“Karar, “barışa” değil “teröre darbe”dir. ”


BASIN AÇIKLAMASI 

PKK’nın TBMM’de temsil edilmesini üstlenen, Kürtçülük bilincinin tabana yayılması ve yaygınlaşmasını sağlayarak hem terörü, hem de bölünmeyi tetikleyen DTP, “terör odağı” olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı.  Bu kararla;“Terör odağı” olan bir partinin devletin, demokratik yaşamın olanaklarını kullanarak demokrasiyi ortadan kaldırmasına, yurttaşları ayrıştırarak gerilim ve çatışma ortamı yaratmasına yüksek mahkeme tarafından “dur” denilmiştir

Anayasa Mahkemesinin kararı Türkiye de demokrasinin, barışın, huzur ve güvenliğin, korunması için yerinde ancak gecikmiş bir karardır. Çünkü iki yıldır süren davaya konu olan DTP, bu süre içerisinde Demokratik yaşamı yok etmeye yönelik terör eylemlerine destek sağlamayı kesintisiz sürdürmüştür. İddia edilenin aksine karar “barışa darbe” değil “teröre darbe”dir. Henüz kapatma kararı ortada yokken, terörist başının cezaevi koşullarını gerekçe ederek kentlerimizi savaş alanına çeviren, İstanbul da genç kızımızı diri diri yakanlar, Tokat ta 7 Mehmetçiğimizi şehit edenler “barış elçileri” olarak mı bu eylemlerin gerçekleştirdiler?

DTP Etnik ayrılıkçılığın, mikro milliyetçiliğin, bölücülüğün yasal zemindeki sözcülüğünü yapmasına, hukuk ve yasalar göz ardı edilerek izin verilseydi, yani kapatılmasaydı bu durumdan güç ve cesaret alarak ülkemizde terörü azdıracaklar, Cumhuriyete meydan okumayı sürdüreceklerdi. 

Türkiye’de hiçbir yurttaşın diğerinden farkı yoktur.  Türk kökenli yurttaşlarımız hangi hak ve sorumluluklara sahipse, Kürt kökenli yurttaşlarımızda aynı hak ve sorumluluklara sahiptir. Milletvekili, Cumhurbaşkanı, hakim, savcı, vali kaymakam, subay mı olamıyorlar? Diledikleri kentten ev mi alamıyorlar? Ticarethane, banka, gazino sahibimi olamıyorlar? Kimden ne esirgenmiş ki?   Tüm bunlara karşın “Kürtlere eşitlik”  savı ile sokaklara dökülenler, yakıp yıkanlar, kan dökenler, askerimizi, polisimizi hain pusularda katledenler Türkiye’yi nereye, hangi karanlığa sürüklemeye çalışıyorlar?  DTP’nin kapatılmasını “barışa darbe” diyenler bunu bir kez daha düşünmeliler.

Bu kararla bu terörist yapılanmanın yönetici ve üyeleri aslında cezalandırılmış sayılamaz. Ülkemizde öldürülen her Mehmetçiğin, öldürülen her sivil vatandaşımızın sorumlusu da aslında PKK ile birlikte DTP yöneticileridir. Kapatılan “terör odağı” bu partinin terörist faaliyetlerinden zarar gören Türk demokrasisinin, vatandaşlarımızın zedelenen can güvenliğinin, ülkede yok edilen barışın bedelini kimden soracağız? 

Bu nedenle yıllardır PKK ile eşgüdüm halinde çalışan ve teröre dayanak ve destek olan DTP’liler hakkında savcılıklar harekete geçmeli ve bu eylemleri nedeniyle yargılamalıdırlar. Savcılara çağrı yapıyoruz. “Terör odağının” üst düzey yöneticileri ve dolayısıyla da terörist eylemin düzenleyicileri haline gelen DTP’li milletvekilleri ve yöneticileri hakkında soruşturma açılmalıdır. Terörist olduğu Anayasa Mahkemesince tescil edilmiş kişilerin milletvekili olması, üstelik bunun için bir de maaş alması kabullenilemez.

Yedi askerin şehit edilmesi sonrasında gelişmeleri “provokasyon” olarak nitelendirerek, asıl gerçekliği toplumdan saklayarak PKK’yı aklamaya yönelen, kentlerimizin sokaklarını yaşanmaz kılan, çocukları teşvik ve tehditle sokağa dökenlere karşı devletin gücünü göstermekten kaçınan, Aydınları hücreye, eşkıya’ya dokunulmazlık zırhı giydirmekten vazgeçmeyeceğini yineleyen iktidarı da devlete ve yurttaşlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.

YÖNETİM KURULU ADINA:                                                     MAHMUT ÖZYÜREK

                                                                                            ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI

.


Yorum Bırak

Bir kaç dakika ayırın ve bize bu makaleyle ilgili ne düşündüğünüzü yazın. Cümle başları hariç küçük harfler kullanmaya özen gösteriniz. Yorumunuzun sorumluluğu size aittir.

Okuyucu Yorumları

İlk yorumu siz yapın burada yayınlansın.