Amerikalıların Türkiye&#8221;deki ortağı, &#8220;Soros&#8221;tan iki milyon dolar aldık&#8221; diyen Can Paker&#8221;in başkanı olduğu TESEV idi. Helsinki Yurttaşlar Derneği de toplantıda dört atölye ve bir panel düzenlemişti.<br />
Bu ne demektir?<br />
Soros darbeciliğini bütün Ortadoğu&#8221;ya yaymak için AKP destekli bir organizasyon çalışıyor demektir!<br />
* * *</p>
<p>&#8220;Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı&#8221; tarafından 30 Nisan-1 Mayıs 2005 günlerinde, Topkapı&#8221;daki Eresin Otel&#8221;de &#8220;Uluslararası İslam Dünyası Sivil Toplum Örgütleri Toplantısı&#8221; düzenlenmişti. Arap Basını, Amerikan basınına dayanarak bu toplantıyı, aslında &#8220;Türk Dışişleri Bakanlığı Büyük Ortadoğu Projesi Genel Koordinatörü&#8221; Ömür Orhun&#8221;un düzenlediğini yazmıştı.<br />
Mısır gazeteleri, Türkiye&#8221;deki toplantının aslında Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında AKP ile ABD arasında imzalanan gizli bir anlaşmadan kaynaklandığını iddia etmişti.<br />
Nisan 2007&#8243;de ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Londra merkezli Uluslararası Azınlık Hakları Grubu adlı kuruluşun &#8220;Türkiye&#8221;de azınlık haklarının geliştirilmesi&#8221; konulu üç yıl sürecek bir proje üzerinde çalıştığını bildirmiş ve Türkiye&#8221;deki bazı sivil toplum kuruluşlarının bu projeyle işbirliği yaptığını söylemişti.<br />
* * *</p>
<p>NED (Demokrasi için Ulusal Bağış) adlı çete organizatörü kuruluşu tasarlayanlardan Senatör Allen Weinstein, &#8220;Bizim bugün NED olarak yaptığımız, 25 yıl önce CIA tarafından gizlice yapılıyordu&#8221; demektedir.<br />
Bugün Türkiye&#8221;de darbe karşıtlığı çığırtkanlığı yapanlar, CIA&#8221;nın örgütlediği güdümlü toplum kuruluşlarıdır.<br />
Kimse bu sahtekârlığa aldanmasın!</p>
<p>26 Haziran 2008 Perşembe<br />
Arslan Bulut</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/darbeci-sivillerin-darbe-karsitligi-sahtekarligi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BİR DARBE İSTİYORUM</title>
		<link>http://www.addisparta.org/bir-darbe-istiyorum.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/bir-darbe-istiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 13:24:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=622</guid>
		<description><![CDATA[Türk Ulusu&#8217;nun parasının ve maliyesinin yönetim ve denetimini yabancı bir kuruluşa, İMF&#8217;ye teslim ettiler, Türkiye&#8217;yi borç batağına soktular.
İMF&#8217;yi ülkemizden kovacak bir darbe istiyorum.
 
Özelleştirme dediler, Türk Ulusu&#8217;nun fabrikalarını, madenlerini, bankalarını ve işletmelerini yabancılara peşkeş çektiler.
Özelleştirmeyi durduracak, verilenleri geri alacak bir darbe istiyorum.
 
‘Zenginlik denizine daldık&#8217; diyerek Türk halkını aldattılar, ‘Gümrük Birliği&#8217;ni imzalayıp Türkiye&#8217;nin dış ticaret politikasının yönetimini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Ulusu&#8217;nun parasının ve maliyesinin yönetim ve denetimini yabancı bir kuruluşa, İMF&#8217;ye teslim ettiler, Türkiye&#8217;yi borç batağına soktular.</p>
<p>İMF&#8217;yi ülkemizden kovacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Özelleştirme dediler, Türk Ulusu&#8217;nun fabrikalarını, madenlerini, bankalarını ve işletmelerini yabancılara peşkeş çektiler.</p>
<p>Özelleştirmeyi durduracak, verilenleri geri alacak bir darbe istiyorum.<span id="more-622"></span></p>
<p> </p>
<p>‘Zenginlik denizine daldık&#8217; diyerek Türk halkını aldattılar, ‘Gümrük Birliği&#8217;ni imzalayıp Türkiye&#8217;nin dış ticaret politikasının yönetimini ve denetimini AB&#8217;ye devrettiler.</p>
<p>Gümrük Birliği&#8217;nden hemen çıkacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Kıbrıs Yunan&#8217;ın olacak; sözde Ermeni soykırımı tanınacak; İran ve Rusya düşman sayılacak; Türkiye etnik kökene ve dini inançlara göre bölünüp eyaletlere parçalanacak; İstanbul&#8217;da Rum Ortodoks Din Devleti kurulacak; Şanlı Türk Bayrağı&#8217;nın yerinde, on iki yıldızlı mavi bayrak dalgalanacak; İstiklal Marşı&#8217;na değil, Beethoven&#8217;in 9. senfonisine ayakta saygı durulacak; Türk Ordusu etkisizleştirilecek; Türkler, Hıristiyan AB Anayasasına uyacak; Egemenlik, Brüksel&#8217;e devredilecek; Türkler, Hıristiyan Avrupalıların uşağı ve kölesi olacak; ama tüm bunların karşılığında, Türkiye belki bir gün AB üyesi olacak, diye kandırdılar.</p>
<p>AB anlaşmalarının tümünü yırtıp, tarihin çöplüğüne atacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Türk Ulusu&#8217;nu; Türk-Kürt, Alevi-Sünni, türbanlı-türbansız, laik-dinci diye böldüler, yeni haritalar çizip, Türkiye&#8217;yi parçaladılar.</p>
<p>Tüm Türk halkını kucaklayacak, Pentagon haritalarını yırtıp atacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>NATO dediler, Şanlı Türk Ordusu&#8217;nu ABD&#8217;nin buyruğu altına soktular. Paramızla aldığımız uçakları, gemileri, silahları kullandırmadılar.</p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ni NATO&#8217;dan hemen çıkaracak bir darbe istiyorum</p>
<p> </p>
<p>Kurtuluş Savaşımızda, on binlerce şehit vererek vatanımızdan kovduğumuz işgalciler, bu kez dolarlarla, avrolarla topraklarımızı yağmalamaya başladılar.</p>
<p>Vatan topraklarının yabancılara satışını yasaklayacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Kapitülasyonların dönüşü ve ikinci Sevr sayılan Tahkim&#8217;i; vatanın bölünüp parçalanmasına kapıyı açan İkizler Yasası&#8217;nı ve Türk varlıklarının paylaşılmasına olanak sağlayan Vakıflar Yasası&#8217;nı, bu hain düzenlemeleri yapanların suratına çarpacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Bankacılık sistemini ve büyük şirketleri, devletin denetimine alacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Türk erkeklerini kısırlaştıracak, türlü hastalıklar yayacak, Türk neslini kurutacak, genetiği değiştirilmiş tohumları Türk çiftçisine sattılar.</p>
<p>Türk topraklarını, ABD, AB ve Siyonist İsrail&#8217;in zehirli tohumlarından temizleyecek bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Türk çocuklarına eğitimi, ilkokul birinci sınıftan, üniversite son sınıfına kadar parasız verecek, Türk halkına çağdaş sağlık hizmetlerini karşılıksız sunacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p>Türk Ulusu&#8217;nun diline, binlerce yıllık tarihine ve kültürüne, geleneklerine ve göreneklerine ve de tüm değerlerine sahip çıkacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p><strong>‘Temel ilke, Türk Ulusu&#8217;nun onurlu ve şerefi yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir&#8217; </strong>Ata sözüne sıkı sıkıya sarılacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p><strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ü </strong>bayrak yapacak, Cumhuriyet Devrimlerini yaşatacak bir darbe istiyorum.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Yılmaz Dikbaş</strong></p>
<p><strong>27 Temmuz 2008, Antalya</strong></p>
<p><strong><a href="mailto:dikbas@kalinka.com.tr">dikbas@kalinka.com.tr</a></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.kalinka.com.tr/" >www.kalinka.com.tr</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/bir-darbe-istiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SAYGIN YURT ve DÜNYA KAMUOYUNA!</title>
		<link>http://www.addisparta.org/saygin-yurt-ve-dunya-kamuoyuna.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/saygin-yurt-ve-dunya-kamuoyuna.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 May 2008 14:20:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[19 mayıs]]></category>

		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[gençliğe hitabe]]></category>

