ADD GYK “KAMU OYUNA DUYURU”
Atatürkçü Düşünce Derneği Türkiye’de Bağımsızlığın, Demokrasinin, Ulusal Bütünlüğün, Atatürk Devrimlerinin GÜVENCESİDİR…
Hiç Kimse ADD’yi Demokrasi düşmanları ve çetelerle ilişkilendirmeye çalışamaz.
Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Yönetim Kurulu 12 Ocak Pazartesi Günü İstanbul’da Olağanüstü toplanmış, ülkemizde son gelişen olayları değerlendirmiş ve aşağıdaki konuların duyurulmasına karar vermiştir.
Ülkemizde bu gün büyük bir ekonomik kriz yaşanmaktadır. Bu nedenle iş yerleri kapanmakta, fabrikalarda üretim durmakta ve yoğun olarak işçi çıkarılmaktadır. Bu açıdan ulusumuzda büyük bir rahatsızlık ve kaygı mevcuttur. Bu konuda hükümetimiz acilen tedbir almalı ve çözüm üretmelidir. Türk ulusunun içinde bulunduğu ekonomik çöküş ve ulusal sermayemizin yok oluşu dışarıdan getirilecek reçete ve tavsiyelerle değil, yakın tarihimizde örneği mevcut olduğu gibi, yine Türk ulusuyla birlikte karma ekonomik yöntemlerle çözülebilir.
BOP çerçevesinde İsrail’in Filistin de yaptığı insanlık dışı saldırılar ve katliamlar had safhaya gelmiştir. Kadınlar ve çocuklar, yaşlı genç demeden katledilmekte okullar, hastaneler ve kutsal mekanlar top ateşine tutulmaktadır. Dünyanın her tarafından ABD ve İsrail’e karşı tepkiler yoğunlaşmaya başlamıştır. Özellikle ülkemizde ABD ve İsrail ile onları destekleyen AB ye karşı tepkiler şiddetlenmektedir. Bundan rahatsız olan “koşulsuz ve kısıtlamasız ABD ve AB yandaşları” dikkatleri başka yöne çekmek ve İsraillin tavrını haklı gösterme çabası içindedirler. Atatürkçü Düşünce Derneği her türlü terörün karşısındadır ve terörü şiddetle kınamaktadır. Atatürkçü Düşünce Derneği terörü bahane ederek sivil halkın katledilmesini de kabul edemez ve şiddetle reddeder.
Yine bu arada, sözde Ermeni soy kırımı ile ilgili başlayan özür dileme kampanyasının ayıbı toplumdan gizlenmeye çalışılmaktadır.
Yukarda bildirilen ekonomik sorunlar ve hududumuzdaki savaşın varlığı, ülkemizi yeterince sıkıntı içerisine itmiştir. Önümüzdeki yerel seçim hazırlıkları da yeni bir sorun olarak gündemimize girmiştir. Seçmen kütüklerinin yanlışlığı ve Yüksek Seçim Kurulunun da bu yanlışlığı düzeltememesi seçimlerin sağlıklı ve güvenilir olmaması sonucunu yaratacaktır ki, bu da demokrasimiz açısından kabul edilemez.
Bilindiği gibi; “Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı herkes Türktür” ve “Türkiye Cumhuriyetinin resmi dili Türkçedir”. Bu Anayasal gerçeğe rağmen devletimizin resmi yayın organı olan TRT’nin ayrı bir kanalda Kürtçe yayın yapmasını ve YÖK ün Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü kurma çabasını kabul etmemiz mümkün değildir. Atatürkçü Düşünce Derneği üyeleri Anayasamızın özüne aykırı olan bu uygulamaları şiddetle reddeder. Bu nedenle Atatürkçü Düşünce Derneği ülkemizin bölünmez bütünlüğüne gelecek her türlü saldırıyı göğüslemek kararındadır.
Atatürkçüler Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde terör kavramı ile yan yana olmamıştır ve hiç bir zaman olmayacaktır. Demokrasi, laik cumhuriyet ve hukuk devleti ilkesi bizim en büyük şiarımızdır. Bu nedenle Ergenekon soruşturması adı altında silah, çete, suç, örgüt, faili meçhul, emekli özel timci, emekli polis müdürü gibi kelimelerle yurtsever Atatürkçülerin bir arada bulunması Atatürkçü Düşünce Derneğini şiddetle rahatsız etmektedir. Bu soruşturma çerçevesinde Atatürkçülerin ve Cumhuriyetçilerin, Ceza Muhakemeleri Usul Kanununa aykırı şekilde önce gözaltına alınıp sorgulanması ve sonra delillerin toplanması uygulanmasının yapılması uygun değildir. Emekli Orgenerallerin, eski YÖK başkanının, eski İstanbul Üniversitesi rektörünün, Yargıtay Onursal Başsavcısının, çeteler ile bir kefeye konularak soruşturma yapılmış olması Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerinde adaletin siyasallaşması endişesini doğurmaktadır. Hiç kimse adaletten kaçamaz, hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti savcı ve yargıçlarına güvensizlik gösteremez. Fakat bilinmelidir ki; deliller toplanmadan suçüstü muamelesi yapılması, değerli bir bilim insanı olan eski YÖK başkanının adi bir suçluymuş gibi, muameleye tabi tutulması, sakallı bir polis memuru tarafından başından itilerek araca sokulması, hepimizin çok saygı duyduğu sayın Kanadoğlu ve emekli generallerin sabahın erken saatlerinde evlerine baskın düzenlenerek terörist muamelesi yapılmaya çalışılması Atatürkçü Düşünce Derneği üyelerini hem üzmüş ve hem de kaygılandırmıştır.
Önemle tekrar belirtiyoruz, Atatürkçüler Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde terör kavramı ile yan yana olmamıştır ve hiç bir zaman olmayacaktır. Demokrasi, laik cumhuriyet ve hukuk devleti ilkesi bizim en büyük şiarımızdır. Bu nedenle Ergenekon soruşturması, Cumhuriyetçiler ve Atatürkçüler açısından hukuk dışı sürdürülmeye çalışılan bir soruşturmadır; Türkiye Barolar Birliğinin ve İstanbul Barosunun açıklamaları da bu yöndedir. Kişilerin özgürlükleri çok önemlidir. Basit iddialar ve olmayan deliller ile yakalanamazlar ve sorguya çekilemezler. Hele hele farklı anlayış ve düşüncede olanlar ile çeteye bulaşanlarla aynı kefeye konularak soruşturmaları yürütülemez. Deliller toplanmadan suçüstü muamelesi yapılamaz. Yargıya güvenimiz sonsuzdur, fakat bütün soruşturmaların ve yargılamaların hukuk düzeni çerçevesinde adil bir şekilde yapılmasını istiyoruz. ADD Genel Yönetim Kurulu üyeleri olarak ülkemizin geçirmekte olduğu bu karmaşık sürecin Anayasal, yasal ve hukuk çerçevesinde yürütülmesini ısrarla istiyor ve bu düşüncelerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.
ADD Genel Yönetim Kurulu
.
İşte ADD’den beklenen yanıt bu olmalydı!
Selamlarım.
Cumhur UTKU