AMERİKA BİZE NİYE GEMİ HİBE ETTİ? Bülent Esinoğlu


AMERİKA BİZE NİYE GEMİ HİBE ETTİ?

Bülent Esinoğlu

25 Ekim 2007

Gazetelerde görmüşsünüzdür. ABD Deniz Kuvvetleri Türkiye’ye savaş gemisi hibe etti.

Halk arasında bir deyiş vardır. Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü? İnsanın aklına önce iyi şeyler gelmesi lazım. Ama insanoğlu değil mi? Kötü şeyler de aklına geliyor.

Önce iyisinden başlayalım. 2 Ekim 1992 tarihinde Saratoga Uçak gemisinden Muavenet zırhlısına füze saldırısı olmuştu. Çekiç Gücün süresinin uzatılıp uzatılmaması söz konusu idi. Hükümet Meclise getireceği tasarıyı ağırdan alıyordu. Amerika Muaveneti vurarak işi kendi istediği gibi bitirdi. Yani şantaj. Amerika’nın sıklıkla başvurduğu kestirme yol. Türk Hükümetleri Amerika nezdinde yazışmalarda bulundu. Ölen subaylarımız ve gemimizin tazmin edilmesini istemişti.

Muavenete karşı bu gemiyi verdiler!

Dileyelim böyledir.

Ama benim aklım yatmıyor. Amerika’nın karşılıksız hiçbir şey yapamayacağı varsayarak ben şöyle düşünüyorum. Amerika öteden beri bizi İran’a yapacağı saldırıya ortak etme isteğindedir. Birçok Amerikalı yetkili birinci ağızdan bunu dillendirdi.

Hatta İran Irak sınırında İran tarafından gelen Şii direnişçilerin Irak’ta PKK’ya benzer durumlar yarattığını Amerikalı yetkililer söyleyip duruyor.

Amerikanın teklifinin şu olduğunu sanıyorum. İran’da da Irak’ta da müşterek hareket edelim. Yani PKK üzerinden İran işine bizi bulaştırmak.

İktidarın Amerika ile müşterek hareket etmekte can attığını biliyoruz. Bu teklife iktidar evet diyor da milli kuvvetler hayır diyorsa geminin niye hibe edildiği aşağı yukarı belli olur. Eniştemiz milli kuvvetleri de ikna etmeye çalışıyor demektir.

Çünkü şu sıralarda Amerika için tek mesele var. O da İran. İran meselesinde Türkiye ile birlik olursa PKK’nın temizlenmesinde hemen yardımcı olur. (engel olmasa yardıma ihtiyacımız da yok ya)

İktidar (milli kuvvetler hariç) ABD ile böyle bir pazarlık yapıyor olamaz mı? İçerdeki Amerikan uzantılarının “müşterek hareket edelim” anonsları bundandır diye düşünüyorum.

İktidar ABD’siz hareket emiyor olabilir. Ama orta doğuda işler başka türlü işlemeye başladı. Haritası ve rejimleri değiştirilecek devletler yavaş yavaş da olsa haritayı değiştirecek Amerika’ya karşı müşterek hareket ediyorlar. Biliyorlar ki sırada kendileri de var.

Tekrar sınır ötesi harekete dönersek:

Eğer bu sözünü ettiğim pazarlık söz konusu iseson zamanlarda ki PKK saldırılarının gerekçesi de ortaya çıkmış olmaktadır. Dolaylı yoldan (Türkiye’yi PKK üzerinden) İran’da müşterek harekete razı etmeye çalışmaktadır. Havuç ve sopa sistemi. Gemi havucu ve PKK sopası.

Gelin bu sonu gelmez pazarlıkları bir kenara koyalım ve bu sürecin orta doğu devletlerini nereye götüreceğine bakalım. Amerika mademki Türkiyeİran ve Suriye’yi parçalamaya karar vermiş. Önünde sonunda önce bu üç kuvvet daha sonra diğerleri Amerika’ya karşı birleşerek Amerika’yı bölgeden atacaktır. Burada ki en kötü olasılık Türkiye Amerika birlikteliğidir. Çünkü bu Türkiye’nin bölünmesi demektir. İran’a vurmakTürkiye’ye vurmak demektir. Bölgede çıkacak büyük bir savaş Amerika bölgeden atacağı için Amerikan yenilgisinin bedelini Türkiye bölünerek öder.

Türkiye’nin temel sorunu iktidardır. Vatanını savunup savunmamayı Amerika’ya danışan bir iktidar. Siz onun Romanya’dan bağırıp çağırdığına bakmayın. Milli kuvvetler razı olsa hemen Amerika ile beraber İran’a çullanmaya kalkar.

Bu süreç böyle devam edemez. Halk bu vatanını savunmayan iktidarları sırtından atar. Savaş süreci sandık sürecine benzemez. Milletler önünde sonunda kendilerini savunacak refleksleri yaratır.

Mustafa Kemal olsaydı vatanını savunmayı Amerika’ya mı sorardı?

.

Bilgiler ve Bağlantılar

Tüm yazıyı gözden geçirebilir ve yorumlayabilirsiniz.


Önceki ve Sonraki Makaleler

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.