Atatürk’ten Utanın !… - Hulusi Şenel - ATATÜRK BAZILARINA BATIYOR … — Atatürkçü Düşünce Derneği Isparta Şubesi

Atatürk’ten Utanın !… - Hulusi Şenel - ATATÜRK BAZILARINA BATIYOR …


Mustafa Kemal Atatürk Sevgili okuyucular,Atatürk, ABD, Suudi ve Humeyni uşaklarının dediği gibi ne dinsiz ne de İslam düşmanıydı. Sadece İslam’ın, siyasete, çıkara ve saltanata alet edilmesine karşı idi. Sadece, onların çıkarlarını, siyasi güçlerini ve saltanatlarını ortadan kaldırmıştı. İşte bu nedenle bir takım cemaat ve tarikat liderleri, Atatürk’ü dinsiz ve İslam düşmanı hatta Deccal olarak itham etmekteler.

Deccal denilen Atatürk dinsiz ve İslam düşmanı olsa idi Heybeliada Ruhban Okulunu, Misyoner yetiştiren İzmir Amerikan Kolejini kapatır, Bab-ı Ali’nin ” Misyonerle Mücadele Teşkilatı ” kurmasına destek verir miydi ?..

Yine dinsiz, İslam düşmanı ve Deccal dedikleri Atatürk, 3 Ocak 1922′de Meclis Başkanı iken yayınladığı bir Mustafa Kemal Atatürkmuhtırada, İçişleri Bakanlığı’na çok sert çıkışarak, Amerikalıların Anadolu’da “Öksüzler Yurdu” altındaki yapılanma isteklerinin tamamen Hıristiyanlığı yaymak amacı taşıdığını vurgulayarak “bu talebin derhal reddedilmesini” ister miydi ?
……..
Sevgili okuyucular,
” Deccal, İslâm’a göre en ağır hakaret sayılan ifadelerden biridir ve; yalan söyleyen, aldatan, karıştıran kişi ” anlamına gelir. Deccalin ortaya çıkmasıyla da kıyametin kopacağı söylenmekte. Eğer Atatürk Kurtuluş savaşını başlatmayıp bu savaşı kazanmasaydı, Vahdettin gibi Şeyhülislam Mustafa Sabri gibi ülkesini ve milletini işgalci düşmanlara teslim edip kaçsaydı işte o zaman kıyamet kopacaktı ve Anadolu’da camiler Yunanistan’da olduğu gibi kilise olacak, semaları ezan yerine kiliselerin çan sesleri kaplayacaktı. Ama bunları kavramayanlar, O büyük insan için Deccal diyecek kadar cehalet örneği göstermekteler.
Atatürk’ü inkâr edenlerin, dinsiz ve Deccal diyenlerin ve ; ” Ölmüş gitmiş dünyadan ve hükümetten alakası kesilmiş bir adam hakkında otuz sene evvel bir Hadis-i Şerif’in ihbarıyla Kuran’a zararlı bir adam çıkacak demiştim. Sonra Mustafa Kemal’in o adam olduğunu zaman gösterdi ” gibi sözlerle Atatürk’e hakaret edenlerin, arkalarından gidenlerin, toplantılarına katılanların artık su yüzüne çıkarılması ve bunların ülkeye, İslam’a değil batılılara hizmet ettiklerinin açıklanması gerekir.
……..
İslamiyet’ten bahsedenler ise şimdi karşımıza çıkıp onca tarihi camilerimiz harabe halinde iken kiliseler onarmaktalar, Heybeliada Ruhban okulunu açmak istemekteler ! Her mahalle de kurulan kiliselere ve ortalıkta dolaşan misyonerlere hatta Türkiye’de bangır bangır bağıran radyo yayınlarına, Hıristiyan propagandalarına da sessiz kalmaktalar !..O zaman bunlara ” Siz nasıl Müslümansınız ? ” diye sormazlar mı ..

İşin en önemli ve en acısı ise peygamberimiz Hz. Muhammed’i peygamber olarak tanımayan Hıristiyanlarla ne amaçla yapıldığını bilmediğimiz bir takım diyalogların kurulması, toplantıların yapılması ve de ortaya atılan ne idüğü belli olmayan bir ILIMLI İSLÂM yutturması !..
……….
Atatürk’ü dinsiz ve din-İslam düşmanı olarak tanıtanlar, tarihi gerçekleri de ört bas etmeye çalışıyorlar. Atatürk, Anadolu (Konya) kökenli dindar bir Müslüman Türk ailesinden gelen sağlam bir Osmanlı medeniyet kültürü içinde yetişen, akıllı,çağdaş, ileri görüşlü ve inançlı, İslam’a bağlı ve de Kuran’a son derece saygılı olması nedeniyle tüm Müslüman ülkelerin de takdir ettiği bir liderdir.