		<category><![CDATA[gençliğe sesleniş]]></category>

		<category><![CDATA[nutuk]]></category>

		<category><![CDATA[söylev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[19 Mayıs 1919; emperyalizmin bin yıllık vatanımızı işgaline kutsal isyan günümüzdür.
19 Mayıs 1919; “Batılı dostlar” ın, Yüce Atatürk’ün Söylev’inde vurguladığı üzere;
Türk Ulusunu tarih sahnesinden yok etmek için yüzyıllardan beri hazırlanan  bir “suikast planı” na başkaldırdığımız gündür.             19 Mayıs 1919; Gazi Mustafa Kemal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>19 Mayıs 1919; emperyalizmin bin yıllık vatanımızı işgaline kutsal isyan günümüzdür.<br />
19 Mayıs 1919; “Batılı dostlar” ın, Yüce Atatürk’ün Söylev’inde vurguladığı üzere;<br />
Türk Ulusunu tarih sahnesinden yok etmek için yüzyıllardan beri hazırlanan  bir “suikast planı” na başkaldırdığımız gündür.             19 Mayıs 1919; Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, 7 düvelin görülmemiş çullanmasına karşı Anadolu insanımızın ölüm-kalım kavgasının ateşini harladığı gündür.<br />
19 Mayıs 1919; “<strong>Ya istiklal, ya ölüm!</strong>” diye Ata’sının öncülüğünde şahlanan bir halkın, emperyalistleri kahrederek vatanından defettiği büyük kalkışma günüdür.<span id="more-562"></span></p>
<p>19 Mayıs 1919; insanlık onurunun yayılmacı-sömürgen, acımasız soykırımcılarını  tüm mazlum Doğu ulusları adına da yerden yere vurduğumuz doğum günümüzdür.</p>
<p>19 Mayıs 1919; insanlık ve uygarlık tarihinde, eşi görülmemiş ve belki de görülmeyecek onurlu, soylu bir uyanışın, özgürlük bilincinin, görkemli bir dirilişin şanlı tarihinin Ulusumuzca tarihe kazınmaya başlandığı “<strong>Kutsal İsyan</strong>” gündür.</p>
<p>19 Mayıs 1919; başımızın göğe erdiği, sevincimizi, coşkumuzu, tam bağımsız ve onurlu bir ülke ve ulus olarak sonsuza dek yaşama kararlılık ve azmimizi dağlara taşlara, yüreğimize ve gönlümüze sığdıramadığımız bir koca tarihtir..</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong>SAYGIN YURT ve DÜNYA KAMUOYUNA!</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;">19 Mayıs 1919; Yüce Atatürk ve milyonlarca şehit ve gazimize sonsuz şükran ve minnetimizi dile getirmekten aciz kaldığımız hem buruk, hem de kıvançlı, bir o kadar da azimli ve kararlı bir hoş günümüzdür.. Bilinmelidir ki; milyonlarca şehit ve gazi boş yere feda edilmemiştir. Büyük ulusumuz; 19 Mayıslarda Türkiye Cumhuriyeti’nin görkemli idealini;  yani sonsuza dek onurlu, özgür, tam bağımsız = mutlak ulus egemenliğine dayalı,  yurtta ve dünyada barış ilkesine dayanan, halkçı-demokratik-laik-sosyal,  insan haklarına saygılı, Atatürk ulusalcılığına bağlı, anti-emperyalist ve anti-kapitalist, sömürünün her türüne karşı, sürekli Devrimci bir çağdaş hukuk devleti olarak yurt ve dünya kamuoyuna bir kez daha duyurma kesin kararlılığındadır.            Ülkemize yönelik açık ve sinsi oyunların, bu sahnede yer alan yerli ve yabancı iyi bilinen işbirlikçi aktörlerinin, küreselleştirmeci emperyalistlerin kanlı AB-ABD ittifakının<br />
ve IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü vb. maşaları kurumların post-modern  ele geçirme planlarının, özelleştirme talanlarının, ulusu bölme-parçalama tuzaklarının&#8230; tümüyle ayırdındayız. Asla geçit vermeyeceğiz! Hevesleri, gene kursaklarında kalacaktır.</p>
<p>Kadim Anadolu halkı; ülke ve halk bölünmezliği temelinde mutlaka biraraya gelip, emperyalizmin ve işbirlikçilerinin karşısına kaya gibi bir kez daha dikilecektir. Aklı başında ve vicdan sahibi herkesin bu stratejik hedef için çabası zorunludur. Acil hedef, AKP iktidarından kurtulmaktır. Aymazlık ve şaşkınlık bile bağışlanamaz ! Yüce Atatürk’ün Bursa Söylevi; kararlılık ve rehber olarak hepimize ışık tutmalıdır.  Birbirimizle uğraşmayı bırakalım ve GENÇLİĞE SESLENİŞ’i bir kez daha okuyalım.</p>
<p>Akıl ve bilim en gerçek yol göstericimizdir; bizi mahvetmek isteyen emperyalizme  ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı “meslek” edinmemiz gereken savaşımda..</p>
<p>Biz kazanacağız! 19 Mayıslar kutlu-mutlu olsun, ulusumuza ve dünyaya selam olsun..</p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong>S a y g ı l a r ı m ı z l a… 19 Mayıs 2008 / Ankara</strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"><strong>Prof. Dr. Ahmet SALTIK<br />
ADD Genel Başkan Önceki Yrd.<br />
Ankara Üniv. Tıp Fak., www.ahmetsaltik.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/saygin-yurt-ve-dunya-kamuoyuna.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ADD Isparta Şb. Kompozisyon Yarışması &#8220;Ödül Töreni&#8221;</title>
		<link>http://www.addisparta.org/add-isparta-sb-kompozisyon-yarismasi-odul-toreni.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/add-isparta-sb-kompozisyon-yarismasi-odul-toreni.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 May 2008 11:25:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>

		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[kompozisyon]]></category>

		<category><![CDATA[kompozisyon yarışması]]></category>

		<category><![CDATA[ödül]]></category>

		<category><![CDATA[tören]]></category>

		<category><![CDATA[yarışma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/?p=557</guid>
		<description><![CDATA[Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesince , &#8220;Isparta Valiliğinin 09.04.2008 tarih ve 9054 sayılı olurları ile&#8221; 19 Mayıs ın 89. yılında, İlköğretim 3-4-5. sınıflar, İlköğretim 6-7-8. sınıflar ve Liseler arası düzenlenen &#8220;Ödüllü Kompozisyon Yarışması&#8221; sonuçlanmıştır.
Yarışmada dereceye giren öğrencilerin adları ilgili Okul Müdürlüklerine bildirilmiştir. Yarışmada dereceye giren öğrencilerin ödülleri, 23.05.2008 Cuma günü, saat 20.00 de, İlimiz Öğretmenevi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesince , &#8220;Isparta Valiliğinin 09.04.2008 tarih ve 9054 sayılı olurları ile&#8221; 19 Mayıs ın 89. yılında, İlköğretim 3-4-5. sınıflar, İlköğretim 6-7-8. sınıflar ve Liseler arası düzenlenen &#8220;<strong>Ödüllü Kompozisyon Yarışması</strong>&#8221; <strong>sonuçlanmıştır.</strong></p>
<p>Yarışmada dereceye giren öğrencilerin adları ilgili Okul Müdürlüklerine bildirilmiştir. Yarışmada dereceye giren öğrencilerin ödülleri, <strong>23.05.2008 Cuma günü, saat 20.00 de</strong>, <strong>İlimiz Öğretmenevi Konferans salonunda</strong> düzenlenecek olan &#8220;<strong>ÖDÜL TÖRENİ</strong>&#8221; ile verilecektir.</p>
<p>Ödül töreninden önce , <strong>ADD Önceki GYK üyesi Ahmet GÜREL</strong> tarafından &#8220;<strong>ATATÜRK DESTANI</strong>&#8221; adlı saydam gösteri sunumu yapılacaktır.</p>
<p>Ödül törenine ve saydam gösteri sunumuna yazılı ve <strong>görsel basınımızın seçkin temsilcileri ve tüm halkımız çağrılıdır.</strong> Saygılarımızla duyururuz.</p>
<p><strong>YÖNETİM KURULU ADINA :<br />
</strong><strong>Mahmut ÖZYÜREK<br />
ADD.Isparta Şube Başkanı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/add-isparta-sb-kompozisyon-yarismasi-odul-toreni.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dinci Polis Devletine Doğru</title>
		<link>http://www.addisparta.org/dinci-polis-devletine-dogru.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/dinci-polis-devletine-dogru.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 May 2008 20:14:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazarlardan Gelenler]]></category>

