“Ankara-Washington-Brüksel ekseninde “laiklik” yok ediliyor”
Laiklik Kimilerinin ileri sürdüğü gibi Cumhuriyetimize sonradan eklemlenmiş bir ilke değil, Kurtuluş savaşının özü ve mayasıdır. Atatürk Anadolu’ya geçtiği gün “Hâkimiyeti milliyeyi egemen kılmak” ilkesini ileri sürmüş ve tüm kongreler bu ilke çerçevesinde toplanmıştır.
9 Nisan 1928’de, İsmet Paşa ve 120 arkadaşının verdiği kanun teklifi ile 1924 Anayasası’nın 2. maddesi (“Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır, Resmi Dili Türkçedir, Makamı Ankara şehridir”) değiştirilerek cümleden “İslam dini” ibaresi, 16. maddedeki, milletvekillerinin ve 38. maddedeki cumhurbaşkanının yemininden “Vallahi” kelimesi, 26. madde (din işlerinin düzenlenmesinin TBMM’nin görevleri arasında sayılması) metinden çıkartıldı.
9 Nisan 1928’de 1924 Anayasası’nın bu dört maddesinde yapılan değişiklik 264 üyenin oy birliği ile (1220 sayılı yasa) kabul edildi ve bu değişiklikler 10 Nisan 1928 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu nedenle 10 Nisan (1928) “Laiklik Günü” olarak anılıp kutlanıyor.
5 Şubat 1937’de bir adım daha atılarak laiklik ilkesi Anayasa’ya girdi.
Bağımsızlık savaşımızla uygulamaya geçilen laiklik, günümüzde ise Ankara-Washington-Brüksel ekseninde yapılan açıklama ve çabalarla yok ediliyor. Çünkü Türk halkı bağımsızlığı ile elde ettiği laik yaşam tarzından uzaklaştıkça bağımsızlığından da vazgeçeceğini bilen Brüksel ve Washington’un kurnaz mimarları sicilinde “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” olma suçu olan partiyi iktidarda tutmak için her türlü destek ve propagandayı yapmaktan geri kalmıyorlar. Böylece laiklik, hem içeriden hem de küresel güçler tarafından aşındırılmak, giderek yok edilmek isteniyor.
Türkiye’ye yapılan laiklik karşıtı küresel saldırının en yani ve canlı örneği ise Irak’ta Washington yönetiminin kurguladığı ılımlı İslam politikasıdır. “Demokrasi getirme” , “Baas rejimini devirme” ve “terörle mücadele” gerekçelerini ortaya koyarak Irak’ı işgal eden ABD, Saddam Hüseyin döneminde laik hukukla yönetilen Irak’ı, bir din devletine dönüştürdü.
Irak’ı şekillendiren ABD, Türkiye’de de kayıtsız koşulsuz AKP yönetimine destek sağlıyor. Hatta Medeniyetler Arası Diyalog adı altında ılımlı İslam’ın Türkiye’de yerleşmesine uluslararası meşruiyet kazandırmak için çabalayan ABD, Türkiye’nin laik sistemini aşındırıp, Türk toplumunu ılımlı İslam’a doğru evirmek için uğraşıyor.
Bugün Yasama ve yürütmeyi tümüyle, yargıyı kısmen ele geçiren hükümet tarafından, askeri darbelere karşı çıkma söylemi altında açıkça sivil bir darbe yapılmaktadır. Demokrasi ve özgürlükleri koruma sloganı ve Anayasa değişikliği ise bu sivil darbenin paravanı olmaktadır. Sivil darbenin kurmaya çalıştığı rejim ise Şeriat düzenidir.
Ancak Unutulmamalıdır, Türkiye’de de güçlü bir antiemperyalist gelenek vardır. Atatürk, Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni Batılı emperyalistlerle savaşarak kurmuştur. Bu nedenle Türkiye’yi Irak’a benzetmeye ne içerideki hainlerin, ne de dışarıdaki işgalcilerin gücü yetmeyecektir.
YÖNETİM KURULU ADINA: MAHMUT ÖZYÜREK
ADD ISPARTA ŞUBE BAŞKANI
.