Selanik’te doğduğu evin birinci katında yatak odası olarak kullanılan bölümde, yatağının başucundaki duvarda, gümüş ve kırmızı atlas içerisinde bir Kur’an-ı Kerîm asılı ve aynı duvarda Fetih sûresinin ilk âyetinin (İnnâ fetahnâ leke fethan mübî-nâ) yazılı olduğu bir levhanın bulunduğunu bile gizlemekteler.
Atatürk, Türk Kurtuluş savaşının kutsal bir boyutunun olduğunu; bu mücadelenin aynı zamanda, Müslümanların kurtuluşunu amaçladığını belirtmiştir. Atatürk, 1921 yılında Azerbaycan temsilcisi İbrahim Abilof’u Çankaya’da kabulünde şu açıklamayı yapmıştır:

” Bu kutsî mücadelede, milletimiz, İslâm’ın kurtuluşuna dünya mazlumlarının refahlarının artırılmasına hizmet etmekle müftehirdir.”
………..
Atatürk çok ileri görüşlü ve çağdaş bir düşünce sahibi idi. Bakın Atatürk’ün meclis başkanı iken yaptığı konuşmaların birinde bugünkü durumumuzu o günlerde bile görerek bakın neler diyor; “…Türkiye, yanlış zihniyetle sakat olan bazı yöneticiler yüzünden her saat, her gün, her yüzyıl, biraz daha çok gerilemiş, daha çok düşmüştür. Bu düşüş, bu alçalış, yalnız maddî şeylerde olsaydı, hiçbir önemi yoktu. Ne yazık ki Türkiye ve Türk halkı, ahlâk bakımından da düşüyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Doğu ‘maneviyatı’ ile sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu.
Doğu’yla Batı’nın birleştiği yerde bulunduğumuz, Batı’ya yaklaştığımızı zannettiğimiz takdirde, asıl mayamız olan Doğu maneviyatından tamamıyla soyutlanıyoruz. Hiç şüphesizdir ki bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çıkmazına itmekten başka bir sonuç beklenemez bundan.”

ATATÜRK BAZILARINA BATIYOR …
Cumhuriyet gazetesinde bu başlıkla bir yazı yazan TÜMÖD Genel sekreteri Suat Karay,
Yazısında şöyle diyor;
“…ABD’nin ve AB’nin yetkili, yetkisiz, etkili, etkisiz kimseleri ve içimizdeki yandaşları sık sık kasıtlı olarak Atatürkçülükle-Kemalizm’le ilgili doğru olmayan söylemlerde bulunmaktadırlar: “Resmi dairelerden Atatürk’ün resimlerini kaldırın”, “Kemalizm, Türkiye’nin Avrupa Birliği önündeki en büyük engeldir”, “Kemalizm’in muhafazakarlıktır” gibi söylemlerle, özünde ulusallık bulunan Kemalizm’i küçümsemek, yok saymak istemektedirler.

Ilımlı İslam projesi önündeki en büyük engel olan Kemalizm, emperyalist güçleri rahatsız ettiği gibi, AKP’ yi de rahatsız etmektedir.

Çünkü özü tam bağımsızlık olan Kemalizm, sömürge ya da yarı sömürge olarak büyük devletlerin egemenliği altında bulunan ezilmiş uluslara, emperyalizmin yenilebileceğini göstermiştir. Bunun sonucunda ezilen uluslara örnek olmuş ve onların da bağımsızlık savaşlarına esin kaynağı oluşturmuştur.
Kemalizm’e duyulan büyük öfke ve hınç, emperyalizmin, ulusallık karşısında düştüğü bu acıklı durumun sonucunda etkili olmuştur. Kemalizm ileriye açık, aydınlanmacı, tam bağımsızlıkçı ve çağdaşlaşmacı bir ideolojidir. Değişen koşullar içinde, sürekli ve akılcı bir yenilenmeyi ve o yenilenmenin ilkelerini içerir

Atatürk ilke ve devrimlerinin anayasadan çıkarılmasını isteyen profesörler, milletvekilleri, hangi işbirlikçiler adına hareket ederlerse etsinler, amaçlarına ulaşamayacaklardır. Şüphesiz ki, 20. yüzyılın en büyük insanı Atatürk’tür. Gün geçtikçe bu büyüklük, çok daha iyi anlaşılmaktadır. 21. yüzyılda da, emperyalizmin karabasanı olan Kemalizm, ülkemize ve sömürülen uluslara ışık saçmaya devam etmektedir.