		<category><![CDATA[ataol behramoğlu]]></category>

		<category><![CDATA[dincilik]]></category>

		<category><![CDATA[iran]]></category>

		<category><![CDATA[köktendinci]]></category>

		<category><![CDATA[laiklik]]></category>

		<category><![CDATA[şeriat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/dinci-polis-devletine-dogru.html</guid>
		<description><![CDATA[Fransa&#8217;da yaşayan İranlı çizer Marjane Satrapi ile Fransız meslektaşı Vincent Parannaud&#8217;nun ortak ürünü &#8220;Persepolis&#8221;i görmüş olmalısınız.
Bu bir çizgi film.
Fakat yarattığı duygu öylesine gerçek ki bir süre sonra kendinizi filmin kahramanlarından biri gibi görmeye başlıyorsunuz.
Böyle hissetmenizin bir nedeni daha var:
Filmde anlatılan &#8220;İslam devrimi&#8221; öncesi ve bu &#8220;devrim&#8221;in süreçlerindeki İran&#8217;la günümüz Türkiye&#8217;si arasındaki çarpıcı benzerlikler&#8230;
Bunlardan birkaç tanesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fransa&#8217;da yaşayan İranlı çizer Marjane Satrapi ile Fransız meslektaşı Vincent Parannaud&#8217;nun ortak ürünü &#8220;Persepolis&#8221;i görmüş olmalısınız.<br />
Bu bir çizgi film.<br />
<a title="iran_1.jpg" href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/iran_1.jpg" ><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/iran_1.thumbnail.jpg" alt="İran" align="left" /></a>Fakat yarattığı duygu öylesine gerçek ki bir süre sonra kendinizi filmin kahramanlarından biri gibi görmeye başlıyorsunuz.<br />
Böyle hissetmenizin bir nedeni daha var:<br />
Filmde anlatılan &#8220;İslam devrimi&#8221; öncesi ve bu &#8220;devrim&#8221;in süreçlerindeki İran&#8217;la günümüz Türkiye&#8217;si arasındaki çarpıcı benzerlikler&#8230;<br />
Bunlardan birkaç tanesini sıralayalım:<br />
Orada da bizdeki gibi &#8220;sol&#8221; yaklaşan tehlikenin farkında değil.<br />
Kendini şah karşıtlığına, proletarya devrimi sloganlarına kaptırmış, gerisini umursamıyor.<br />
Orada da bizdeki gibi iflah olmaz iyimserler var.<br />
Bu iyimserler, dinciler iktidarı ele geçirip cinayetler işlemeye başladığında bile her şeyin düzeleceğine inanmayı sürdürmekteler.<br />
Orada da bizdeki gibi, önce yavaştan, giderek hızlanan bir süreçte, gündelik yaşam dinselleşiyor.<br />
Ve bizdeki gibi, kadınların kapanmasıyla başlıyor bu değişim.<br />
Fakat haksızlık etmiş olmamak için, ya da filmin yaratıcıları atlamış olduğundan, bizde hem de sürüsüne bereket bir şeyi İran&#8217;ı anlatan filmde göremediğimi söylemeliyim:<br />
Kaypak, oportünist, omurgasız &#8220;aydın&#8221; tipleri&#8230;<span id="more-550"></span><br />
&#8220;Persepolis&#8221;te bunlar yok.<br />
İranlı devrimci aydın değişmiyor.<br />
İnançlarından ödün vermiyor.<br />
Hatasının, öngörüsüzlüğünün cezasını idam edilerek çekerken de devrimci inançlarına bağlı kalıyor.<br />
Köktendincinin kuyruğuna takılmıyor. Ona yaltaklanmıyor. Onun uşaklığını, dalkavukluğunu yapmıyor.<br />
Bence bu olgu, bizim ülkemiz için ne kadar iç karartıcıysa, İran için o ölçüde umut vericidir.<br />
Hatasını anlayan İranlı devrimci aydın, gerici, dinci despotluğu eninde sonunda yıkmayı başaracaktır&#8230;<br />
***<br />
Yine çizgi filmden esinlenerek, İran&#8217;da köktendinciliğin örgütlenmesiyle bizdeki örgütlenme arasındaki bir benzerliğin altını çizelim.<br />
Filmdeki &#8220;cam silicisi&#8221;, bir başka deyişle &#8220;hizmetçi&#8221;, yeni düzenin polisi olarak eski düzendeki efendinin karşısına çıkıyor.<br />
Bir anda onun efendisi konumuna yükseliyor.<br />
Bu dönüşümün &#8220;bir anda&#8221; olamayacağı, sessiz ve derinden bir ön çalışmanın ürünü olduğu çok açık&#8230;<br />
Günümüz Türkiye&#8217;sinde de bu türden çevrelerin, her alanda, nasıl bir örgütlenme etkinliği içinde oldukları gözler önünde&#8230;<br />
Gözle görülenlerin yanında bir de görülemeyenler, sessiz ve derinden çalışmalar var.<br />
Tarikatlar, tekkeler, dinci belediyelerin kanatları altında palazlanıp örgütlenen çıkar çevreleri, bunlardan akla ilk <a title="3566.jpg" href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/3566.jpg" ><img class="alignright" style="float: right;" src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/3566.thumbnail.jpg" alt="İran" align="right" /></a>gelebilecek olanlar&#8230;<br />
Durumu uygun gördüklerinde bu gruplardan her birinin ve tek tek her kişinin, önceden (şimdiden) belirlenmiş görevlerini üstlenmeye hazırlıklı olduklarından kuşku duymamak gerek&#8230;<br />
***<br />
Bununla birlikte, ülkemizde İran&#8217;dakiyle benzeşmeyen bir başka durum daha söz konusu.<br />
Daha mı iyi daha mı kötü siz karar verin&#8230;<br />
Bizde dincilik herhangi bir &#8220;devrim&#8221;e gerek kalmadan, &#8220;demokrasi&#8221; içinde mevziler kazandı&#8230;<br />
İktidar olmayı bile başardı&#8230;<br />
Ayrıca dinci milisler kurmaya gerek kalmaksızın eldeki devlet güçlerini milisleştirmeye yöneldi&#8230;<br />
<a title="46.jpg" href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/46.jpg" ><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/46.thumbnail.jpg" alt="46.jpg" align="left" /></a>2007&#8242;nin ve bu yılın 1 Mayıs&#8217;larındaki polis şiddeti, acımasızlığı, kıyıcılığı başka nasıl açıklanır?<br />
Mardin&#8217;deki, Trabzon&#8217;daki cinayetleri, Hrant Dink&#8217;in katledilmesini, Danıştay saldırısını ve cinayetini, Cumhuriyet&#8217;e saldırıları bir de bu açıdan irdelemek acaba nasıl olur?<br />
Paksüt çiftinin ortaya çıkardığı, mızrağın çuvala sığdırılamayacağı kadar ortadaki &#8220;telekulak&#8221; olayı, AKP&#8217;yi kapatma davasıyla birlikte düşünüldüğünde, polisin &#8220;taraf&#8221;sızlığını yitirmiş olmasından başka neyin kanıtı olabilir?<br />
***<br />
Toplum &#8220;Ergenekon&#8221; masallarıyla uyuşturulup uyutulmaktayken dinci polis devletinin kolları Danıştay&#8217;ından Yargıtay&#8217;ına, oradan Anayasa Mahkemesi&#8217;ne, tüm yüksek yargıyı kıskaca almaya, boğup yok etmeye yöneldi&#8230;<br />
Sıra kuşkusuz Ordu&#8217;ya da gelecektir&#8230;<br />
O zaman işbirlikçi aydın tayfasının ve dışarıdaki destekçilerinin istedikleri demokrasi gerçekleşecek ve dinci polis devleti ülkeye zaten tümüyle egemen olacağından, sonuçta burada ve orada yapılanlar (ve yapılacaklar) arasında fark bulunmasa da, İran İslam Devrimi modeline gerek kalmayacaktır&#8230;<br />
ATAOL BEHRAMOĞLU<br />
17.05.2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/dinci-polis-devletine-dogru.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AVRUPA BİRLİĞİ’NİN UCUZ İŞÇİ CENNETİ</title>
		<link>http://www.addisparta.org/avrupa-birliginin-ucuz-isci-cenneti.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/avrupa-birliginin-ucuz-isci-cenneti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 10:51:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[AB]]></category>

		<category><![CDATA[avrupa]]></category>

		<category><![CDATA[avrupa birliği]]></category>

		<category><![CDATA[DİSK]]></category>

		<category><![CDATA[işçi]]></category>

		<category><![CDATA[ucuz işçi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/avrupa-birligi%e2%80%99nin-ucuz-isci-cenneti.html</guid>
		<description><![CDATA[Romanya, 1 Ocak 2007 tarihinde AB&#8217;ye üye oldu.
AB ülkeleri içinde Romanya, işçiliğin en ucuz olduğu ülkedir.
Romanya&#8217;da emeğin çok ucuz olması, AB&#8217;deki büyük şirketlerin ağızlarını sulandırdı! Finlandiya&#8217;nin dünyaca ünlü şirketi NOKIA, Almanya&#8217;nın Bochum kentindeki fabrikasını kapattı, Romanya&#8217;ya taşıdı. Nokia ile beraber, aynı sektörün alt birimleri de aynı yolu izledi, isçi ücretlerinin yüksek olduğu Almanya&#8217;dan ayrıldı, işçiliğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/ab.thumbnail.jpg" alt="ab.jpg" align="left" />Romanya, 1 Ocak 2007 tarihinde AB&#8217;ye üye oldu.<br />
AB ülkeleri içinde Romanya, işçiliğin en ucuz olduğu ülkedir.<br />
Romanya&#8217;da emeğin çok ucuz olması, AB&#8217;deki büyük şirketlerin ağızlarını sulandırdı! Finlandiya&#8217;nin dünyaca ünlü şirketi NOKIA, Almanya&#8217;nın Bochum kentindeki fabrikasını kapattı, Romanya&#8217;ya taşıdı. Nokia ile beraber, aynı sektörün alt birimleri de aynı yolu izledi, isçi ücretlerinin yüksek olduğu Almanya&#8217;dan ayrıldı, işçiliğin çok ucuz olduğu Romanya&#8217;ya gitti.<br />
Finlandiya Ekonomisi Araştırma Enstitüsü&#8217;nün başkanı şunları söylüyor:<br />
&#8220;1990&#8242;larda çok sayıda şirket Nokia&#8217;yı takip etti. Önce Latin Amerika&#8217;ya, oradan Hindistan&#8217;a, sonra Çin&#8217;e ve Macaristan&#8217;a taşındılar, şimdi de sıra Romanya&#8217;da&#8221;AB projesi emperyalist bir projedir, yani kapitalistlerin çıkarına işleyen, sömürgeci bir projedir. Sömürülen, emektir.<br />
AB&#8217;de emkeçilerin hakları, hukukları yoktur.<br />
Eğer AB&#8217;de emekçilerin çıkarları gözetilmiş olsaydı, Romanya AB&#8217;nin ucuz işçi cenneti olabilir miydi?<span id="more-534"></span></p>
<p>Türkiye&#8217;de Avrupa Birliği&#8217;nin propagandasını yapan AB&#8217;nin Truva Atları, özelde işçilerimize, genelde halkımıza hep yalan söylediler.<br />
Yabancılara Türkiye&#8217;de sendika kurma ve kurulu sendikalara başkan olabilme yolunu açan sendikalar yasa tasarısına işçi sendikalarının destek vermesi, ihanetin son perdesidir! Hükümetle yapılan görüşmelere DİSK adına katılan Genel Sekreter Yardımcısı, AB Mandacısı Perihan Sarı, bakın hepimizi nasıl aldatmaya çalışıyor:<br />
&#8220;Yabancıların sendika kurucusu olma hakkı, AB uyum süreciyle bağlantılıdır. Mütekabiliyet esasına göre birlik üyesi ülkelerden birinin vatandaşı bir diğer ülkede sendika kurabilir.&#8221;<br />
Mütekabiliyet, Arapça bir sözcüktür, ‘karşılıklılık&#8217; demektir. Yani iki taraftan birinde ne tür hak ve yetkiler varsa, diğerinde de aynıları var demektir.<br />
Şimdi, ABnin Truva Atı Perihan Sarı&#8217;ya soruyorum:<br />
Türkiye ile AB arasında ‘mütekabiliyet&#8217; esası var mıdır?<br />
AB, 6 Ekim 2004 tarihinde verdiği belgelerde açıkça yazdı, dönemin Türk hükümeti de bunu kabul etti:<br />
&#8220;Türkiye, AB&#8217;ye üye olsa bile, Türkler AB&#8217;de serbestçe dolaşamıyacaklar, vize uygulaması aynen sürecektir.&#8221;<br />
Türk işvereni de, işçisi de, sendikacısı da ve sade vatandaşı da, Türkiye bir gün AB&#8217;ye üye olsa bile, AB&#8217;ye vizesiz gidemeyecek, orada serbestçe dolaşamıyacak, oysa AB&#8217;nin işverenleri de, işçileri de, işsizleri de, sendikacıları da ve sade vatandaşları da istedikleri zaman istedikleri gibi Türkiye&#8217;ye gelebilecekler, iş kurabilecekler, iş bulup çalışabilecekler, toprak ve konut alıp satabileceklerdir.<br />
Bu mudur ‘mütekabiliyet&#8217; esası?<br />
Göz göre göre böylesine kuyruklu yalan söyleyenlerin, ar damarlarının çatlamış olması gerekir!</p>
<p>AB&#8217;den bir milyon Avro hibe alan DİSK&#8217;in Genel Sekreter Yardımcısı Perihan Sarı, işbirlikçi ağzıyla, bakın bizleri nasıl kandırmaya çabalıyor:<br />
&#8220;Bunlar korkulacak konular değil. Olayı işçi sınıfının dayanışması şeklinde yorumlamak lazım. Yabancı sermaye nasıl gelip örgütleniyorsa, uluslararası bir işçi federasyonunun Türkiye&#8217;de temsilcilik açması da işçi sınıfıyla dayanışma anlamını taşıyor.&#8221;<br />
Hiç utanmadan, hiç sıkılmadan yalan konuşan AB Mandacısı, işbirlikçi Perihan Sarı&#8217;ya soruyorum:<br />
Eğer AB&#8217;de işçi sınıfı dayanışması olsaydı, AB üyesi Finlandiya&#8217;nın şirketleri AB üyesi Romanya&#8217;ya işçilik ucuz diye koşabilirler miydi?<br />
Eğer AB&#8217;de işçi sınıfı dayanışması olsaydı, Alman ve Finlandiyalı işçiler, Romanyalı işçilerin emeğinin sömürülmesine seyirci kalırlar mıydı?<br />
Türk halkının eşsiz bilgeliği, yargısını vermiştir:<br />
&#8220;Gâvurun ekmeğini yiyen, gâvurun kılıcını sallar!&#8221;<br />
AB&#8217;den bir milyon Avro hibe alan DİSK&#8217;in sözcüsü Perihan Sarı; yalanlarla, palavralarla başta işçilerimiz olmak üzere tüm Türk halkını aldatmaya çalışmakta, AB&#8217;nin kılıcını sallamaktadır!</p>
<p>Başta DİSK üyeleri olmak üzere, tüm işçilerimizi, AB Mandacısı sendika yöneticilerine karşı ayaklanmaya çağırıyorum!</p>
<p>1-YLE News, &#8220;Low Costs and EU Membership Lure Companies to Romania&#8221;, 29.01.2008<br />
2-&#8221;Sendikalar yabancı sendika kurulmasına itiraz etmedi&#8221;, Cumhuriyet, 07.05.2008<br />
3-Yılmaz Dikbaş, &#8220;Avrupa Birliği Tabuta Çakılan Son Çivi&#8221; AsyaŞafak Yayınları, İstanbul, Mart 2008, 5. Baskı<br />
Yılmaz Dikbaş,<br />
8 Mayıs 2008, Antalya<br />
dikbas@kalinka.com.tr<br />
www.kalinka.com.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/avrupa-birliginin-ucuz-isci-cenneti.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Toprak Satmanın Verdiği Dayanılmaz Cinsel Haz  Bülent Esinoğlu</title>
		<link>http://www.addisparta.org/toprak-satmanin-verdigi-dayanilmaz-cinsel-haz-bulent-esinoglu.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/toprak-satmanin-verdigi-dayanilmaz-cinsel-haz-bulent-esinoglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 11:24:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[kürt açılımı]]></category>

		<category><![CDATA[mülkiyet]]></category>

		<category><![CDATA[satış]]></category>

		<category><![CDATA[toprak satışı]]></category>

		<category><![CDATA[türklük]]></category>

		<category><![CDATA[yasa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/toprak-satmanin-verdigi-dayanilmaz-cinsel-haz-bulent-esinoglu.html</guid>
		<description><![CDATA[Önce haberi velim; Meclis sabaha kadar çalışıp yabancıya toprak satışının kolaylaştırılması için yeni yasa çıkaracak.
AKP, İlle satacağım diyor. Sayısını bilmiyorum. AKP kanun çıkarıyor. Satmaya başlıyor. Tam zevkine varmışken, Türk milleti adına karar veren Mahkeme kanunu bir kez daha iptal ediyor. Satılanları kurtarılmış olarak kabul ediyorlar.
AKP satacağım Allah, satacağım diyor. Millet adına Mahkemeler olmaz diyor.
AKP&#8217;nin &#8220;toprak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce haberi velim; Meclis sabaha kadar çalışıp yabancıya toprak satışının kolaylaştırılması için yeni yasa çıkaracak.<br />
AKP, İlle satacağım diyor. Sayısını bilmiyorum. AKP kanun çıkarıyor. Satmaya başlıyor. Tam zevkine varmışken, Türk milleti adına karar veren Mahkeme kanunu bir kez daha iptal ediyor. Satılanları kurtarılmış olarak kabul ediyorlar.<br />
AKP satacağım Allah, satacağım diyor. Millet adına Mahkemeler olmaz diyor.<br />
AKP&#8217;nin &#8220;toprak satma inadını&#8221; anlamak için &#8220;İnat&#8221; üzerine küçük bir araştırma yaptım.<span id="more-533"></span><br />
Geçmişte şuur altına bastırılmış isteklerin, yıllar sonra fırsat bulursa renk, şekil ve biçim değiştirerek yeniden hayata geçtiğini öğrendim.<br />
Mustafa Kemal Anadolu topraklarını emperyalizmden kurtarırken, bunlar kaybettikleri imancında idiler. Bunlar kaybettikçe M. Kemal kazanıyordu. Yılların biriktirdiği, şuur altına bastırdıkları kin şimdi &#8220;toprak satışı inadı&#8221; olarak ortaya çıkıyor.<br />
Psikolojinin tanımladığı temel iki duygu var. Hazların hazzı &#8220;seks&#8221; ve korkuların korkusu &#8220;ölüm&#8221; duygusudur. İnsanoğlu ölümden kaçar, hazza doğru yol almak ister. Sosyo-kültürel yapı ve eğitim bu duyguları ehlileştirerek hayata geçirir. AKP yabancıya toprak satmaktan büyük zevk alıyor.<br />
Toprak satma inadı, hazza doğru yol almayı temsil ediyor. Sattıkça rahatlıyorlar. Satamazlarsa ölüm korkusu bastırıyor.<br />
Aslında &#8220;Kürt Açılımı&#8221; zevki de toprak satmanın verdiği dayanılmaz hazdan ileri geliyor. Bunlar toprak üzerinde ehlileşmişler. Her şeyin toprak olduğunu iyi anlamışlar. Batıyı da, Bölücüleri de toprak üzerinden yanlarına çekiyorlar. Kentlerde &#8220;yeni toprak rantları&#8221; yaratarak, üretmeden, yatırım yapmadan kolay kazançtan yararlananları n desteğini de &#8220;topraktan&#8221; alıyorlar. Barzanici toprak ağalarının desteğini de topraktan alıyorlar.<br />
Bunlar ellerinden gelse &#8220;kırk yıllık çözümsüzlük çözün değildir&#8221; sloganı ile Kıbrıs&#8217;ı bir kerede satacaklardı.<br />
M.Kemal&#8217;in kendisine, öğretisine, yaşama geçmiş olgularına karşı olmak, AKP&#8217;de iki hastalık üretmiştir. Aşağılık duygusu ve bunun sonucu olarak güce tapınmadır. Yani emperyalizme sığınmadır. Teslimiyetin araçları ise yabancıya toprak satma, Cumhuriyetin varlıklarını (KİT) satma ve sonunda benliğini satmaktır. Türklüğe hakareti serbest bırakarak, yani &#8220;benliği de satarak&#8221; psikolojik mekanizmayı bir kez daha doğruladılar.<br />
Batının ve emperyalizmin tek yolu Türk insanının kendine olan güvenini kırmak ve kendisine tabi kılmaktır. Sömürgeleşmekte ancak böyle mümkün olabilir.<br />
Başaramayacaklar.<br />
2008-05-05, bulentesinoglu@ gmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/toprak-satmanin-verdigi-dayanilmaz-cinsel-haz-bulent-esinoglu.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Üç Fidanın Anıları Önünde Saygı İle Eğiliyoruz</title>
		<link>http://www.addisparta.org/uc-fidanin-anilari-onunde-saygi-ile-egiliyoruz.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/uc-fidanin-anilari-onunde-saygi-ile-egiliyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 May 2008 11:18:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>