Evet Kemalizm batıyor: numaracı cumhuriyetçilere, şeriatçılara, bölücülere batıyor. Emperyalistlere, küreselleşmecilere, ABD’ye, AB’ye ve bunlardan beslenenlere batıyor. Yeryüzünün ilk kurtuluş savaşını veren ve başarılı olan Kemalizm batıyor bu kesimlere ve batmaya da devam edecek…”

Hulusi Şenel
E.Posta- hulusisenel@yahoo.com

SEVDİĞİM SÖZCÜK ” Haksızlığa, yalana, cehalete suskun kalan dilsiz şeytandır ”
( ASA Haber alıntıdır)

.




Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

asıl Ataturke o buyuk ınsana deccal dıyenler bence kendılerınden suphe duymalıdırlar eger o buyuk ınsan olmasaydı bız burda olurmuyduk ve dınımızı savunabılırmıydık soruyorum sıze…..

ATATÜRK YARGILANIYOR

Çoşkun Telciler Atatürk yargılanıyor kitabında son yıllarda oluşan Atatürk düşmanlığının boyutlarını gözler önüne seriyor.İletişimin internete kaymasıyla Atatürk düşmalarının cephelerini internete çekmiş olduklarını vurguluyor.

Son zamanlarda Atatürke ve Türk silahlı kuvvetlerine hakaret etmek ve saldırmak adeta bir meslek halini aldı diyen Telciler Atatürk fikirlerinin yok edilmesi için yargılama modası başlatıldığını vurgulayarak, bakalım kim mahkum olacak göreceğiz! diyor.

Çoşkun Telciler tarafından büyük ustalıkla hazırlanan ‘Atatürk yargılanıyor’ kitabı Kum saati yayınlarından çıktı.

* * * *
Akp kaçıncısı?

Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, ‘Kapatma davasıyla ilgili kararı Anayasa Mahkemesi verecektir, TBMM değil’ dedi.

Sizce Eminağaolu bunu neden yaptı.?Doğru adresi bir kez daha göstermek için.

İşte hırsın,kinin sonucu budur.Başbakan arkadaşlarına ‘demeçlerinizde dikkatli olun’ uyarısı yapıyor.

Neden?

Çünkü şok yaşıyorlar.

Akp kapatılsın, Erdoğan sokaktaki köpeği gösterse bu halk ona oy verir diyorlar.

Desinler.

Versinler…

Sen laik ve demokratik sistemi yok etmeye çalışırsan,türbanı bayrak yaparsan; aç kapa’ aç kapa’ olursun.

Sonunda ne olur; dişlin bozulur.

Akp kaçıncısı? Ben unuttum.Siz saydınız mı?.

Cem Akkılıç
5 Nisan 2008
Onuncuköy
http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/2008_04_01_archive.html

siz kendinizi ne sanıyorsunuz da deccalle ATAMIZ ı bir tutuyorsunuz.o olmasa burda olabiliceğinimi sanıyor bu kişiler.o olmasa ya olmazdık ya da başka bir dinde olurduk.biraz aynaya bakında kimin deccal olduğunu görün !

Gerçekten gerçekleri olduğu gibi açıklamışsınız.Atatürk’ün İslam alemini kurtardığı ortada,bunu kabul etmeyen,Atatürk’ü sevmiyorum diyenlerin Doğrusunu ALLAH bilir ki Müslüman olmaları şüpeli

türkiye ılımlı islam ülkesiymiş!!!sanki islam dini, astık kestik, kaba saba, insanların düşünce özgürlüğünün olmadığı bi din islam insana saygıyı bütün güzellikleriyle gösteren evrensel bi dindir.islam dinin yaygın olduğu bazı ülkelerdeki katı kurallar insanların koyduğu kuranın emri olmayan hukuk dışı(her ülkenin ana yasası vardır ama hukuk kuralları bütün insanlığı kapsayan herkesin hakkı olan kurallardır)kuralardır.insanların devlet bünyesinde koydu her insana uygunluk taşımayan kanunlar dinin asıl yapısını bozar. ılımlı islamı kabul etmek dinimizin özünün bozulduğunu kabul etmek olur.bu müslüman kardeşleimizle aramızı bozmaktan başka bi işe yaramaz(islamı ılımlı yaşayanlar islamı katı yaşayanlar)işte devletlerde yasalar çıkarılırken din kuralları değil hukuk kuralları esas alınmalı zaten hiçbir semavi din insana zülmü kadına haksızlığı doğru bulmaz devlet din böyle emrediyo kadın cahildir mirası yönetemez ona miras vermeyelim dese hukuk kuralrını arar olmıycakmıyız işte bu yüzden dinimizi koruya bilmek için laikliğe muhtaçız bütün atatürk ilkelerine oldu gibi…
en büyük ve tek tarikat medeniyet tarikatıdır.medeniyetin gerekliliklerini yerine getirmek insan olmak için kafidir.