		<category><![CDATA[6 mayıs 1972]]></category>

		<category><![CDATA[AB]]></category>

		<category><![CDATA[ABD]]></category>

		<category><![CDATA[deniz gezmiş]]></category>

		<category><![CDATA[hüseyin inan]]></category>

		<category><![CDATA[tam bağımsızlık]]></category>

		<category><![CDATA[üç fidan]]></category>

		<category><![CDATA[yusuf aslan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/uc-fidanin-anilari-onunde-saygi-ile-egiliyoruz.html</guid>
		<description><![CDATA[BASIN AÇIKLAMASIİşgalci, yağmacı emperyalist güçlere karşı , bağımsızlık savaşımızın bayraklaşan yiğit, devrimci önderleri DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN, HÜSEYİN İNAN Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını yaşamları pahasına savundukları, sömürüye ve gericiliğe karşı durdukları için 6 MAYIS 1972 de idam edildiler.
*Onlar; inançlarını yaşamları ile birleştirerek bize devrimci bir gelenek bıraktılar.
*Onlar; Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını kendi yaşamlarından çok sevecek kadar onurlu ve inançlıydılar.
Ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BASIN AÇIKLAMASI<a href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/deniz21.jpg"  title="deniz21.jpg"><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/deniz21.thumbnail.jpg" alt="deniz21.jpg" align="left" /></a>İşgalci, yağmacı emperyalist güçlere karşı , bağımsızlık savaşımızın bayraklaşan yiğit, devrimci önderleri DENİZ GEZMİŞ, YUSUF ASLAN, HÜSEYİN İNAN Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını yaşamları pahasına savundukları, sömürüye ve gericiliğe karşı durdukları için 6 MAYIS 1972 de idam edildiler.<br />
*Onlar; inançlarını yaşamları ile birleştirerek bize devrimci bir gelenek bıraktılar.<br />
*Onlar; Türkiye&#8217;nin bağımsızlığını kendi yaşamlarından çok sevecek kadar onurlu ve inançlıydılar.<br />
Ama onları darağacına gönderen ABD-AB devşirmelerinin, gerici ve işbirlikçilerin zihniyetleri 36 yıldır hiç değişmedi<br />
Aradan geçen bunca zamana karşın Üç Fidan&#8217;ın uğruna yaşamını adadığı sorunlar güncelliğini korumakta, işbirlikçilerin bağımsızlık ve halk düşmanlığı 1 Mayıs&#8217;ta görüldüğü gibi katmerleşerek devam etmektedir. Halkın büyük bir kesiminin açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildiği, ulusalcı aydınların, işçi ve emekçilerin potansiyel suçlu görüldüğü bir sistemde hükümet eden AKP, Üç Fidan&#8217;ları idam ettiren geleneğin katı bir mirasçısıdır. AKP; Osmanlıdan devşirdiği, halkı &#8220;cahil, reaya takımı&#8221; olarak gören zihniyetle &#8220;Ayaklar baş olamaz.&#8221; demektedir. Anadolu Halkı kendini &#8220;cahil, reaya takımı&#8221; olarak gören bu zihniyete karşı Mustafa Kemal&#8217;in öncülüğünde, kurtuluş savaşında verdiği unutulmaz dersi bu gün bu işbirlikçi, gerici, ortaçağ artıklarına karşı yeniden verecektir.<br />
AB ve ABD&#8217;den aldığı iktidar icazetinin büyüsüne kapılıp kendi halkına &#8220;ayak takımı&#8221; diyen nice iktidarsız iktidarlar &#8220;Göç edip gittiler gölgesiz.&#8221; Ama Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ten, Üç Fidan&#8217;dan bize miras kalan özgürlük, eşitlik, demokrasi ve bağımsızlık tutkusu vazgeçilmez oldu.<br />
6 Mayıs 1972 de &#8220;hain tuzaklarda&#8221; aramızdan alınan, ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık savaşımının bayraklaşan önderleri Üç Fidanımızın Anıları önünde saygı ile eğiliyoruz.(05.05.2008)<a href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/deniz.jpg"  title="deniz.jpg"><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/deniz.thumbnail.jpg" alt="deniz.jpg" align="right" /></a></p>
<p>YÖNETİM KURULU ADINA :</p>
<p>Mahmut ÖZYÜREK<br />
ADD.Isparta Şube Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/uc-fidanin-anilari-onunde-saygi-ile-egiliyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>3 Mart &#8220;Devrim Yasalarının 84.Yılı&#8221; Nedeniyle Yapılan Basın Açıklaması ve TCK.301&#8242;den Açılan Dava İddianame&#8217;si</title>
		<link>http://www.addisparta.org/3-mart-devrim-yasalarinin-84yili-nedeniyle-yapilan-basin-aciklamasi-nedeniyle-acilan-dava-iddianamesi.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/3-mart-devrim-yasalarinin-84yili-nedeniyle-yapilan-basin-aciklamasi-nedeniyle-acilan-dava-iddianamesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 10:35:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[3 Mart]]></category>

		<category><![CDATA[DAVA]]></category>

		<category><![CDATA[Devrim Yasaları]]></category>

		<category><![CDATA[iddianame]]></category>

		<category><![CDATA[soruşturma]]></category>

		<category><![CDATA[tck]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/3-mart-devrim-yasalarinin-84yili-nedeniyle-yapilan-basin-aciklamasi-nedeniyle-acilan-dava-iddianamesi.html</guid>
		<description><![CDATA[SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ


 Isparta Emniyet Müdürlüğünün 04/03/2008 tarih ve B.05. l.EGMA.32.00. 12.17/26 sayılı yazıları ile Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi ve Ulusal Güç Birliği Platformu adı altında bazı sivil toplum kuruluşlarının da katılımı ile 03/03/2008 günü saat: 13:00 sıralarında 3 Mart Devrim Yasalarının 84. yılı münasebetiyle Cumhuriyet Alanında bulunan Atatürk Anıtına çelenk konularak, saygı duruşunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h5><strong><strong>SORUŞTURMA EVRAKI İNCELENDİ</strong></strong></h5>
<p align="left"><a href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/301-iddianame00011.jpg"  title="301-iddianame00011.jpg"><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/301-iddianame00011.thumbnail.jpg" title="301 iddianame - 1" style="width: 79px; height: 128px" alt="301 iddianame - 1" align="left" height="128" width="79" /></a></p>
<p style="text-align: center"><a href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/301-iddianame00022.jpg"  title="301-iddianame00022.jpg"><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/301-iddianame00022.thumbnail.jpg" title="301 iddianame - 2" style="width: 90px; height: 128px" alt="301 iddianame - 2" align="right" height="128" width="90" /></a></p>
<p align="left"> Isparta Emniyet Müdürlüğünün 04/03/2008 tarih ve B.05. l.EGMA.32.00. 12.17/26 sayılı yazıları ile Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi ve Ulusal Güç Birliği Platformu adı altında bazı sivil toplum kuruluşlarının da katılımı ile 03/03/2008 günü saat: 13:00 sıralarında 3 Mart Devrim Yasalarının 84. yılı münasebetiyle Cumhuriyet Alanında bulunan Atatürk Anıtına çelenk konularak, saygı duruşunda bulunulmuş ve akabinde belediye işhanı önünde Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Başkanı olan yukarıda açık kimliği yazılı şüpheli Mahmut Özyürek tarafından okunan 50-60 kişilik bir grubun katıldığı basın açıklaması yapıldığı, yapılan basın açıklaması <span id="more-524"></span>metni ile kayda alınan kamera görüntüleri CD ye aktarılarak incelenmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilmesi üzerine; Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüpheli tarafından okunan basın bildirisinin incelenmesi neticesinde, basın bildirisinde; &#8221; Ne oldukları, ne yapacakları, ne yaptıklarından belli olan Atlantik Denizindeki &#8221; Velinimet&#8221;leri ne derse onu yapan, Cumhuriyetin laik, demokratik kimliğini açıkça değiştirmeyi, yok etmeyi amaçlayan ılımlı islamcı çete, &#8221; Ata&#8217;ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok&#8221; &#8220;ben Laik değilim&#8221; diyebilen el Kadının kefilleri, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin bağımsız Laik Çankaya&#8217;sını Mustafa Kemal&#8217;in makamını ele geçirmişlerdir! &#8230; &#8220;Devrim ile karşı devrim Çankaya&#8217;da karşı karşıyadır&#8221;, &#8220;Meşru olan devrimin Çankaya&#8217;sı AB-ABD GÜDÜMLÜ devşirmelerin işgali altındadır &#8221; &#8220;Ülkemizi satılık vatan konumuna düşürenler Türkiye&#8217;yi Parçalama projesi BOP&#8217;un eş başkanlığını yürütenler yargıda hesap vermektense Çankaya Köşkünün duvarları arkasına saklanmışlardır &#8221; şeklinde sözlerin alenen halkın huzurunda sarf ettiği, her ne kadar basın açıklaması metninde açıkça Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı&#8217;nın ismi anı1masa da açıklamalarda doğrudan Cumhurbaşkanı&#8217;nı hedef alarak küçük düşürücü, aşağılayıcı; genel olarak hakaret içeren sözler söylendiği, söylenen sözlerin eleştiri amacını aşarak hakaret suçunu oluşturduğu ve bu suçun kovuşturmasının Adalet Bakanlığı&#8217;nın iznine tabi olup, Adalet Bakanlığı tarafından kovuşturma yapılmasına izin verildiği,</p>
<p>Basın açıklamasında;&#8221; Dışarıdan verilen her emri yerine getirmeye amade olanlar; AB uğruna Türk Devleti&#8217;nin temellerine dinamit koyanlar, sırtlarını küresel emperyalist yağmacı haydutlara dayayarak, Türk&#8217;e ve Atatürk&#8217;e karşı 80 yıldır biriktirdikleri kini hayasızca kusanlar, ekonomik kararları IMF ve Washington&#8217;a bırakanlar Hukuk sistemini Brüksel&#8217;e devredenler TBMM &#8216;ni Milli Devletin tasfiye edildiği bir merkez haline getirilmesinin yollarını açanlar&#8221; diye beyanda bulunarak Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ni alenen aşağılayıcı sözler sarf ettiği,<br />
Basın açıklamasında; &#8221; Laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti; Cumhuriyetle hesaplaşma~ üzere beyinleri yıkanarak eğitilmiş, teokratik devlet özlemcilerinin kuşatması değil, IŞGAL! altındadır&#8221; &#8221; 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Devrim yasalarını yok sayan, Türkiye&#8217;yi &#8221; Şeyhler ve meczuplar &#8221; coğrafyası haline getirerek ortaçağ karanlığına götürmeyi amaçlayan çabalar tehdit olmanın ötesinde yaşanan bir gerçeğe dönüşmüştür, Cumhuriyet&#8217; in ve onun saygın kurumlarının özü boşaltılarak ulusun bireylerini yeniden şeriat kurallarına muhtaç haline getirmenin çalışmaları her alanda ve hızla devam etmektedir.&#8221; &#8221; ABD nine BOP&#8217;u ( büyük Ortadoğu Projesi) adım adım yürütülüyor, bu projedeki parçalanıp haritası değiştirilecek 22 ülkeden biri de Türkiye &#8230; &#8221; &#8220;Projenin eş başkanı da halen bu ülkenin Başbakanıdır.&#8221; &#8220;İstiklal Savaşında anti-emperyalist milli mücadeleyi arkadan hançerleyen piyonların yani Şeyh Saitlerin, derviş Mehmetlerin bugünkü torunları, devrim yasalarını yok etme mücadelesinde, -en büyük desteği savaş sonunda yenik düşen ve Anadolu&#8217;dan kovulan işgalcilerden yani AB ve ABD den almaktadırlar.&#8221; &#8221; Karşı devrim cephesinin takkeli askerleri Cumhuriyetin Kalelerini birer birer ele geçirmektedirler.&#8221; &#8220;Türkiye Cumhuriyetini bölerek, topraklarının üzerinde başka bir devlet kurma hayalinde olan PKK ve destekçilerini tamamen çökertmek için başlatılan askeri operasyon Bush ve içeride &#8221; Kürdistan&#8217;ı &#8221; özgürlük bağlamında sunan devşirilmiş ABD güdümlü çevrelerin istem doğrultusunda hedefine ulaşmadan durdurulmuştur. ABD ; Türk Ordusunun bölücülüğe karşı 24 yıldır sürdürdüğü vatan savunmasını engellemiştir&#8221; &#8221; Bu mücadele engerekler ve çıyanlarladır, bu mücadele aşımıza ekmeğimize göz koyanlarladır çünkü bunlar &#8221; Bursa&#8217;da havlucu Recep&#8217;e Karabük fabrikasında tesfiyeci Hasan&#8217;a düşman fakir köylü Hatce kadına ırgat Süleyman&#8217;a düşman; sana düşman, bana düşman, düşünen insana düşman, Vatan ki bu insanların evidir, onlar Vatan&#8217;a düşman&#8221; diye beyanda bulunarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin Askeri Teşkilatını alenen aşağıladığı,<br />
Basın açıklamasında; &#8220;akılın, bilimin bağımsızlığın kalelerine ABD-AB güdümlü yobazlığın bayrağı, TURBAN çekiliyor!&#8221; diye beyanda bulunarak halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığı;<br />
Cumhuriyet Başsavcılığımızca yapılan hazırlık soruşturması neticesi toplanan, yukarıda belirtilen delillerden anlaşılmakla,.<br />
Yargılamanın mahkemenizde yapılarak şüphelinin eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince hakkında ceza ve güvenlik tedbirlerine karar verilmesi kamu adına talep olunur. 09/04/2008</p>
<p><strong>Hayrettin TIZLAK 32835<br />
Cumhuriyet Savcısı<br />
İmza Mühür</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/3-mart-devrim-yasalarinin-84yili-nedeniyle-yapilan-basin-aciklamasi-nedeniyle-acilan-dava-iddianamesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türklüğe Hakaret Etmenin Yolu Açıldı</title>
		<link>http://www.addisparta.org/turkluge-hakaret-etmenin-yolu-acildi.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/turkluge-hakaret-etmenin-yolu-acildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 13:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[tck]]></category>

		<category><![CDATA[türk]]></category>

		<category><![CDATA[türklük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/turkluge-hakaret-etmenin-yolu-acildi.html</guid>
		<description><![CDATA[Konu:&#8221;Türklüğe Hakaret Etmenin Yolu Açıldı &#8221;                                   01.05.2008
BASIN AÇIKLAMASI
&#8220;Türklüğe, Hakaret&#8221; edebilmeyi bir &#8220;insan hakkı&#8221; olarak değerlendiren AB ve içimizdeki &#8220;Soros Çocuklarının&#8221; dayatmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konu:&#8221;Türklüğe Hakaret Etmenin Yolu Açıldı &#8221;                                   01.05.2008</p>
<p>BASIN AÇIKLAMASI</p>
<p>&#8220;Türklüğe, Hakaret&#8221; edebilmeyi bir &#8220;insan hakkı&#8221; olarak değerlendiren AB ve içimizdeki &#8220;Soros Çocuklarının&#8221; dayatmaları karşısında, sürekli boynu eğik olan AKP hükümeti TCK 301. maddesini TBMM&#8217;deki çoğunluğuna dayanarak değiştirmiştir.<br />
Böylece; Sevr özlemlerini her fırsatta dile getiren AB ve ABD saldırganlarına ve bölücülere &#8220;Türklüğe hakaret&#8221; etme özgürlüğü verilmiştir. Türk ulusunun milyonlarca şehit kanı karşılığı Lozan&#8217;da kan ile yazdırdığı &#8220;tek devlet, tek millet, tek dil&#8221; ilkesi sulandırılmış, Lozan tahrip edilmiştir. Türk ulusunun onurlu tarihini karalamak, Türklüğün soylu değerlerine hakaret etmek için fırsat kollayan çevreler ödüllendirilmiştir.<br />
Sanki kendi şerefleri &#8220;Türklüğün&#8221; şerefinden daha yüksekmiş gibi, &#8220;Hükümete&#8221; yapılan her eleştiriyi &#8220;hakaret ve aşağılama&#8221; kabul ederek, 3 Mart 2008 günü, Devrim Yasalarının Kabulünün 84. yılında yaptığımız basın açıklaması nedeniyle, ADD Isparta Şube Başkanı hakkında 301. maddeden dava açılmasına onay verenler, Türklüğü ve Cumhuriyet&#8217;i aşağılamayı suç olmaktan çıkarmışlardır.<br />
Dünyadaki bütün devletler, kendi çıkarları aleyhine davranışlara ve fikirlere karşı bir ulusal duruş geliştirir, tepki koyarak kendilerini korur. Bu korumayı kaldırmak, onurunu çiğnetmeyi, aşağılanmayı peşinen kabul etmek anlamına gelir. Bize 301. maddenin kaldırılmasını dayatan ülkelerin hepsinde, ulusa hakaret yasalarla yasaklanmıştır.<br />
301. maddede yapılan değişiklikle, batının Sevr özlemlerine ödün verilmiştir. 301. maddede yapılan değişiklikle Türk Ulusu; her türlü hakarete, aşağılamaya ses çıkarmayan kimliksiz, kişiliksiz bir devlet ve toplum olmaya yasa ile zorlanmıştır. Emperyalizme karşı ilk kurtuluş savaşını vererek başarıya ulaşan bir toplum için, bu hiçbir şekilde kabul edilemez, etmiyoruz.<br />
Kamu oyuna saygı ile duyurulur.</p>
<p>YÖNETİM KURULU ADINA : Mahmut ÖZYÜREK<br />
ADD.Isparta Şube Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/turkluge-hakaret-etmenin-yolu-acildi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Misak-ı Milli&#8217;den Türkiye Cumhuriyetine</title>
		<link>http://www.addisparta.org/misak-i-milliden-turkiye-cumhuriyetine.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/misak-i-milliden-turkiye-cumhuriyetine.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Apr 2008 07:37:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[23 Nisan 1920]]></category>

		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>

		<category><![CDATA[kurtuluş savaşı]]></category>

		<category><![CDATA[misak-ı milli]]></category>

		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>

		<category><![CDATA[türkiye cumhuriyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/misak-i-milliden-turkiye-cumhuriyetine.html</guid>
		<description><![CDATA[Müsiad&#8217;ın 17. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan muhalefet için &#8220;Misak-ı Milli sınırları içine sıkışıp kalmışlar&#8221; diyordu. Müsiad&#8217;ın açılımı Müstakil iş adamları derneği olarak başlasa da onların kendilerini çeşitli vesileler ile &#8220;Müslüman&#8221; iş adamı olarak tanımladıklarını biliyoruz. Takiyye yapmaya alışkın olduklarından, herkese göre tavır geliştirmeleri, yanardöner halleri kendilerinin bileceği iştir. Ben asıl işadamlarının olduğu bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Müsiad&#8217;ın 17. Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan muhalefet için &#8220;Misak-ı Milli sınırları içine sıkışıp kalmışlar&#8221; diyordu. Müsiad&#8217;ın açılımı Müstakil iş adamları derneği olarak başlasa da onların kendilerini çeşitli vesileler ile &#8220;Müslüman&#8221; iş adamı olarak tanımladıklarını biliyoruz. Takiyye yapmaya alışkın olduklarından, herkese göre tavır geliştirmeleri, yanardöner halleri kendilerinin bileceği iştir. Ben asıl işadamlarının olduğu bir yerde ekonomi konuşulacağını varsayarken &#8220;Misak-ı Milli&#8221;ye neden taş atılır onu anlayamadım.Üstelik beş yıllık iktidarları döneminde, dış ve iç borcun Cumhuriyet tarihi boyunca ulaşmadığınoktalara getirildiğine bakarak ne yapmışlar diye soruyorum.</p>
<p>Bu tür toplantılar muhalefete cevap vermek için uygun zemin olabilir. Fakat Misak-i Milli gibi bir <a title="misak-i-milli1.bmp" href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/misak-i-milli1.bmp" ></a>milletin kendini kurtarmak için sözleştiği &#8220;millî Ant&#8221; siyasete alet edilemez.</p>
<p>Millî davalarımızın aşındırıldığı yetmezmiş gibi şimdi de &#8220;Misak-ı Millî&#8221; kelimeleri kurban edilmek istenmektedir. Türk Milletinin topyekûn batı emperyalizmine karşı duruşunun başladığı ana tanıklık edenler &#8220;Misak-ı Millî&#8221;nin önemini gayet iyi bilir.<span id="more-510"></span></p>
<p>Türk Kurtuluş Savaşının manifestosu olarak kabul görür. Son Osmanlı Mebusan meclisinde oy birliği ile kabul edilmiş ve olmazsa olmaz barış şartlarını içerir. &#8220;Milli Yemin&#8221;dir. Erzurum ve Sivas kongrelerinde olgunlaşmış maddelerin kabulüdür.</p>
<p>Osmanlı&#8217;nın son defa toplanan mebusan meclisinde &#8220;Misak-ı Milli&#8221; şöyle okunmuştu:</p>
<p>&#8220;Bütün millet fertleri olarak ölmeyi göze alan şu Ahd-ı Milli&#8217;yi ilan etmemizi istedi&#8230; Biz, maddi, manevi varlığımızın bize temin ettiği hakk-ı sarihi, hakk-ı hayatı istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz. Şimdi okuyacağım peyman-ı millidir. Milletin yeminidir. Türk Milleti ya bu yeminin şartlarını yerine getirecek, ya bu yolda tarihin huzurunda şerefle silinip gidecektir. Fakat esir olmayacağız efendiler&#8221; ( 29 Ocak 1920)</p>
<p>Bunun anlamı neydi?</p>
<p>Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar bu mecliste kabul edilmiştir..Kurtuluş Savaşının yolu açılmıştır..Türkiye&#8217;nin bugün ki sınırları çizilmiştir. Misak-ı Millînin kabulünün ardından, İtilaf Kuvvetleri ya da o günün &#8220;koalisyon güçleri&#8221; İstanbul&#8217;u işgal etmiştir. Değişen tarihtir, değişmeyen Türkler üzerinde oynanan oyunlardır.</p>
<p>İstanbul&#8217;un işgalinden üç gün sonra Mustafa Kemal 19 Mart 1920&#8242;de çok önemli bir bildiri yayınlıyor ve &#8220;,&#8221;olağanüstü yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara&#8217;da toplanacağını&#8221; duyuruyordu.</p>
<p>23 Nisan 1920 Cuma günü çok erken saatlerden itibaren meclis binası etrafında toplanmaya başladı. Hacı Bayram Caminde kılınan Cuma namazının ardından meclisin önünde okunan Kuran-ı Kerimle açılış yapıldı. Ankara&#8217;ya ulaşabilen 115 milletvekili ile ilk toplantı gerçekleştirildi. Meclisin en yaşlı üyesi Sinop Milletvekili Şerif Bey konuşmasında:</p>
<p>&#8220;Burada Bulunan Saygıdeğer İnsanlar,</p>
<p>İstanbul&#8217;un geçici kaydiyle yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlayarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir. Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah&#8217;ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi&#8217;ni açıyorum.&#8221; Diyordu.</p>
<p>Canı ve kanı ile İstiklâl Savaşını başarıp Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk Milleti, Lozan Antlaşması ile Batı emperyalizmine &#8220;Misak-ı Milli&#8221; sınırlarını kabul ettirmiştir.</p>
<p>24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Barış antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti devleti Dünya tarafından bağımsız bir devlet olarak tanındı. Lozan Türkiye&#8217;nin tapu senedi olarak kabul gördü ve daha sonra çıkarılan tüm yasalar Lozan ile uyumlu çıkarıldı.</p>
<p>Bugün Vakıflar Yasası başta olmak üzere Lozan&#8217;a çelişir hükümlerin TBMM de çıkarılması ya da daha başka bir deyimle uyum yasaları adı altında demokratikleşiyoruz diye tapu senedimizin yırtılıp atılma çalışmaları çok yakın gelecekte başımızı epey ağrıtacaktır.</p>
<p>23 Nisan 1920 tarihinde dualarla açılan meclisimiz nerede, &#8220;Misak-ı Milli sınırları içine sıkışıp kalmaktan&#8221; bahseden talihsiz konuşma nerede?</p>
<p>23 Nisanları çocuk bayramı haline getirip, &#8220;Ulusal egemenliğin&#8221; törpülendiği günümüzde geçmişten alacağımız dersler vardır.</p>
<p>23 Nisan 2008 Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramımızı bu düşünceler içinde kutluyorum 23.04.2008<br />
Neval Kavcar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/misak-i-milliden-turkiye-cumhuriyetine.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ulusal Egemenlik ve Tam Bağımsızlık Bayramı</title>
		<link>http://www.addisparta.org/ulusal-egemenlik-ve-tam-bagimsizlik-bayrami.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/ulusal-egemenlik-ve-tam-bagimsizlik-bayrami.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Apr 2008 13:15:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>

		<category><![CDATA[bağımsızlık]]></category>

		<category><![CDATA[egemenlik]]></category>

		<category><![CDATA[TBMM]]></category>

		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/ulusal-egemenlik-ve-tam-bagimsizlik-bayrami.html</guid>
		<description><![CDATA[Konu:&#8221;Ulusal Egemenlik ve Tam Bağımsızlık Bayramı&#8221; 22.04.2008
BASIN AÇIKLAMASI
Ulusal egemenliğimizin, tam bağımsızlığımızın simgesi olan TBMM&#8217;NİN açılışının 88. yılındayız. &#8220;23 Nisan, 88 yıldır &#8220;Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#8221; olarak anılıp kutlanmaktadır. Çocuk Bayramını unutmadık ve kutluyoruz. Ama 23 Nisan&#8217;ın asıl anlamı olan, şenlik ve şamatalarla unutturulmaya çalışılan &#8220;ulusal egemenlik&#8221; ve &#8220;tam bağımsızlık&#8221; kısmını kutladığımız söylenemez.
Yüce Atatürk 88 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">Konu:&#8221;Ulusal Egemenlik ve Tam Bağımsızlık Bayramı&#8221; 22.04.2008<a title="onuncu-yil.jpg" href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/onuncu-yil.jpg" ><img src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/onuncu-yil.thumbnail.jpg" alt="onuncu-yil.jpg" align="right" /></a></p>
<p><strong>BASIN AÇIKLAMASI</strong></p>
<p>Ulusal egemenliğimizin, tam bağımsızlığımızın simgesi olan TBMM&#8217;NİN açılışının 88. yılındayız. &#8220;23 Nisan, 88 yıldır &#8220;Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&#8221; olarak anılıp kutlanmaktadır. Çocuk Bayramını unutmadık ve kutluyoruz. Ama 23 Nisan&#8217;ın asıl anlamı olan, şenlik ve şamatalarla unutturulmaya çalışılan &#8220;ulusal egemenlik&#8221; ve &#8220;tam bağımsızlık&#8221; kısmını kutladığımız söylenemez.<br />
Yüce Atatürk 88 yıl önceden &#8220;egemenlik hiçbir mânâ, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ve belirtide ortaklık kabul etmez&#8221; diyordu. AB&#8217; girmek adına çıkarılan uyum yasaları ile hiçbir kişiye, zümreye, sınıfa bırakılamayacağı iddia edilen egemenliğimiz Brüksel&#8217;e, yani AB&#8217;ne, TBMM de, hem de görevlerine başlarken &#8220;&#8230;milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağına , Anayasa&#8217;ya sadakatten ayrılmayacağına&#8221;&#8230; namusu ve şerefi üzerine ant içen ve ulusal iradeyi gasp eden, kimi milletvekillerince devrediliyor<br />
Yüce Atatürk&#8217;ün bize en büyük emaneti olan Cumhuriyeti köklerinden sarsacak ve ulus devletimizi ortadan kaldıracak, tam bağımsızlık ve ulusal egemenliğimizi yok edecek &#8220;Uyum yasaları&#8221; ve &#8220;yeni anayasa&#8221; tartışmaları &#8220;ULUSAL EGEMENLİK VE BAĞIMSIZLIK TARTIŞMASI&#8221; olduğu gibi, aynı zamanda &#8220;KURTULUŞ&#8221; VE &#8220;KURULUŞUMUZUN &#8221; tartışmaya açılmasıdır.<br />
Uyum yasalarının ve Yeni anayasa hazırlıklarının temel, birincil amacı; Türk Milleti ve devletinin egemenliğini, Avrupa Birliğine yasalarla teslim etmeyi sağlamaktır. İkincil amaç; Türkiye için öngörülen parçalanma modeline Türk Milletini hazırlayarak, yapılanın &#8220;İnsan Hakları&#8221; bağlamında ve Uluslar arası antlaşmalar gereği olduğuna inandırmaktır.<br />
İşte bu korkunç gerçek, Türk Milletinden saklanmakta, gözlerden kaçırılmaya çalışılmaktadır.<br />
Cumhuriyet Devrimlerinin temelinde, Ulusal Egemenliğimiz bulunmaktadır. Ulusal Egemenliğimizi Hıristiyan AB&#8217;ye devretmek demek, Cumhuriyet Devrimlerini temelden yıkmak demektir!<br />
TBMM&#8217;nin kuruluşunun 88. yılında yabancıya avuç açmayı, boyun bükmeyi marifet sayan &#8220;teslimiyetçi zihniyet&#8221; tarafından Bağımsızlığımız ve Ulusal Egemenliğimizin AB ve ABD ye teslim edilme hazırlıkları son aşamaya gelmiştir.<br />
Ancak unutulmamalıdır&#8217;ki; Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin temelinde &#8220;tam bağımsızlık&#8221; ve &#8220;kayıtsız şartsız ulus egemenliği&#8221; yatmaktadır. Bugün, büyük ölçüde unutulmuş ve özellikle unutturulmuş olsa bile, bu, temel bir tarihi gerçektir.<br />
TBMM&#8217;NİN kuruluşunun 88. yılında Yüce Meclisimizin üyelerini, tarihin tanıklığında; AB ve ABD dayatmalarına boyun eğen, Ali Kemallerin, Damat Feritlerin torunları gibi değil, Gazi Mustafa Kemal&#8217;in vekilleri gibi davranmaya çağırıyoruz.<br />
Çünkü; tarihin yanılmaz yargısı, ülke ulusuna ihanet eden zihniyetleri derin ve karanlık çukurlarına bir daha çıkmamak üzere gömecektir<br />
Tüm yurttaşlarımızın ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık bayramı kutlu olsun.</p>
<p>YÖNETİM KURULU ADINA :</p>
<p>Mahmut ÖZYÜREK<br />
ADD.Isparta Şube Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/ulusal-egemenlik-ve-tam-bagimsizlik-bayrami.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>AKP&#8217;NİN TORPİL LİSTESİ</title>
		<link>http://www.addisparta.org/akpnin-torpil-listesi.html</link>
		<comments>http://www.addisparta.org/akpnin-torpil-listesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Apr 2008 07:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mahmut Özyürek</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Derneğin Yayınladıkları]]></category>

		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[AKP]]></category>

		<category><![CDATA[liste]]></category>

		<category><![CDATA[torpil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.addisparta.org/akpnin-torpil-listesi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Seçimlerde milletvekili adayı gösterilmeyen AKP&#8217;lileri, partileri yalnız bırakmadı.
Yaklaşık 40 isim çeşitli bakanlıklarda müşavirlik gibi kilit noktalara getirildi. Ataması gerçekleştirilen isimler arasında
Başbakan Erdoğan&#8217;ın askerlik arkadaşı ve Cumhurbaşkanı Gül&#8217;ün 40 yıllık dostu da bulunuyor
AKP, seçimlerde milletvekili aday listesine koyamadığı veya aday gösterildiği halde seçilemeyen üyelerini mağdur etmedi. 40&#8242;a yakın isim, devlette önemli yerlere atandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><a title="akpnin-torpil-listesi1.jpg" href="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/akpnin-torpil-listesi1.jpg" ><img style="width: 217px; height: 128px;" src="http://www.addisparta.org/wp-content/uploads/akpnin-torpil-listesi1.thumbnail.jpg" alt="akpnin-torpil-listesi1.jpg" width="456" height="80" align="left" /></a></p>
<p>Seçimlerde milletvekili adayı gösterilmeyen AKP&#8217;lileri, partileri yalnız bırakmadı.</p>
<p>Yaklaşık 40 isim çeşitli bakanlıklarda müşavirlik gibi kilit noktalara getirildi. Ataması gerçekleştirilen isimler arasında</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın askerlik arkadaşı ve Cumhurbaşkanı Gül&#8217;ün 40 yıllık dostu da bulunuyor</p>
<p>AKP, seçimlerde milletvekili aday listesine koyamadığı veya aday gösterildiği halde seçilemeyen üyelerini mağdur etmedi. 40&#8242;a yakın isim, devlette önemli yerlere atandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün 40 yıllık yakın arkadaşı Bahaettin Cebeci de söz konusu isimler arasında. 2007&#8242;de AKP Kayseri 7. sıra adayı olan Cebeci, Cumhurbaşkanı danışmanı olarak atandı.</p>
<p>ASKER ARKADAŞI VAR</p>
<p>İnce, Baykal&#8217;a verdiği listeye ‘İslam&#8217;da reform olmaz&#8217; sözleriyle gündeme gelen Azmi Özcan&#8217;ı da ekledi. Özcan, rakibinden daha az oy almasına karşın Bilecik Üniversitesi Rektörü olarak atanmıştı. İnce, ayrıca CHP&#8217;den milletvekili aday adayı olan Hüseyin Karakuş&#8217;un geri döndüğünde Daire Başkanlığı&#8217;ndan eğitim uzmanlığına düşürülmesini de örnek gösterdi. Muharrem İnce, Talim Terbiye Kurulu üyesi iken MHP&#8217;den aday olan Veli Kılıç&#8217;ın ise eğitim uzmanı olarak işe başlatıldığını, eski unvanına ancak yargı kararıyla döndüğünü de ekledi. İşte CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce tarafından Genel Başkanı Deniz Baykal&#8217;a sunulan torpil listesi:</p>
<p>Ahmet Er: Öğretmen, Erdoğan&#8217;ın askerlik arkadaşı. 2007&#8242;de AKP&#8217;den Erzurum 7&#8242;nci sıra milletvekili adayı. 2002 yılında aday adayı. MEB Müşavir-Daire Başkanı olarak atandı.</p>
<p>Muzaffer Külcü: 22&#8242;nci dönem AKP Çorum milletvekili. Atandığı yer: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ETİ Maden Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu üyesi.<span id="more-496"></span></p>
<p>Abdüssamet Aslan: Mühendis. 2007&#8242;de Kahramanmaraş milletvekili adayı. Atandığı yer: MEB Müsteşar Yardımcısı.</p>
<p>Ahmet Bekar Conkar: 2007&#8242;de İstanbul 1&#8242;inci bölge AKP milletvekili adayı. Atandığı yer: Başbakanlık müşaviri.</p>
<p>Ömer Fatih Sayan: Mühendis, 2007&#8242;de İstanbul 1&#8242;inci bölge AKP milletvekili adayı. Atandığı yer: Başbakanlık müşaviri.</p>
<p>VEKİL OLAMAYINCA&#8230;</p>
<p>Feramuz Üstün: Serbet muhasebeci. 2007&#8242;de Gümüşhane AKP milletvekili aday adayı. Atandığı yer: İller Bankası yönetim kurulu üyesi.</p>
<p>Selahattin Beyribey: Doktor, 22&#8242;nci dönem Kars milletvekili. Atandığı yer: Sağlık Bakanlığı müşavir.</p>
<p>Mustafa Özgül: Bakan danışmanı. 2007&#8242;de Yozgat AKP aday adayı. Atandığı yer: Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdür yardımcısı.<br />
Başlarına talih kuşu kondu</p>
<p>Ayşe Fert Dökmeci: 2007&#8242;de Eskişehir 4&#8242;üncü sıra milletvekili adayı. Atandığı yer: Milli Piyango Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi.</p>
<p>Ethem Kalın: Veteriner, 2007&#8242;de Eskişehir Milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Maliye Bakanlığı danışmanı.</p>
<p>Serecattin Çom: Doktor, 2007&#8242;de Eskişehir Milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü.</p>
<p>Alim Tunç: Doktor, 22&#8242;nci dönem AKP Uşak milletvekili. Atandığı yer: Sağlık Bakanlığı Müşaviri.</p>
<p>Abdullah Yağlı: Bağ-Kur eski Genel Müdür Yardımcısı, 2007&#8242;de AKP Kırıkkale milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Çalışma Bakanlığı, Müsteşar Yardımcısı</p>
<p>YÖK&#8217;E ÜYE OLDU</p>
<p>Nurettin Konaklı: MEB Strateji Geliştirme Dairesi Başkanvekili, 2007&#8242;de AKP Malatya milletvekili aday adayı. Atandığı yer: MEB, Strateji Geliştirme Daire Başkanı.</p>
<p>Talip Kaban: 22&#8242;nci dönem AKP Erzincan milletvekili. Atandığı yer: Kamu Görevlileri Etik Kurulu Üyesi.</p>
<p>Salih Aynural: İstanbul 3&#8242;üncü bölge, 17&#8242;nci sıra milletvekili adayı. Atandığı yer: Kamu Görevlileri Etik Kurulu Üyesi.</p>
<p>Sultan Murat Aydın: Din bilgisi öğretmeni, AKP Erzurum milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Sosyal Hizmetler İl Müdürü.</p>
<p>Sabahattin Kalyoncuoğlu: 2007&#8242;de AKP Trabzon milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu Başkanı.</p>
<p>Durmuş Günay: 2007&#8242;de AKP Milletvekili aday adayı. Atandığı yer: YÖK üyesi.</p>
<p>Hakan Taşcı: İşadamı, 22&#8242;nci dönem AKP Milletvekili. Atandığı yer: Kültür ve Turizm Bakanlığı Müşavir.</p>
<p>Hasan Kaplan: MEB Genel Müdür vekili, 22&#8242;nci dönem AKP Milletvekili Mahmut Kaplan&#8217;ın kardeşi. Atandığı yer; MEB Yurtdışı Eğitim Öğretim Genel Müdürü.</p>
<p>AKRABALAR UNUTULMADI</p>
<p>Harun Önalan: 2007&#8242;de AKP Malatya milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müşavir.</p>
<p>Selahattin Varan: 22&#8242;nci dönem Gümüşhane milletvekili Sabri Varan&#8217;ın kardeşi. Atandığı yer: Aydın Bayındırlık ve İskan İl Müdürü.</p>
<p>Muammer Gürbüz: AKP Tekirdağ Milletvekili Ziyaettin Akbulut&#8217;un akrabası. Atandığı yer: Özel Öğretim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı.</p>
<p>Adnan Ekinci: AKP İstanbul 2&#8242;nci bölge milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Ulaştırma Bakanlığı, Müşavir.</p>
<p>Adem Tatlı: Veteriner, 22&#8242;nci Dönem AKP Giresun Milletvekili. Atandığı yer: Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Müşavir.</p>
<p>Nurettin Kaldırımcı: 20&#8242;nci dönem Fazilet Partisi Kayseri milletvekili. Atandığı yer: Rekabet Kurulu Başkanı.</p>
<p>İsmail Barış: İlahiyatçı, 2002 AKP milletvekili aday adayı. Atandığı yer: SHÇEK Genel Müdürü.<br />
Mühendis olmayan ilk genel müdür</p>
<p>Mehmet Hamdi Yıldırım: İktisatçı- 2007 AKP Konya milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Maden İşleri Genel Müdürü (jeoloji veya maden mühendisi olmayan ilk genel müdür).</p>
<p>Ali Zor: 2002 AKP Ankara 12&#8242;nci sıra milletvekili adayı. Atandığı yer: Ulaştırma Bakanlığı, müşavir.</p>
<p>Selahattin Çimen: Enerji Bakanlığı müsteşar vekili, 2007 AKP Sivas milletvekili aday adayı. Atandığı yer: BOTAŞ Yönetim Kurulu üyesi.</p>
<p>Mehmet Yüksektepe: 22&#8242;nci Dönem Denizli Milletvekili. Atandığı yer: Telekom Yönetim Kurulu üyesi.</p>
<p>Mustafa Ilıcalı: 22&#8242;nci dönem Erzurum Milletvekili. Atandığı yer: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, danışman.</p>
<p>Zülfü Demirbağ: 22&#8242;nci dönem AKP Elazığ milletvekili. Atandığı yer: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, danışman.</p>
<p>İlhan Albayrak: 22&#8242;nci dönem AKP İstanbul milletvekili. Atandığı yer: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, danışman.</p>
<p>Nedim Küçüker: 2002, AKP Erzincan 3. sıra adayı, 2007 Erzincan milletvekeili aday adayı. Atandığı yer: TBMM Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı.</p>
<p>Mehmet Altun: Veteriner, 2007 AKP Şanlıurfa Milletvekili aday adayı. Atandığı yer: Bolu Tarım İl Müdürü.</p>
<p>Kadir Topbaş&#8217;tan teselli ikramiyesi</p>
<p>Seçim sonrası gerçekleşen teselli atamaları hükümetle sınırlı değil. 22 Temmuz seçimlerinde seçilemeyerek veya aday gösterilmeyerek Meclis dışında kalan bazı AKP&#8217;liler, 3 bin YTL&#8217;ye varan maaşlarla İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinde yönetim kurulu üyesi oldu. Son genel seçimlerde aday gösterilmeyen AKP Erzurum Milletvekili Mustafa Ilıcalı, Topbaş&#8217;a ulaşım alanında danışmanlık yapmaya başladı. Aday gösterilen ancak seçilemeyen Abdülkadir Ömer Abamor ile Yahya Baş ise, Topbaş&#8217;a şehircilik alanında danışmanlık yapıyor. Abdülkadir Ömer Abamor İSFALT&#8217;a, Yahya Baş ise İSTON&#8217;a yönetim kurulu üyesi oldu. Son seçimlerde aday gösterilmeyen Gürsoy Erol da İSPARK&#8217;a yönetim kurulu üyesi oldu. Topbaş&#8217;ın sınıf ve asker arkadaşı İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer ise, belediye şirketlerinden Spor AŞ&#8217;de yönetim kurulu üyeliği yapıyor. (Akşam)<br />
Muhabir<br />
KAYNAK: Solbirlik.org</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.addisparta.org/akpnin-torpil-listesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>


